ja_koniga

Sigara
Adem Korkmaz

Sigara

Dostummusun, düşmanımmı?
Şiirlerime ilham,hayatıma mezesin,
Gönlümde aşıyan bir ıssızlık!
Yüreğimde çaglayan,
Beni kahreden tütün
Annemmisin, babammı?
Sen,sen ne lanet şeysin....

 
Bilirsin
Adem Korkmaz

 

Bilirsin

Duygular tepeliyor anılarımı,
Hayat yüzsüz!
Gençliğim yorgun!
Yalnız sen bilirsin ağrıyan yanlarımı,
Başıma bela olan sabahlarımı,
Sevmek ne zormuş Eylül!
Her gün bin acı yapışıyor yakama,
Kahrediyorum olmuyor,
Yok sayıyorum o saymıyor
Seviyorum olmuyor
Zaman sormuyor,şiir yoruyor,
Sen de bilirsin!
Herşey oluyor ama sensiz olmuyor...

 
Türiyede Edebiyat ve Dergicilik
Adem Korkmaz

Yıllar  oldu…Şiirlerle haşir neşir olmak farklı bir tat.Çıktığım bu uzun yol bitecek gibi görünmüyor.Kendimi tanımaya başladığım andan bu yana adına şiir dedikleri kavramla birlikteyim.Elbette çok zorluklar gördüm.Defalarca yazmaya küstüm,yazdığım şiirleri saymak adedim olmadığı için sayısını soranlara binlerce diyordum.Aslında hiç de öyle değilmiş.hepsi hepsi beş yüz kadar şiir,her yazdığım şiirin ayrı bir öyküsü bulunmakda.Zira şiir yazmadan önce mutlaka öyküsünü yaşamanız gerekiyor.Aksi taktirde gönül alıcı şiirler üretemiyorsunuz.

 
Gülpembe Peygamberimiz İçin Yazılmıştı
Adem Korkmaz

Murat GÖĞEBAKAN;"Gülpembe Peygamberimiz için yazılmıştı "Yirmi bir nisan cumartesi günü Meltem Radyo’nun özel bir konuğu vardı.Kardeşim Akif Özcan’nın isteği doğrultusunda konuğumuzla paylaştığımız anları kameraya kaydetmek istedik. Bu konuk hepinizin bildiği, konumunu başlangıçtan bu yana hiç değiştirmeyen, özgün olmayı tercih edinen, dürüst kişiliği ve örnek hareketleriyle Murat Göğebakan’dı. Akif’in Radyokolik programına konuk olacaktı. Saatler on altıyı gösterdiğinde Göğebakan küçük bir gecikmeyle gelebilmişti. Sürekli televizyonlardan ve kliplerindeki görüntülerinden çok başka bir Göğebakan’la karşılaştık. Kibir yoktu, tek başına gündelik yaşantısında giydiği kıyafetleriyle sade bir vatandaş gibi radyoya geldi. Tabi ben biraz şatafat olabileceğini düşünmüştüm. Zira O;son elli yılın şarkıları listesinde ilk üçe giren” ay yüzlüm” isimli parçayı hayata geçiren sanatçıydı . Şöhret, uzaktan güneş gibi parlak ve ısıtıcı; yaklaştınız mı bir dağ tepesi kadar soğuktur. Bunun böyle olduğunu gözlemleyebiliyordum.

 
Türk Şiiri Nereye Gidiyor
Adem Korkmaz

Şiir hayatın içinde olup,her anında bulunmasına rağmen malesef sürekli göz ardı edilen, bir sanat dalı oldu.Yayıncıların hor baktığı bu dalda gariptir çok sayıda şairlik yolunda ilerleyen insan bulunmakta.Şiir kitapları satmadığından dem vuran yayıncılar şairlerden genellikle kitap masraflarını talep ediyor ancak o şekilde kitap basacaklarını söylüyorlar.Garip şair manevi emeğinin yanında birde maddi katkı sağlayarak elinde bulunan şiirlerini kitap haline getiriyor.Buraya kadar güzel.Kitabı basan güya yayınevi şairin eline 1000 adet veya daha fazla kitabı veriyor.

  İyide kardeşim şair bu bin kitabı ne yapsın! Üzülerek söylüyorum şairler maalesef  bir çok yayıncının gelir kapısı olma yolunda aday görünüyor. Şiirle yazıyla uğraşanların arasındaki bir anlatıma göre:Türk halkının dörtte üçü şairdir! Parantez açmalıyım. Şair olmak için okumak gerekiyor,hem de çok fazla okumak.Burda büyük tezatlar bulunuyor.Dörde üçü şair olan bir halkın şiir kitaplarına düşkün olması gerekir,bırakın şiiri maalesef  bizler kitap okuma fakiriyiz.
Bu söz “Türk halkının 4/3 şairdir” kocamana bir yalan, yalan olmakla kalmayıp şairlere haksızlıktır.O yüzden şu sözü şiir yazmaya başlayan bütün gençlerde başlangıçlarında ağır bir şekilde yüzlerine vurulur:

 
Güneş Ve Gerçekler
Adem Korkmaz
İnsanoğlu ne kadar da kibirli ve yalancı.Ölümün hak olduğunu bilir gereği gibi yaşamaz.Bunun yanında birde inanmayanlar var.Tabi inandığını söyleyip sürekli şüphelenen “ahiret” diye bahsedilen hesap gününe bir türlü inanmak istemeyen beyinlere sahip şüpheciler var.İşte burada şüpheleri yok etmek için bir örnek vereceğim;Buyurun hem okuyun hem de yorumlayın;-Bir Dünya düşünelim,evet aynen bizim dünyamız gibi bir Dünya!Bu örneğini  vereceğim dünya bizim şuanda dünyamız üzerinde bulunan kutuplara çok benzer “bilirsiniz 6 ay gündüz-6 ayda gece” yaşanan bölge tek farkı gündüzün olmadığı dünya.Evet örneğimize dönelim;

Bu çizdiğimiz dünyayı tasvir edelim.Aynen bizim dünyamız gibi fakat gündüz yaşanmıyor.Orda yaşayan insanlar kesinlikle Dünyalarının tarihi boyunca gece olmuş günüz diye bir terimle karşılaşmamış dolayısıyla  bizim adına güneş dediğimiz bir enerji kaynağıyla haşir neşir olmamış insanlar topluluğunun yaşadığı bir yerdir.Teknolojileri ilerlemiştir.Aynen şuanda yaşadığımız dünyada hangi teknoloji varsa onlarda da vardır.Yani evleri mum ışığı değil de  ampulle veya filorasanla aydınlanıyordur.Sokaklarında bizde olduğu gibi gece lambaları vardır.

 
Sevmenin Ötesi
Adem Korkmaz

 

Sevmek o kadar uzaklaşmış ki,artık hayalini bile kuramıyorum.gariptir bunun böyle olmasına etken yine sensin sevgili…Sana teşekkür ediyorum…bir zamanlar senin için dünyayı yakmayı göze alan ben,şimdi senin için bir kibrit dalı bile yakmaya  güceniyorum.Buyur bu senin eserin…gurbette yaşadığım sonsuz  özleme acıyorum…keşke bu özlemi sonsuz olan bir varlığa duysaydım.ona yazsaydım yüzlerce şiir?Zannetme ki başka bir insan hayatıma girdi.böyle düşünürsen yanılırsın!ama şu gerçek başka bir varlığı kendimde hissetmeye başladım.yani o hiç hayatıma girmedi…zaten hep hayatımdaydı,ama gafilim ki ben onu fark etmemişim.Sonsuz özlem duyabileceğim bir varlığı fark ettim…  Satırlarımın başında” sevmek ”ten bahsetmiştim sana bir soru;

 
Uyuşmuş Beyinler
Adem Korkmaz

Dünya nereye gidiyor,Kan,gözyaşı,açlık,sefalet her yerde.Üzülmemek ve duyarsız kalmak elimizde değil.Geçen gün  akşam bir tv kanalında Somali izlenimlerini anlatan ihh yetkilisinin açıklamalarını dinledim.Somali de 1991 tarihinden betgünümüze kadar devletsiz yönetildiğini ve bu boşluğun çeşitli gruplarca kurulan mahkemeler sayesinde doldurulduğu söylenmekteydi.Daha sonra bu mahkemeler tek çatı altından yönetilerek İslam mahkemeleri adını alarak Somali de huzur ve güven oluşturmak adına son derece başarılı işlere imza atarlar.Yani anlayacağınız Somali de huzur başlar,kaos biter, güven oluşur.Kaderleri artık açlık olmayacaktır.Geleceğe yönelik yapılan araştırma verileri bunu gösterir.
Gözlemci Somali’nin son yüzyılın dan da bahsediyordu.Bundan yüzyıl önce İngiltere,Fransa gibi batı ülkeler oraya özgürlük ve demokrasi (!)götürmek için gelmişler.

 
Bilgi ve Hayat
Adem Korkmaz

Ah bu 21. Yüzyıl..
İlim o kadar arttı deniyor.Kısmen doğru. Aslında bilgi arttı aslında artan faydasız ve tesirsiz bilgi yani kupkuru bir bilgi.Güneşin dünyaya uzaklığını bilmenin halka ne faydası olabilir.Yüz üç sayısının kara kökü halk için yani bizler için faydasız ve hamallık olan bir bilgi. Elbette doğru bilgi çok önemli Bilgi güçtür,güç bilmektir o halde kim gücü istemez!Mutlaka güçlü olmalıyız.Zira kılıcın yerini kalemin aldığı asrımızda bilgisiz insanların yeri yok!Ve sanırım çok yakın bir tarih de bilgisayar kullanmasını bilmeyen ve İngilizcesi olmayan genç insanlar tahsilde görmüş olsalar doğru dürüst iş bulamayacaklar.Fazla incelemeden konuya geçiyorum. Bilgiyi nerde aramamız gerekiyor?Doğru soru bu.Ve en önemlisi doğru kişilerden doğru ilim.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

İstatistikler

mod_vvisit_counterBügün107
mod_vvisit_counterDün244
mod_vvisit_counterBu Hafta592
mod_vvisit_counterBu Ay2110
mod_vvisit_counterToplam97384

Web Stats