Yad Vasemdan Yükselen Çığlıklar-2-
Başkalarının mutsuzluğu üzerinden, mutluluk kurmaya çalışan bir devlet, pekâlâ tek bir operasyonla yüzlerce çoluk çocuğu ve kadını öldürebilen katile dönüşebilmekte…
Uluslar arası yaptırımlar, ilgisiz, uyuşturulmuş gibi davranıyor. Bunun böyle oluşu insanın, hayal gücünü başka şekilde işlemesine neden olmakta. Dayanılmaz derecede hüzün veren bu soykırım, yeniden yaşanmasına karşın, birleşmiş milletler neden sessiz kalmakta? Sivil, bebek, çocuk ayrım dinlemeden önüne geleni öldüren İsrail, dün başına gelenleri ne çabuk unutur oldu? Ya Amerika ve İngiltere’nin olağanca desteklerine ne demeli?
Bugünün Filistinlilere yapılan zulüm, dünyada aşırı milliyetçilik yapmayan ve karşılığında aşırı milliyetçiliğe maruz kalmayan halk yoktur" sözüne somut bir kanıttır. Dün Hitler’in elinde sabun olanlar, bugün Gazze'de, Batı Şeria'da ölüm kusmaktalar. Her yeni gün yarası kat kat büyüyen, çok acı bir gelişme gözlerimiz önünde oynanmakta. Sonucunda ise canı gibi bildiği asırlık yurtlarından edindirip, ölümden kaçmak için bırakan halk topluluğunu görüyoruz.
Gerçek olan yeterli silahı olmayan, korumasız Gazzelileri korkutacak boyutta bir saldırı var.











