|
CHP’YE; LAİKLİĞE AYKIRI TUTUMU |
|
|
|
|
Yazar praphyPrayesy
|
|
Çarşamba, 11 Şubat 2009 08:39 |
|
KAZIM ÖZTÜRK Birkaç zamandır CHP, kendini kurtarabilmek, seçimde yüz güldüren bir oy patlaması yapabilmek için olmadık planları devreye sokuyor. AK Partinin oylarını kapabilmek için akla gelmedik senaryolara baş vuruyor. Eğer bunu iktidar partisi yapsaydı şimdiye kadar kapatılırdı. Daha önce- kısa süre önce- kapatma davası açılmadı mı? laikliğe aykırı davranış sergiledi diye? Anayasa Mahkemesi, sadece para cezasıyla işi bitirdi! Acaba CHP kapatılır mı? kapatılırsa- ki bendeniz kapatılacağına ihtimal vermiyorum- laik kesim, kendini Cumhuriyetin tek savunucusu sananlar; AK Parti aleyhine mitingler yaptıkları, yürüyüşler tertip ettikleri, sloganlar attıkları gibi... bu iş için de aynısını yapacaklar. Fakat Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının inceleme başlatması, kapatması demek değildir. Daha bu konuda bir şey söylemek erken.
|
|
Çarşamba, 11 Şubat 2009 13:26 tarihinde güncellendi |
|
|
YİNE KANADOĞLU, YİNE İNCİLER!.... |
|
|
|
|
Yazar praphyPrayesy
|
|
Cumartesi, 07 Şubat 2009 06:47 |
|
Kanal7.com’da CHA’nın verdiği habere göre; Sabih Kanadoğlu, 16 Mayıs Ulusal Hukuk ve Tavır Dergisi'nin düzenlediği Cumhuriyet'in Neresindeyiz? konulu panelde yaptığı konuşmada dikkatimizi çeken cümlelerin altını çizerek alıntıladım ve onun sözü olduğunu belirttim. Söylediği sözlerden bazı ana başlıkları sizin görüşünüze sunmak ve üzerinde durmak istiyorum. Türk laikliğinde devlet dinin işine karışacaktır ancak, din devletin işine karışmayacaktır.Bu cümlede açıkça şunlar sezinleniyor; devlet yönetiminde; dini değerlere karşı bir parti iktidar ise, bu, istediği gibi dini değerlere saygılı, hürmetli insanlara istediğini yapacak, dini faaliyetlere yasak getirecek, ama böyle yapanlara karşı; “Niçin böyle yapıyorsunuz?” diye sorulamayacak. Bu, açıkça bir zamanların tek parti iktidarında yapılanları hatırlatıyor. Sayın Kanadoğlu, böyle demekle; demokratik değil, despotik bir yönetim arzulamaktadır. Milli şef döneminin özlemini duymaktadır! Türkiye; laik Cumhuriyet'in ilkelerine aykırı hareket ettiği Anayasa Mahkemesi tarafından tespit ve tescil edilmiş bir siyasi iktidarın yönetimi altındadır.
|
|
Pazar, 08 Şubat 2009 21:59 tarihinde güncellendi |
|
CHP NİÇİN; BAŞ ÖRTÜSÜ VE KUR’AN KURSLARINA SARILIYOR? |
|
|
|
|
Yazar praphyPrayesy
|
|
Cuma, 06 Şubat 2009 21:01 |
|
CHP NİÇİN; BAŞ ÖRTÜSÜ VE KUR’AN KURSLARINA SARILIYOR? Daha dün denecek kadar yakın zamanda; “Üniversitelerde baş örtüsü serbestiyetine onay veren yasayı” Anayasa Mahkemesine götüren CHP değil miydi? Cumhurbaşkanlığı seçiminde; “Çankaya’da başı örtülü Cumhurbaşkanı eşi istemiyoruz”, “Baş örtüsü, Cumhuriyete bir baş kaldırıdır”... diyenler acaba bu CHP değil miydi? Yine, İstanbul Üniversitesi; Kemal Alemdaroğlu’nun rektörlüğü döneminde, zamanın rektör yardımcısı ve şimdiki İstanbul milletvekili Nur Serter, üniversitede ikna odaları oluşturarak başı örtülü kız öğrencilere güya ikna bahanesiyle başlarını açtıran, baş örtüsüne öcü olarak bakan zihniyet CHP zihniyeti değil mi?CHP’nin bu husustaki tutumları saymakla bitmez.
|
|
Pazar, 08 Şubat 2009 21:54 tarihinde güncellendi |
|
Başbakanın Davosdaki Tutumu |
|
|
|
|
Yazar praphyPrayesy
|
|
Perşembe, 05 Şubat 2009 11:37 |
|
Durmadan; “Yumruğu masaya vuracak birisi lazım”, “Silik politika istemiyoruz”, “El pençe divan durmanın anlamı yok”.... diyorduk. Önceki devlet adamlarını; “Sessiz kalmakla” suçluyor, tepki koyuyorduk. Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, adeta bizim hislerimize tercüman oldu, bizim diyemediklerimizi dedi ve yapamadıklarımızı yaptı. Yaptı da dünyanın her köşesinden olumlu tepkiler geldi. Hatta İsrail’den bile. İsrail başbakanı ve Cumhurbaşkanı özür beyan ettiler..... Şunları da dedik ve diyoruz; “Diplomaside böyle şeyler iyi olmaz, sonuç fenaya varır” . diyelim ki sonuç fenaya varacak. Ne olabilir? İsrail bize ambargo mu koyar? Bize samanın altından su mu yürütür? Bizans oyunları mı devreye sokar? Şimdiye kadar sessizliğimizi koruduk da ne oldu? “Aman fincancı katırlarını ürkütmeyelim” dedik de bize madalya mı taktılar? Bizi dünya ülkelerinin lideri mi yaptılar? Ne zaman ayaklarımız üstüne kalkmaya çalışsak çelme takmadılar mı? takmıyorlar mı? yıllardır AB’ye girmek için uğraş veriyoruz, bir arpa boyu yol aldırdılar mı?....
|
|
Cuma, 06 Şubat 2009 17:08 tarihinde güncellendi |
|
Yazar praphyPrayesy
|
|
Çarşamba, 04 Şubat 2009 17:30 |
|
İnsan, Arapça “İns” kelimesinden türetilmiştir. “Beşer, insan topluluğu” anlamına gelen ins, daha çok insan türünü ifade etmektedir.[1] Kur’an-ı kerim Rahman suresinde; (Haleka’l insan) “İnsanı yarattı” ifadesi yer alır. Burada insandan kasıt, Âdem aleyhisselamdır. Yani Allah, Kur’anı öğretmek için insanı yarattı.[2] İnsanın bir yaratılış esprisi vardır. boşu boşuna, laf olsun diye bir yaratma söz konusu değildir. Onun için Kur’anda; “İnsan kendini başıboş bırakılacak mı sanır?” ifadesi bunun açık örneğidir. Bu kısa girişten sonra, asıl konumuz olan, Tasavvufi açıdan insan-ı kamil üzerinde durulacaktır. Tasavvuf tarihinin en önemli konularından olan insan-ı kamil anlayışı, varlık ve bilgi problemleriyle ilgisi yanında dini ve ahlaki boyutları da bulunan derin fikri çaba ve ruhi tecrübenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
|
|
Cuma, 06 Şubat 2009 17:07 tarihinde güncellendi |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |