|
Medya
|
|
Genç sinemacılar,'Uluslararası İstanbul Film Festivali' kapsamında düzenlenen 'Köprüde Buluşmalar Film Projesi Geliştirme Atölyesi'nde, projelerine uluslararası finansman sağlama fırsatı bulacak. Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, ''Uluslararası İstanbul Film Festivali'' etkinlikleri kapsamında geçen yıl başlatılan ''Köprüde Buluşmalar Film Projesi Geliştirme Atölyesi'', genç sinemacıların projelerini sunacakları uluslararası bir platform oluşturmaya ve yapım sürecini başlatmaları için gerekli desteği bulmalarına olanak sağlıyor.
|
|
Prof.Osman Özsoy
|
|
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı zorlu bir seçim süreci bekliyor. Sorun seçimi alamama endişesi değil… Yapılan araştırmalara ve bu güzel şehrin bir sakini olarak kişisel gözlemlerimize göre İstanbul halkı memnun büyükşehir belediyesinin birçok hizmetinden... Hele kısa sürede inşa edilen ve İstanbul’un ortasında adeta bir atar ve toplardamar gibi çalışan bir metrobüs olayı var ki, bu araçlara gün içinde adımını atan yüz binlerce yolcudan her biri, yıllarca İstanbul trafiğinde çektiği işkenceden adeta öç alırcasına müthiş bir keyifle seyahat ediyor. Yüz milyarlarca liralık lüks araçlar yan yolda trafikte beklerken, sanki karayolu ortasından geçen bir trene binmiş gibi E-5’te hızla yol almak vatandaşları inanılmaz onore ediyor. Unutulmamalıdır ki, tüm dünyada büyük kentlerin oy deposu, toplu taşıma araçlarını kullanan seçmen kesimleridir. Öyleyse sorun ne diyebilirsiniz?
|
|
Dünya Genel
|
|
Kıbrıs Barış Harekatında elleri bağlı savaş esirlerini öldürdüğünü açıklayan tiyatrocu Atilla Olgaç diplomatik krize yol açtı. Yunanistan ve Kıbrıs Rum basını ayağa kalktı. Rum anneler, TV’lerde canlı yayınlara çıkıyor ve ‘’Barbar Türk tiyatrocunun öldürdüğü belki de benim oğlum’’ diyor. Atilla Olgaç bugün ‘’Yalan söyledim’’ diyerek çark etti. Genelkurmay da açıklama yapacak. Konuk olduğu bir TV kanalında, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, biri 19 yaşında elleri arkasından bağlı savaş esiri olmak üzere, toplam 10 kişiyi öldürdüğünü açıklayan tiyatrocu Atilla Olgaç, Türkiye ile Yunanistan arasından diplomatik skandala yol açtı. Rum basını da Olgaç’ın ifadelerini delil göstererek ‘’Barbar Türkler’’ söylemlerine başladı. Olgaç’ın ‘’Eyleminin’’ Türkiye’nin de taraf olduğu Cenevre sözleşmesine aykırı olduğu bildirildi. Olgaç ise gelen tepkiler üzerine çark edip ‘’Yalan söyledim’’ dedi.
|
|
İnsana Dair
|
|
Mine Alpay Gün Uludağ'da kaybolan çocuğu okudunuz. Saatlerce yaşam mücadelesi verdi. Yanında teknolojik yardımcısı cep telefonuna rağmen. Bir türlü yeri tespit edilemedi. Yetki tartışması girdi araya. Babanın acı ile söylediğine göre, cep telefonunun yerinin tespit edilebilmesi için izin beklenmiştir saatlerce. Akut'un aramasına izin verilmemiştir önce. Vakit çok geçince çocuk bulunuyor ama saniyeler kalmıştır ölümün soğuk yüzünü göstermeye.
|
|
Siyaset Genel
|
|
Yakup Bulut
Ergenekon'da gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra 'Ben ulusalcı değil, Amerikancıyım' diyen YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz'ün çark ettiği ortaya çıktı. Prof. Tahir Hatipoğlu, 2002'de 'Amerikancı' dediği için kendisinden tazminat kazanan Gürüz'e "9 bin TL'yi geri ver' diyor. Ergenekon kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan 'Amerikancı' olduğunu ilan eden YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz'ün kendisine aynı nitelemeyi yapan Tahir Hatipoğlu ile Hatipoğlu'nu programına çıkaran Ahmet Hakan'dan 9 bin TL tazminat aldığı ortaya çıktı. Gürüz'e dava açmaya hazırlanan Hatipoğlu 'Madem Amerikancısın 9 bin TL'mi geri ver" diyor. 6 YIL ÖNCE AMERİKANCI OLMADIĞINI TESCİL ETTİRDİ Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınmasıyla ilgili Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a verdiği röportajda "Ben ulusalcı değilim Amerikancıyım" diyen YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz, 2005'te mahkeme kararıyla 'Amerikancı' olmadığını tescil ettirdi. Gürüz, 30 Aralık 2002'de Kanal 7'de yayınlanan 'Haber Saati' programında kendisine 'Amerikancı' diyen Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu ile program sunucu Ahmet Hakan'a dava açtı. 2005'te sonuçlanan davada Hatipoğlu ve Hakan faiziyle birlikte 9 bin TL tazminat ödemeye mahkum oldu.
|
|
İbrahim Karagül
|
|
İsrail Gazze'de katliam yaparken utançlarından söyleyecek söz bulamayanlar, ateşkes sonrası bir anda ortaya çıkıverdi. İsrail basınının da gazıyla, Türkiye kamuoyunun olağanüstü hassasiyeti, Başbakan Tayip Erdoğan'ın sert tutumu, Ahmet Davutoğlu'nun olağanüstü çabaları bir araya getirilerek, "Sen İsrail'e bunu nasıl yaparsın" sorgulaması başlatıldı. İsrail, Davutoğlu'nun görüşme talebini kabul etmemiş, Türkiye Hamas'ı savunan tek ülke kalmış, Ortadoğu açılımı Gazze'ye saldırıyla suya gömülmüş, Türkiye sadece konuşmuş hiçbir şey yapamamış vs… Günlerdir insani boyutunda ele aldığımız krizin, bugün diplomatik arka planı hakkında notlar aktaralım.
|
|
Lamia Canay
|
|
İnsanlarda yaşlanma korkusu, ben daha gencim derken başlıyor... Her doğum günün de; bitirdiğimiz yılın bir öncekinden daha hızlı bittiğini düşünerek üzülüyoruz... Yıllar, günler, aylar, saatler, nasıl geçtiğini bile anlamadan akıp gidiyor diye hemen telaşa kapılıp,hesabını tutmaya başlıyoruz; bir,bir yılların.... İnsan ömrü ortalama altmış seksen yıl diyelim,eğer üçyüz yıl olsaydı ne değişecekti? Bir gün biteceğini sonsuza kadar yaşanmayacağını bildikten sonra...Örneğin kaplumbağa; mutlumudur acaba ömrü yüzelli yıl diye? ya da kelebek mutsuzmudur bir veya iki gün yaşayacağı için?..
|
|
Tamer Duran
|
|
Nedendir bilmem ama Sayın, Başbakanın “Durmak yok, yola devam” tekerlemesini her işittiğimde dilime başka bir tekerleme takılıverir. “Binmişiz alamete, gidiyoruz kıyamete” Bir kere duymaya göreyim . O gün dilimde hep aynı tekerleme dolaşır durur. Tekerlemenin yanı sıra bir de soru silsilesi takılıverir aklıma. · Hangi yola? · Bu yolun nihai hedefi var mıdır? · Birlikte aldığımız yol Türk Milletinin hedefi midir yoksa Başbakanımız ve ekibinin hedefi midir? · Ulaşılmak istenen hedef neresidir?
|
|
Zeynep Nisa Kul
|
|
İsrail uçakları 27 Aralık Cumartesi günü Gazze'ye öldürücü hava akınları düzenledi. İsrailli yetkililere göre hedeflenen yerler güya, Hamas'ın ve onun silahlı güçlerinin kumanda merkezleriydi. Bugünün bilânçosu 1270'ten fazla ölü ve binlerce yaralı oldu. 3 haftalık katliam sonunda İsrail başbakanı Olmert tek taraflı ateşkes kararı aldı. Bu kararırın tek sebebi ise, üç haftadan beri gece gündüz demeden Gazze'yi bombardıman altında tutan askerleri için bir dinlenme, istirahat düşüncesi yatıyor. Askerler biraz tatil yapıp, dinlendikten sonra katliama kaldıkları yerden devam edecekler. Eminim ki onlar da piknik alanlarına koşup, görevi devralan arkadaşlarının Gazzeli sivil halka yapacakları vahşeti, ellerinde çerez ve şampanyalarla izleyeceklerdir. Tam olarak saldırılar durmasa bile, kısmen de olsa geri çekilme olacakmış. Bir haber ajansından okuduğuma göre İsrailli askerler, Gazze direnişi karşısında ve nereden çıkacağı belli olmayan direnişçiler yüzünden psikolojik sorunlar yaşıyorlarmış. Hatta korkudan altına kaçıran askerler, avlanmaya çıktıkları zaman altlarını bağlayıp öyle avlarının peşine düşüyorlarmış. Ne kadar aciz ve zavallı bir toplum oldukları ve ölümden ne derece korktukları bundan belli oluyor. Onların yaptığı bu boy gösterisi, sadece korkaklığın üzerine çekilmiş bir maskeden ibaret.
|
|
|