6 DAKIKADA TARİH SON BELGESELLERDEN

yeniyeniyeniyeniyeniyeniyeniyeni
Yazdır
PDF

Yad Vasemdan Yükselen Çığlıklar-2-

Gökmen tarafından yazıldı. on .

 

Başkalarının mutsuzluğu üzerinden, mutluluk kurmaya çalışan bir devlet, pekâlâ tek bir operasyonla yüzlerce çoluk çocuğu ve kadını öldürebilen katile dönüşebilmekte…

Uluslar arası yaptırımlar, ilgisiz, uyuşturulmuş gibi davranıyor. Bunun böyle oluşu insanın, hayal gücünü başka şekilde işlemesine neden olmakta. Dayanılmaz derecede hüzün veren bu soykırım, yeniden yaşanmasına karşın, birleşmiş milletler neden sessiz kalmakta? Sivil, bebek, çocuk ayrım dinlemeden önüne geleni öldüren İsrail, dün başına gelenleri ne çabuk unutur oldu? Ya Amerika ve İngiltere’nin olağanca desteklerine ne demeli?

Bugünün Filistinlilere yapılan zulüm, dünyada aşırı milliyetçilik yapmayan ve karşılığında aşırı milliyetçiliğe maruz kalmayan halk yoktur" sözüne somut bir kanıttır. Dün Hitler’in elinde sabun olanlar, bugün Gazze'de, Batı Şeria'da ölüm kusmaktalar. Her yeni gün yarası kat kat büyüyen, çok acı bir gelişme gözlerimiz önünde oynanmakta. Sonucunda ise canı gibi bildiği asırlık yurtlarından edindirip, ölümden kaçmak için bırakan halk topluluğunu görüyoruz.
Gerçek olan yeterli silahı olmayan, korumasız Gazzelileri korkutacak boyutta bir saldırı var.

  Ne var ki gelişmelerden dolayı, kaçmak tek yol, çünkü karşılarında dünyanın en büyük dördüncü ordusuna dur diyecek bir güç yok! Maalesef İsrail bu bölgeyi hayalet kente çevirmekte ısrar etmekte…Sorarım ey sevgili okur, sivil, bebek, çocuk ayrım dinlemeden önüne geleni öldüren, İsrail'in işgalci tutumuna ne diyebilirsiniz?
 
Birleşmiş Milletler sadece ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin çıkarları doğrultusunda çalışan bir organizasyondur. Buna  açık örnek, bugün Gazze'de akan kanlar göstermektedir, hiçbir şekilde dünya toplumlarını temsil etmeyip, bu açıdan kesinlikle dünya barışına olumlu katkıda bulunabilecek bir örgüt olmadığını bir kere daha ispata çağırmaktadır.


İsrail’in 27 Aralık’ta başlayan saldırılarını durdurmak için, Mısır’da tartışılan ateşkes planına göre ise, 10 günlük bir ateşkese gidilmesi ve bu sırada uzun dönemli bir ateşkes için müzakereler yürütülmesi öngörülüyor. 10 gün boyunca İsrail askerlerinin mevzilerini terk etmeyeceği planlanıyor.Fakat kanımca bu plan masa üzerinde kalacağı, bir adım kalıcı barışı sağlamayacağıdır.Bir kere muhatabında insana ait üstünlük yahudi beresi var.Bu bere atılmadığı sürece barıştan sözedemeyiz!

Ortadoğu çok vahim gelişmelere gebe gibi görünüyor. Şiddet yanlısı Hamas ve İsrail birbirini gayet çok güzel besliyor aslında. Artık birilerin bu duruma, son vermesinin vakti geldi de geçiyor bile. Daha kaç, masum insanin ölmesi gerekiyor yaa? bu vahşete dur diyebilmek için kimler el uzatacak, sorarım ey okur?

 Gelişmeler, hiçte iddia edildiği gibi, Filistin'lilere mavi bir gülümseme aldırmayacak. Çünkü hayatın doğal akışına uymuyor ‘siyonizm,’  vesi bu kadar acımasız ilkeleri gütmekte. Hayret verici bir şey aslında, ne mantık ne de akıl kabul edebilir akımın geçerliğini...
Filistin’i bitirmeye kararlı bir yönetimle karşı karşıyız. Savaşın bitmesini ben de gönülden diliyorum ama avuç kadar ülkenin yaptıklarına bakın ve dünya kınamaktan ileri gitmiyor maalesef savaşsız huzur içinde bir dünya dilekleri afakî bir sesten öte gitmemekte…
     
ARTIK FİLİSTİNLİLER BİRLEŞMELİ : ) )

Filistin'de iki ayrı örgütün olması ve bu örgütlerin birbirlerine düşmanca tavır alması İsrail'in işine yaramıştır. El Fetih ve Hamas düşmana karşı birleşmelidir. Hamas adlı radikal örgüt ise tutucu düşüncelerinden vazgeçmeli. İsraillin amacı zaten sivilleri vurup Gazze yi boşaltmak ve kendi ülkesinin parçası haline getirmektir.

İsrailliler, Hıristiyan Avrupa da yüzyıllar boyu dışlanmış ve gettolaşmış bir toplum olarak yaşadılar. Hıristiyanlarla eşit haklara ve doğrudan siyasi güce sahip olamadılar. Hıristiyan Avrupa ''İsa’nın katilleri''sıfatıyla tanımladığı Yahudilere hep mesafeli davrandı. Yani Yahudiler ne Hıristiyanların nede Müslümanların dostu olamadı. 

 Aynı gerçeklik duygusu farklı şekillerde okunabilir duygusu bende çok hâkim. Yahudilerin bu dışlanmışlığa karşın güçlü lobiler kurduğu. Piyasa üzerinde getirisi yüksek kazançları elde ettikleri, kendi aralarında arayan, soran, gören, maddi ve manevi her alanda işbirliğine girdikleri de bir gerçektir. Ve bütün enerjilerini, ‘siyonizmde’ birleştirip insanlığı tehdit eden akımın güçlenmesini sağlamaktadırlar. Dolayısıyla, kardeşlik kavramı bu ulusta daha bariz görünmektedir.

             
Dün yaşanılanlar unutuldu galiba, toplama kamplarında açlık, salgın hastalıklar ve sistemli Nazi cinayetleri sonucunda, toplama kamplarında milyonlarca Yahudi halk, canından olmuştu. Bunlar görünmek istenmemekte.Gördüğüm dünün faturasını, bugünün sessiz, mazlum insanından çıkardığıdır.
Bugün gelinen nokta, Yad Vasemdan yüselen çığlıkların yerine, belli periyotlar dâhilinde, Filistinli masum insanların haykırışların yer aldığıdır.

Add comment


Security code
Refresh