ja_koniga

Sarıkamış Hareketi PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 13 Şubat 2009 23:05

 

sariRus Kafkas Ordusu Başkumandanı, Üçüncü Ordunun ilerleyişi üzerine; 2-3 Ocak 1915 günlerinde telsiz-telgraf ile müttefikleri Fransa ve İngiltere’ye, günde birkaç defa yalvarırcasına başvurarak:  
“Telefon konuşmalarını durduran soğuk ve kış, Türk ordusunu engelleyemiyor. İkinci bir cephe açarak, Türk ordularının ilerlemesi durdurulamaz ise, zengin Bakü petrolleri, Osmanlı-Alman ittifakının eline geçecek ve Hindistan yolu onlara açık bulunacaktır!” haberini gönderiyordu."

 


Sarıkamış;Bir destanın ismiydi,yüreklerde soğuk kol gezerken,ince bir ölüm takip ediyordu 120 bin  kahramanı…
-Aman Allahım 120 bin insandan bahsediyoruz!Yokluğun en çetin tavırlarına rağmen bu 120 bin yiğit ölüme meydan okuyor,sessiz sedasız canlarını veriyordu..
Soğuğun -40 derece olduğu Allahuekber dağlarında taptaze fidanlar ölüme koşuyordu...
Enver paşa her ne kadar suçluysa da burdaki en önemli nokta mevcudunun yüzde doksanını
kaybeden ordunun inanılmaz  inatçılığı ve emre itatkarlığıydı.Gözleri ıslatan sahneler o kadar fazla ki…
  Sarıkamış’ın destansılığından sıyırlıp da taaruza  bakarsak birliklerin büyük kısmının özellikle Arabistandan geri çekilen ve güneye sevk edilen  sıcak iklime alışmış,teçhizatları yönünden kış şartlarına hazırlıklı olmayan birlikleri görrüz! 
 "9.10.ve 11 kolordu birlikleri 24 Aralık 1914 günü yaklaşık eksi 40 derece soğukta  büyük Sarıkamış Harekâtına başladı. Ayrıca, gerilla harbi yapan yarı resmi Türk çeteleri de, Ardahan’a hareket etti. Üçüncü Ordudan bazı kıtalar, 24-25 Aralık gecesi, Sarıkamış’a ulaşmayı başardı. Ancak, Allahü Ekber Dağlarını aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar, gerekse mevcut silahları yönünden çok zayiat ve kayıp verdiler. Allahü Ekber Dağlarını aşan Mehmetçiklerden bir kol da, Sarıkamış’ın doğusundaki Selim İstasyonuna vararak demiryolunu tahrip edince, Sarıkamış’taki Rus kolorduları paniğe uğradı. Gayriresmî Türk çeteleri de, 1915 yılı başında Ardahan’a girdi. Rus Kafkas Ordusu Başkumandanı, Üçüncü Ordunun ilerleyişi üzerine; 2-3 Ocak 1915 günlerinde telsiz-telgraf ile müttefikleri Fransa ve İngiltere’ye, günde birkaç defa yalvarırcasına başvurarak:
 Telefon konuşmalarını durduran soğuk ve kış, Türk ordusunu engelleyemiyor. İkinci bir cephe açarak, Türk ordularının ilerlemesi durdurulamaz ise, zengin Bakü petrolleri, Osmanlı-Alman ittifakının eline geçecek ve Hindistan yolu onlara açık bulunacaktır!” haberini gönderiyordu.
 Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 150 000 kişilik ordunun 90 000’i (veya 60 000’i) donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklarla mahvoldu. Sarıkamış İstasyonuna giren Enver Paşa, bu felaket karşısında, Üçüncü Orduyu yüzüstü bırakıp, İstanbul’a döndü. Bu harekâtta Ruslar, 32 000 kayıp verdiler.
 Sarıkamış Harekâtı; kuşatma harekâtıyla düşman kuvvetlerinin arkasına düşmeyi hedef alan, başarılı bir plândı. Ancak, stratejinin faktörlerinden zaman iyi değerlendirilmediği, kuvvetler de böyle bir harekâtı yapacak şekilde teçhizatlandırılmadığı için başarısızlıkla sonuçlandı.
 Ordunun kış şartlarına hazır olmaması ve olumsuz iklim şartları sebebiyle ikmal ve iaşe hizmetlerinin yapılmayışı, kıtalarda açlığa, hayvanların telef olmasına, dolayısıyla birliklerin dağılmasına sebep oldu. Enver Paşanın şuursuzca verdiği gece taarruzu emirleri, kayıpları daha da arttırdı."
 Kar doksan bin boran gözlü şehide kefen olmuştu.Onları bekleyen anneler,eşler ancak cennette kavuşacaklardı.
Onları yeniden saygıyla anıyorum.
 
Ruhları şad alsun!
       
Varlığını hissettikçe

Yüreğim 90 bin parçaya bölünüyor

Her yılın aralalığında

Boran gözlerime oturuyor,


Üşüyorum Aralık,

Ayaklarım üşüyor,


Ben Osmanlının son neferi

Ben Enver paşanın oyuncağı

Ben Arabistan yorgunu...

  
Yorgunluğuma denk geldin aralık!

Soğuk gecelerin düşlerimi kovalarken

Uykularımı üşütüyorsun aralık!


Amansızca kovalasada yorgunluk

Ağır geliyor aralık

Dondurdu kalbimi özlemin


Senin aşkın kime aralık

Bahçemde ne papatya var ne gül!

  
Toru topu otuz gün ömrün!

Kokun ölüm,toprağın ölüm

Ölüm beyazı aşkların,tutkuların

Başıma bela oldu aralık!


Gözlerin de bülbülün dramı

Gecem üşüyor.Ölüyorum aralık!


Kapanıyor bir devrin yiğitlerine bölüm,

kış bahçelerinde

hoyrat bir rüzgar  oluyor ölüm

  
Ben senin ölüm beyazı,

Aşklarını düşünürken

Soguk rüzgarların saçlarımı yoldu.

Şair yoruldu,şiir bile kurudu


Düşlerim üşüyor,üşüyorum aralık!

Yüreğim kalbinin kapılarında

Erimeyi beklerken

Tut hislerimi,merhamet aralık,merhamet!


Ölüm beyazı aşklarının aşkına,

Dokunma gözlerime.


Sus artık aralık!

Osmanlı üşüyor,ben ölüyorum aralık! ..

 

Cuma, 13 Şubat 2009 23:11 tarihinde güncellendi
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Başlıklar

İstatistikler

mod_vvisit_counterBügün147
mod_vvisit_counterDün94
mod_vvisit_counterBu Hafta147
mod_vvisit_counterBu Ay2399
mod_vvisit_counterToplam60935

Web Stats