|
Fehmi Koru
|
|
Üst düzey görevdeki komutanların eşleri gözaltına alınan eski komutanların evlerini ziyaret edip “Geçmiş olsun” dediler... CHP lideri Deniz Baykal, son gözaltılardan 'intikam kokusu' aldığını, operasyonun “Cumhuriyet'le hesaplaşma amaçlı olduğunu” söyledi... Başbakan Tayyip Erdoğan, Muharrem ayının 10. gününe denk gelen 'Aşure iftarı' sırasında yaptığı konuşmada, “Çetelerle mücadelede sonuna kadar gidileceğini” ilân etti... Aynı gün gerçekleşen bu üç olaydan, komutanlar ve eşlerinin gidişten mutlu olmadıkları, CHP lideri Baykal'ın operasyondan tedirginlik duyarken Başbakan Erdoğan'ın sonuna kadar gidilmesinden yana tavır aldığı sonucu çıkartılabilir. Hiçbir bilgiye dayanmadan bu görüntünün yanıltıcı olabileceğini düşünüyorum ben.
|
|
İbrahim Karagül
|
|
Gazze'deki İsrail saldırısı Lübnan'a sıçrar mı? 2006'daki Hizbullah-İsrail savaşı tekrarlanabilir mi? Hem Gazze hem de Lübnan'da yaşanabilecek bir saldırı, bölgesel bir krize neden olur mu? Hizbullah'ın ve Filistinlilerin sahiplenmediği füzeleri kim atmış olabilir? Birileri bölgesel savaş mı tezgahlıyor? Dün atılan, kimliği belirsiz füzeler ilk bunu akla getirdi.
Gazze'de amaçlarına ulaşamayan, yeni bir fiyasko yaşamakla yüz yüze kalan İsrail'in, yaptığı katliamların dışında, önceden açıkladığı hiçbir planı tutmuş değil. Bugün ateşkes ilan edilse, çatışmalar dursa, İsrail kaybetmiş olacak. Nasıl mı? İsrail hava kuvvetleri 2006'da Güney Lübnan'ı bombaladı. Ağır hasar verdi. Ancak Hizbullah savaşçılarıyla giriştiği çatışmaların hepsini kaybetti. Lübnan-İsrail sınırı, yakılmış İsrail tanklarının enkazıyla doluydu. Sınır köylerinin her metresi şiddetli çatışmalara sahne oldu. İsrail ordusu ilk kez böylesine bir yenilgi yaşamış, Lübnan'la ilgili hedeflerine ulaşamamış, “yenilmezlik büyüsü” yok olmuş, kendi içinde ciddi sorgulamalar başlamış, yenilgi kelleler almıştı.
|
|
Muammer Derin
|
|
Tarışmalara "Valla niyetim bir tartışma başlatmak değil amma..!" klişesiyle başlanır ya! Biz öyle yapmıyalım isterseniz. Çünkü benim niyetim bu konuda bir tartışma başlatmak; hem de uzun zamandır! Metodolojik düşünceye sahip olmayan birine yöntem önermenin bir anlamı yoktur herhalde. Sahip olanlar da kendi geliştirdikleri/buldukları yöntemleri önereceklerdir. "Başkalarının önerdiği yöntemle düşünmek!" Açıkçası bana fazlasıyla problemli geliyor. Kaldı ki öyle bir tartışma söylenenleri tekrardan öte bir anlam taşımıyacaktır. Zaten, düşüncesini ifade eden herkes (zımmen) kendi yöntemini de önermiş olmuyor mu ? Geçtiğimiz aylarda sıkça duyduğumuz, bir önerme vardı! "Müslümanca düşünmeyi yeniden
|
|
Prof.Osman Özsoy
|
|
Prof.Osman Özsoy Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından izleyen, başta İsrail olmak üzere bölge ülkelerine sık sık gelip giden ve bu coğrafyanın tarihsel sürecine ilişkin çok sayıda yayını bulunan tarih profesörü bir dostum bana önceki gün; “Yahudiler İsrail’de en çok hangi ağacı dikiyorlar ve bunun sebebi nedir biliyor musunuz?” diye sordu. Kendisine, özellikle tarım konusunda İsraillilerin dünyanın en önemli araştırmalarına imza attıklarını biliyorum ama bir ağaca karşı özel ilgileri olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değilim dedim. İsrail’e de şimdiye kadar hiç gitmediğimi söyledim. Kısacası sorunun cevabı bende yoktu. Verdiği cevap çok ilginç oldu. Yahudilerin İsrail’de en çok diktikleri ağacın gargat ağacı olduğunu, bunun nedeninin ise bir hadis- i şeriften kaynaklandığını söyledi. “Yahudiler hadis-i şeriflere itibar ediyorlar mı ki” dedim. Etmiyorlar ama yine de içleri rahat değil. Tedbiren de olsa yine de bu ağacı dikmekten geri kalmıyorlar dedi. Sonra Peygamber Efendimizin konuyla ilgili bir hadis-i şerifini okudu.
|
|
Roportajlar
|
|
Dergimize bir çok emeği geçen Sana Yetmediysem git isimli romanıylada dikkat çeken Şair ve Yazar, Edabiyat Öğretmeni Osman Demircanla Roportajımız oldu.Hem onu size tanıtalım,hemde içinde kopan fırtınalara şahitlik edelim.. Merhaba HD;Osman Demircan kimdir?OD;Osman Demircan kediler dünyasında bir güvercindir. Çokça ürkütülmüştür. HD;Osman Demircan ne Yapmaya Çalışıyor. OD;Osman Demircan hayata tutunmaya çalışıyor. Elinden bu yüzden kalemi düşürmemeye çalışıyor. HD;Sanatın neresinde?
|
|
Adem Korkmaz
|
|
Biz bu kadar üzerine düştükya (gösteriler,açıklamalar,demeçler başkada bişi yok zaten)buraya yazıyorum ( 03.01.2009 ) Önümüzdeki haftalar içersinde 10 kadar askerimizi şehit vereceğiz..TV lerdeki filistin manzaralarının yerini bizim askerlerimizin annelerinin gözyaşının alması lazım!.Yoksa gündem nasıl değişir ki. Sonra o Birand gözlerini yine ayırarak,dudakalarını sivriltip İsraili örnek göstermesi lazım. Lazımki bir taşda iki kuş vurulsun!.Hem İsrail haklı gösterilsin hem de gündem değişsin!... Katliam başladı... Ana haber bültenlerini izledim,başlıklar şu şekildeydi; "AB ve ABD den İsraile destek!" "BM ses yok!" Bir başka başlıksa daha ilginç! İsrail de bir gazetenin anketine göre İsrail halkının yüzde 95 i yanlış okumuyorsunuz Yüzde doksanbeşi katliamı destekliyordu...
|
|
Kitap Tanıtımları
|
|
Rüzgâr uğuldadı yine. Gün ortasıydı ve gökyüzü güneşsizdi. Etraf, dalgalı beyaz bir deniz... Hava uğultulu, buslu, serpintili, ufuksuz, boğuk bir aydınlık... Rüzgar yine uğuldadı.. Rüzgârın her uğuldayışında dudaklarından; ‘’Allahu Ekber!’’ nidası yükseldi. Bin üç yüz onuncu uğuldayışıydı rüzgârın. Karlı tepeler savrulup savrulup üzerlerinde geliyordu. Soğuk, hep soğuk, yalnızca soğuk... Allahuekber Dağlarının soğuğu ne de yamandı böyle. Bedenleri karlı tepelerde dolaşırken yürekleri tevekkülün yamaçlarında dolaşıyordu ve bundandır ki yürekleri ürkmüyordu tipiden.
|
|
Adnan Şensoy
|
|
Adnan Şensoy Dedim: Çok yalnızım. İğne atılsa yere düşmeyecek kadar insanın arasında çok yalnızım. Çevremi kuşatan tüm arkadaşlarıma, yakınlarıma ve aileme rağmen... Çok yalnızım.. Buyurdun (Allah cc): Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186 Dedim: Evet biliyorum sen bana benden daha yakınsın ama ben senden uzağım. Günahlarımla, hayatımla, aklımla ve ruhumla senden çok uzağa düştüm... keşke ben de sana yakın olabilseydim. Sıyrılıp herşeyden... Buyurdun(cc):
|
|
Mustafa Bostancı
|
Bir yer olmalı.. Kaçmak istediğimizde bunca kalabalıktan, Ayaklarımızı özgür bırakıp koşabileceğimiz bir yer.
Güneşte teni parlayan, Boyalı bir şehir kadınını andıran asfalt yolları bir kenara bırakarak, Cilalı ayakkabılarının toz olmasından çekinen Şehirli çocuklara kaşlarını çatan, Ama ayıp olur diye de belli etmeyen, Anadolu'mun genç kızları gibi, Yüzüne sudan başka bir şey değmemiş toprak yollarla Yeniden barışabileceğimiz bir yer.
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |