Bu yazıyı ahiret gününe inanmayan bir arkadaşımı ikna etmek için yazmıştım.Ona verdiğim bu örnek nihayet ikna etti..
İnsanoğlu ne kadar da kibirli ve yalancı.
Ölümün hak olduğunu bilir gereği gibi yaşamaz.
Bunun yanında birde inanmayanlar var.Tabi inandığını söyleyip sürekli şüphelenen “ahiret” diye bahsedilen hesap gününe bir türlü inanmak istemeyen insanlar var!Hatta milyonlarca hayat..Bu örnekle belki birilerini ikna edebiliriz.
-Bir Dünya düşünelim,evet aynen bizim Dünyamız gibi bir Dünya!
Bu örneğini vereceğim Dünya bizim şuanda Dünyamız üzerinde bulunan kutuplara çok benzer bilirsiniz 6 ay gündüz 6 ayda gece yaşanan bölge,tek farkı gündüzün olmadığı Dünya.
Evet örneğimize dönelim;
Bu çizdiğimiz Dünyayı tasvir edelim.Aynen bizim Dünyamız gibi fakat gündüz yaşanmıyor.Orda yaşayan insanlar kesinlikle Dünyalarının tarihi boyunca gece olmuş,günüz diye bir terimle karşılaşmamış;dolayısıyla bizim adına Güneş dediğimiz bir enerji kaynağıyla haşir neşir olmamış insanlar topluluğunun yaşadığı bir yerdir.
Teknolojileri ilerlemiştir.Aynen şuanda yaşadığımız Dünyada hangi teknoloji varsa onlarda da vardır.Yani evleri mum ışığı değil de ampulle veya filorasanla aydınlanıyordur.Sokaklarında bizde olduğu gibi gece lambaları vardır.
Ve sizin yolunuz bir yıl sonra doğması beklenen Güneşi anlatmak üzere bu Dünyaya düşer;
Karanlık Dünyanın insanlarına misafir olursunuz.
Ve orda gündüzün olmadığına şahit oluyorsunuz.Tabi hayretler içerisinde kalmaktasınız!
Oranın insanları alışmışlardır ve geceye göre hayatlarını nizama sokmuşlardır. Dolayısıyla gündüz terimler ve algıları yoktur.
Siz bir müddet sonra kalabalık bir gruba gündüzü yani Güneşi anlatmanın zamanının geldiğini düşünüyorsunuz.
Kalabalık sizi dinliyor ve sizde o insanların hem kendilerinin hem atalarının asla görmediği bilmediği bir şeyden yani Güneşten bahsediyorsunuz. Kalabalıkları ikna için mücadele veriyorsunuz..
Bu karanlığın insanlarına bütün gücünüz ve samimiyetinizle Güneşi anlatmaya çalışıyorsunuz..
Diyorsunuz ki;
-Adı Güneşdir.
-Sonsuz bir enerji kaynağıdır.
İşaret parmağınızla göğü gösteriyorsunuz kapkaranlık birkaç yıldızın hafifden ışıldadığı gökyüzünü işaret ederek;
-Bakın oradan doğacak ve her yeri aydınlatacak evlerinizde ve burada yanan ışıklar o doğduğunda kaybolacak!
Kalabalık elbette şaşıracak bazıları;
-
Saçmalama derken bir kısmı da;
-Hadi be oradan diyecek!
İnsanlar Güneşten habersiz olunca ikna etmesi zorlaşacak.
Siz ikna etmeye çalıştıkça bazılar size mecnun bile diyecek!
Bazıları inanmak isteyip soracak;
-Peki bizim şehri aydınlattı bu bahsettiğin “örnek” İstanbul’u da aydınlatacak mı?
Siz;
-Elbette diyeceksiniz aydınlatmakla kalmayacak ısıtacak,hayat verecek!
Başka biri;
-Bu Güneş dediğin şey Ankara’yı da aydınlatacak mı?
Siz soruların garipliği karşısında sıkıntılara gireceksiniz ama bildiğinizi söyleyeceksiniz;
-Ne Ankarası her yeri aydınlatacak!
Sorular ve garip sorular o kadar artacak ki;
Siz anlattıkça anlatacaksınız,Güneş hakkında verdiğiniz her yeni bilgi size inananların sayısını azaltacak.
Sizi dinleyenin aklı almayacak bazıları imkansız olduğunu düşünecek!
Diyelim ki kısmen başarılı oldunuz!
Size inanan bazı insanlar buldunuz.
Bunlar size sürekli soruyor;
-Sizde bu sefer başlıyorsunuz günün Güneş sayesinde değişen zaman dilimlerini anlatmaya.
Sabahın nasıl olduğunu,öğleyi,ikindi vaktini,akşamı..
Kendinize inandırdığınız grubun aklına bu sefer farklı terimler takılıyor.
-Sabah da nedir?Diyorlar.
Bazıları;
-Akşam ne demek derken;
Siz bu sefer bahsettiğiniz Güneşin gece olunca kaybolacağından bir müddet sonra yeniden tekrar doğacağından bahsediyorsunuz.
İşiniz zorlaşmaya başlıyor.
Ve en zoru da bu iş için para ödemeyeceklerine inandırmanız ve Güneş diye bahsettiğiniz olayın sürekli tekrar edeciğine grubu ikna etmeniz.
Siz Güneşin aydınlatma dışındaki özelliklerine gelmeden size inanan grubun sayısının azalmaya başladığına şahit oluyorsunuz.
Çünkü Güneşten şu yada bu şekilde kesinlikle bihaber olan bu insanları Güneşe,Güneşin faydalarına,Güneşle birlikde yetişecek bahçelerin güzelliğine,meyvelerin çeşitliliğine ve tatlarına kaç kişiyi inandırabileceksiniz?
Farz edelim başardınız(başaramazsınız ama) Ve insanlar bir süre sonra Güneşin doğacağına inandı.
Onlara diyeceksiniz ki;
-Bakın bir daha jeneratöre ihtiyacınız olmayacak almayın, onu çalıştırmak için yakıt almanız gerekmeyecek yakıt depolamayın, elinizdekileri tüketin,elektirik konularına fazla yatırım yapmayın çünkü çok fazla ihtiyacınız olmayacak! vb…
Karetmek istiyorsanız elinizdeki jeneratörleri kabloları,lambaları vb..fırsat varken satın,Güneş doğunca para etmez vb… nasihatlerde bulunuyorsunuz.
Büyük bir grup size güvendi,inandı diyelim.(bunu başaramazssınız ama)
Bu sefer elektrik satıcıları,jeneratör satıcıları,milyar dolarlık baraj sahipleri size cephe alıyor ki alır.
Çünkü menfaatlerine dokunuyorsunuz.
Cephe almakla kalmıyor ellerindeki televizyon vasıtasıyla medya gücüyle saldırıyor adınızı deliye çıkartıyor ve sizinle alay etmeye başlıyor.
Gerçekten işiniz zor.Allah yardımcınız olsun.
Kısaca özetlemek istedim.
Şimdi Ahiret,ölümden sonra dirilmek,günahların ve sevapların tartılması,Cennet,Cehennem.
Bu konular hakkında söylenenleri bir kez daha düşünün.
Ve bir rica mümkünse bu makaleyi paylaşın,insanlara ulaştırın umulur ki bir hidayete belkide bin hidayete vesile olursunuz..
Muhabbetle...
Adem KORKMAZ







