6 DAKIKADA TARİH SON BELGESELLERDEN

yeniyeniyeniyeniyeniyeniyeniyeni
Yazdır
PDF

Barış Şimdilik

Administrator tarafından yazıldı. on .

 

İsrail; şimdilik kanı durdurdu gibi görünüyor. Yani tek taraflı bir anlaşmaya vardı. Ama bu, nereye kadar? Ne kadar? Hangi zamana dek sürecek? Dünya ülkeleri- ki barışı, huzuru, insan haklarını, demokrasiyi isteyen....-kaç tane ülke varsa hepsi birlik olup kalıcı barışı sağlamakla görevlidirler, görevli olmak zorundadırlar. Bir emekli büyükelçi; “ABD istemedikçe İsrail savaşı durdurmaz” diyor. Doğru söylüyor. İyi de, bu, “Olmazsa olmaz” bir ilke mi? her şeye ABD mi nizam verecek? Dünyayı şekillendirmek yalnız bir ülkenin tekelinde mi? o ülke ki ne derse o olacak, ne demezse olmayacak! Ne kadar uç, ne kadar absurd bir tavır. Eğer buna tavır denirse. Yani dünyadaki diğer ülkeler; “Etken” değil “Edilgen” mi? sürü psikolojisine mi tabi? Gassal elinde meyyit mi? bir yanağımıza bir tokat vurunca, öbür yanağımızıda mı çevireceğiz?  Terör bunlarda, katliam bunlarda, kan içicilik bunlarda, insan hakkı ihlalleri bunlarda, demokrasiyi rafa kaldırmak bunlarda... kendileri kimyasal silah kullanıp, başkalarına; “Sende kimyasal silah var” diyerek üstüne abanmak bunlarda......

Nedense; “Biz bunların hakkından gelemeyiz, bunlar süper güç, eğer ABD diyorsa, AB yapıyorsa, Avrupa’da oluyorsa doğrudur.... saçmalıklarıyla şerbetlenmişiz. Şimdiye kadar hep uyumuşuz, başkaları yapsın anlayışına sahip olmuşuz. Onun için bugün İsrail’in Gazze’ye saldırısı karşısında; “İsrail mallarını boykot edelim” diyoruz. Bakıyorum, kullandığımız bütün malların hepsi olmasa da çoğu( %80’i) Yahudi ürünü. Haydi boykot edelim- tabii ki boykot edilmeli, elbette misilleme yapılmalı- peki, bunların yerine hangi yerli malımızı koyacağız? Kaç tane kendi ürünümüz var? olanlar ne kadar güvenli? Ne kadar kaliteli? Sebze ve meyve tohumlarını bile İsrail’den alıyoruz! Nasıl bir uluslar arası anlaşma yapmışız ki, bir türlü vazgeçemiyoruz. Nasıl bir uluslar arası mutabakat ki, bize tokat attıkları, bizi yok saydıkları halde bile bir türlü ayrılamıyoruz... bunun en açık ve en net örneğini 1974 Kıbrıs Barış harekatında gördük. Kıbrıs’ta Türk orduları ilerlemeye başlayınca ABD: “Benim silahlarımı kullanamazsın” diyerek bize ambargo uygulamadı mı? onun acısını hala çekmiyor muyuz? Yine bir iki sene önce TBMM’den  tezkere geçmemişti, ABD, bunun hıncını çıkartmadı mı? çıkartmıyor mu? Meseleyi, ABD, İsrail, Avrupa, AB... düşmanlığı olarak görmemek lazım. Ama şunu da iyi bilmeye mecburuz; su uyur düşman uyumaz. Bize bizden başka dost yoktur. O bakımdan kendi birliğimizi kurmak, Türk-İslam birliğini tesis etmek zorundayız. Böyle bir birlik oluşturulunca, dünyada; Barışın, kardeşliğin, dostluğun, huzurun... hakim olduğunu göreceğiz. Tarihte örnekleri çoktur. İşte Osmanlı...Türkiye Cumhuriyeti de bunu yapabilir. Çünkü temeli sağlam bir Cumhuriyetimiz var. Kendi tankımızı, kendi uçağımızı, kendi topumuzu, tüfeğimizi, kendi otomobilimizi, kendi sanayi ürünlerimizi, kendi tarım ürünlerimizi yapmaya, yetiştirmeye, dünyaya; “Biz de varız”, “Bunun temeli bizdedir” demek durumundayız. Unutmayalım ki bütün icatlar Müslümanların eseridir. Bu gerçeği göz ardı etmek, tarihe de, geçmişe de, atalarımıza da... vefasızlık olur.

Kazım Öztürk(20 OCAK 2009)

Add comment


Security code
Refresh