ja_koniga

Sevmenin Ötesi PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 13 Şubat 2009 23:19

 

Sevmek o kadar uzaklaşmış ki,artık hayalini bile kuramıyorum.gariptir bunun böyle olmasına etken yine sensin sevgili…Sana teşekkür ediyorum…bir zamanlar senin için dünyayı yakmayı göze alan ben,şimdi senin için bir kibrit dalı bile yakmaya  güceniyorum.Buyur bu senin eserin…gurbette yaşadığım sonsuz  özleme acıyorum…keşke bu özlemi sonsuz olan bir varlığa duysaydım.ona yazsaydım yüzlerce şiir?Zannetme ki başka bir insan hayatıma girdi.böyle düşünürsen yanılırsın!ama şu gerçek başka bir varlığı kendimde hissetmeye başladım.yani o hiç hayatıma girmedi…zaten hep hayatımdaydı,ama gafilim ki ben onu fark etmemişim.Sonsuz özlem duyabileceğim bir varlığı fark ettim…  Satırlarımın başında” sevmek ”ten bahsetmiştim sana bir soru;

 

-Sevmenin ötesinde neler var?...Üzülerek söylüyorum sen bu soruya asla cevap veremeyeceksin!Öyle bıkmıştım ki kendimden,kuruyup dalımdan düştüm,sanki bedenimden ruhum çıktı göz yaşlarım aktı sel oldu.

Ve sevmenin ötesinde buldum kendimi.Şimdi sevmek o kadar basit ki,yaşamaya değer sevgi namına bir hayal bile kuramıyorum!... Düşün sevgili  hayal bile kuramıyorum!

      Uyku haram mı? İşte kahır

      Ellerim titriyor

      Eyvah! Sevgilinin hayali bile hayal

      Bahtımı yeis sarıyor.

  Böyle dile gelmiştim o demlerde duygularım!...Uzatmadın kahrolası elini!hislerimin ara ara  kine büründüğünün farkındasın…umarım hoş görürsün…zaten umursasan da umurumda değil. Senli zamanları düşünüyorum …gül çiçek kokulu hayalleri;deniz aşırı gözlerini uçurumun kenarına bırakıp bırakıp gittiğin günleri,düşler görüyorum geceleri.Anneme nasılda yalvarmıştım,eskiden olduğu gibi her kaçmalarımda beni bulması için.saçlarımı okşaması için…ıssız köşelerde gözlerimin ıslaklığını sakladığım demlerde hep annemi düşünmüştüm…

                            Süsle biçare gençliğimi kahır

                            Aç bütün karanlık kapılarını

                            Gurbet gibi çal neşemi

                            Fırsat bu fırsat sar gözlerimi

   Böyle haykırmıştım yalnızlık merdiveniyle göğe çıkmadan önce.Şimdi gözlerimden yadigar sadece tiryakiliklerim kaldı.bertaraf olmuş gençliğimi saymazsak tabi. günahkar sokakların tövbekar delikanlısı gibi.Karaca oğlanın hikayesinden de hüzünlüydü belki yaşamım. Zuleyha’nın ela gözlerini de görünce.bu hüznü kırdım .Tebessümler yarım kaldı simamda,uzun gecele hep kendimle savaştım.deniz kenarında sahile yığılan kum tanelerinin içinde kum arayan umutsuz insanı düşün .Hep aradım belki diye yaşadım…dualarım yarım kalıp birde küçük kaderime saklananlar olunca yaşam tümden azap oldu .

  Feryadın adını şiir koydum;

                       Kalsın be güzelim bir ahım da sende

                       Boş ver bir eyvah!da sen ol dilimde

  Binlerce okudu yüzlerce duydu belki, ama kahrolsun sen duymadın ,duymak istemedin.Sağanak yağmur gibi yağdı ayrılık kokan şiirler.Kahrolası şemsiyeni açtın saçının tek teline bile dokunamayan şiirler ulu olmayan basit aşklara meze oldu.Yıldızlar çoğaldı dünya ömrünü satıp gitti.sadece gitmekle kalmayıp gün aşırı gözlerinle beraber senide götürdü.yalnız kalan bense baykuş seslerini salıncak edip çocuklar gibi eğlendim.Hayallerim birer birer kırıldı.Tabi ahenklerde kırıldı.saçımın her birine konan hatıralar yaş yere konmuştu saçlarımla beraber onlarda gitti.Çareler çaresiz kaldı onlarda önce kırıldı sonra kayboldu Bundan sonra farz et ki umutlar sel olmuş kimin umurunda rüzgarlar bakışlarımı çaldıktan sonra…ben artık sevmenin ötesindeyim.Bakışlarımı çalan rüzgar elbet bir gün beni de götürecek kuytu bir köşede sessizce ölüp gideceğim.Belki, bu sana yazdığım kaç bininci satırdır,kimini okudun kimi hala saklı bu sefer senden koptuğumun nişanıdır bu son satırlar. Cesaretim daha fazla yazmaya elvermiyor.zira farkındasındır,ikileme kapıldığımın son iki saattir sana döndüm yeniden hüzün sarar gibi oldu .

              Ruhum yıkandı

              Sabunum sabır,suyum çile

              Acırım yeter diye haykıran dul kalemime

Herkeslerle barıştım Barışamadım kendimle

İnsanoğlunun çığlığı konmuş kirpiklerime.

  Dilim adımı koymak için uğraşıyordu.Nihayet adımı derbeder,soyadımı serseri koydu.kendimi bildim bileli hüznü kıskandırdım Meğer çaresizlikte kıskanırmış ben biçareyi. Neyse!Sevgili neyse,hatırladın değimli? Defalarca neyse dememi.senden sonra o kadar çok neyse dedim ki neyse nin ifade ettiği anlamı kaybettim.Neyse sevgili! şimdi çek işine git bu satırları unut.bende suyu ıslatmaya gidiyorum anlamadın değimli?

              Neyse…

Cumartesi, 28 Şubat 2009 21:08 tarihinde güncellendi
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Başlıklar

İstatistikler

mod_vvisit_counterBügün58
mod_vvisit_counterDün157
mod_vvisit_counterBu Hafta410
mod_vvisit_counterBu Ay1684
mod_vvisit_counterToplam60220

Web Stats