6 DAKIKADA TARİH SON BELGESELLERDEN

yeniyeniyeniyeniyeniyeniyeniyeni
Yazdır
PDF

Vah Filistin Vah!!!

clagueglono tarafından yazıldı. on .

 

Sizin  kendi  hikayeniz  kadar  başkalarının  sizi  nasıl  değerlendirdikleri de 
önemlidir. Dışarıdan  bakıldığında,  Türkiye  bir  imparatorluk  "artığı"  olarak 
görülüyorsa,  İmparatorluk  kalıntıları  üzerinde  bir  devlet  kurulup  yaşatılmasına 
hangi  şartlarda  izin  verildiğini  merak  edenlerin,  yapılan  antlaşmalara  bir  göz 
atması  yeterli  oluyorsa,  sizin  kendinizle  ilgili  masallarınızın  çok  anlamı 
kalmıyor.  Türkiyenin,  bölgesinde  ağırlığı  olan  saygın,  güçlü,  büyük  bir  ülke 
olmasını  amaç  edinmek  gibi  bir  düş ile,  son  Gazze  katliamında  İsrailin 
pervasızca  haykırdığı "gerçek"  bizim  anlattığımız  masalların  hiç  bir  yerinde 
yazılmıyor!

Sanki  1. Dünya  savaşı  olmamış,   2.  Dünya  savaşı  yapılmamış,  3.  Dünya  savaşı 
devam  etmiyormuş  gibi!  Ve  sanki  sonuçları  görülmüyormuş,  bilinmiyormuş  gibi 
davranmanın  nasıl  bir  ruh  haline  tekabül  ettiğini  sorgulamak  gerekmiyor mu?

Yazdır
PDF

Metodolojik İslam Düşüncesi

clagueglono tarafından yazıldı. on .

Tarışmalara   "Valla  niyetim  bir  tartışma  başlatmak  değil  amma..!"  klişesiyle 
başlanır  ya!  Biz  öyle  yapmıyalım  isterseniz.  Çünkü  benim  niyetim  bu  konuda bir 
tartışma  başlatmak; hem de  uzun  zamandır!

Metodolojik düşünceye sahip olmayan birine yöntem önermenin bir anlamı yoktur herhalde. Sahip olanlar da kendi geliştirdikleri/buldukları yöntemleri önereceklerdir.
"Başkalarının önerdiği yöntemle düşünmek!" Açıkçası bana fazlasıyla problemli geliyor.
Kaldı ki öyle bir tartışma söylenenleri tekrardan öte bir anlam taşımıyacaktır. Zaten,
düşüncesini ifade eden herkes (zımmen) kendi yöntemini de önermiş olmuyor mu ?

Geçtiğimiz aylarda sıkça duyduğumuz,  bir önerme  vardı! "Müslümanca düşünmeyi yeniden

Yazdır
PDF

Dipçikli demokrasinin laik müslümanları!

Administrator tarafından yazıldı. on .

Muammer DERİN 


Yirminci yüzyıl İslami hareketleri incelerseneniz, bu hareketlerin, hayatı
anlamlandırmaya yönelik bir tefekkür sonucu kazanılan imani bir temele oturmaktan çok,
"beyaz adam"a duyulan öfkenin ittiği, "beyaz adam"ı öfkelendirecek bir KİMLİK arayışına
dayandığını görürsünüz! Bu hareketler reaksiyoneldir.

Bir kaç yüz yıllık aşınmaların sonunda, Yirminci yüz yıl müslümanlığı, İslamın
değerleri ile bir yaşam kurmak iddiasından, idealinden çok, "öteki" leştirilenlerin
yada "öteki" leşenlerin kendilerini tanımladıkları bir AİDİYET olmuştur. Siyasi, sosyal
unsurları pek zengin ve güçlü olmayan KÜLTÜREL bir aidiyet. Bu  aidiyet nesneldir.
İslami tefekkürden beslenen bir düşünce sistematiği yoktur.