6 DAKIKADA TARİH SON BELGESELLERDEN

yeniyeniyeniyeniyeniyeniyeniyeni
Yazdır
PDF

Bir Sigara Yaktım İstifimi Bozmadan

Loollulty tarafından yazıldı. on .

Gökmen Yılmaz Erdem 

Tarifsiz kederler içinde içimi, garip bir hüzün kaplamıştı.
Sabahı zor ettim mi ney, kahvaltı bile yapmadan, kendimi sokak da buldum. Yollar o denli anlamsız gelse de yürümek istedim, böylece güneşini söndürür kimi karanlık anıları, unutmaya çalışacaktım.
Mahalleme açılan sokaklarda, gelişigüzel yürüdüm. Sabahın esintisinde soluğu hissedip, içime ferahlık dolsa da, canımdan aziz bildiğim birilerin yokluğu kalbimi sızlattı. Onca zaman yürüdüm, sokaklar ha bire üzerime geldikçe, teselli olmayacak birçok sorular çıktı karşıma. Bulunduğum caddelerde, tek katlı müstakil evler çoğunlukta, yeşili bol sakin yerler buraları. Birkaç tanıdık kadın, bir araya gelmiş afakî bir şeyler konuşular, beni mi çekiştirirler bilmem? Bildiğim elimde kitabımın düşmediği.


Sokağımdan uzaklaştıkça, manzaralar farklı portreler sunuyordu. Bağrışları almış bir grup çocuklar top peşinden koşturur ya, gülücükleri topunda, çalımlarında eeh bende ansızın kendimi aralarında buldum. Ah be güzelim, ayağıma gelmez mi top, bende vurdum top geçti gitti gool! Biran çocukluğumun şen şakraklı günlerini yudumladım, ne günlerde o yıllaar aaah dedim!
Doğrusu kafam başka yerlerde ya, ama gözden kaçmıyor yaşanılanlarda. Küçük bir buse kondurdum o dokunmaya kıyamadığım bebek yüzlüme. Arar durduğum umutsuz yorulan ölen beyazlarımı dirilten gücü yeniden bulmak istedim. Hayalimde can bulan gülüşünü aradım aradım. İlgiyle ve severek seyrettiğim hayatın tatlı her karesinde, bir ana sığan gülümsemesi hafızama nakş olmuştu. Ömür boyu unutacağımı zannetmiyorum.
Tebessümü üzerimde eksik değil işte, az ileride bir adam belirdi ya, asık suratla bana aval aval baktı. Hani nerdeyse dövüşe meyilli çattı çatacak:
— Ulan ne bu sevinç?
— Kime gülersin?
— Bana mı? dercesine…
Evet, evet bende bir gariplik var. Bu memlekette gülmek yasak be arkadaşım! Tozlu çukurlu yollar bizim kaderimiz mi ne! Usulca bir sigara yaktım istifimi bozmadan. Hedefi belli olmayan insan nereye gidebilir? Beton apartmanlar insanı boğuyor, hem yeşil saha yok gibi… Belediye siyasilerin kullandığı köşeliklere meydan vermiş durumda. Kurumun işleyişini bilirim, ne de olsa hizmette yer aldım, hem çoğu ruhsatların imar planı, mevcut yasalara uygun değil! Doğrusu anlamış değilim olsam da kim dur diyebilecek almış başını gidiyor…
Ah şu baharlar yok mu, oldum olası hastayım. Arabalar vızıl ızıl geçip gidiyor. Apartmanın birinde, saçları örgülü bir kadın, balkonda çamaşır serer, çoluk çocuk okula gidiyor. Yüzlerindeki sıcaklık, tatlişim nasıl da hoşnut dolu. Uzun zamandır aradığım huzur, sanki o çocuğun gözlerinde ve sesinde saklı.
İçimde bir ses, öde öde bitmiyor, bitmeyecek, bırak artık be yakasını, sen de yoruldun deyip afallasa da ben, aşka, sevgiye gönül verdim arkadaşım. Yorulmak kimin hattine? Bir kere başıma koymuşum bu sevdaya, bu can bende olduğu müddet, durabilir mi aşktan yana bir şey söylemezsin ve yârdan öte yol almaz diye karşısında dimdik durdum.
Düşünüyorum da neydi o? Gecelerde tatlı sesinden akseden türkülerin başımda yankılanan efsaneler? Sıcaklığı, İçtenliği alıp içinde doyamadığım aşklar... İçten gelmeyen bir gülümsemenin hiç kimseye faydası yok, ama hayata bir daha tekrar dönebilecek lüksiyetimiz de yok!
Orhan Veli’nin gözlerim kapalı İstanbul’u dinliyorum. Oturmuşum Rumeli hisarında sözleri gelir ya, edalımın sözü edilir edilmez gözlerim dolar. Nedir bu halim? Der gibi yürüyorum yine bugün. Elde değil sokakların hangisine varsam, gülesin geliyor işte… Ben böyleyim arkadaşım adını sen koy

Add comment


Security code
Refresh