|
Yazar Administrator
|
|
Salı, 10 Şubat 2009 14:56 |
|
Hakan Albayrak Genel hava: Dindar, nezih, ar ve hayâ sahibi bir toplum. Hangi camiye gittiysek kalabalık bir cemaat… Camiler tertemiz. Camilerin abdesthaneleri ve tuvaletleri de öyle. Lüks spor arabalarıyla hava basan zengin bebelerinin Formula 1 numaralarını saymazsak, sokaklarda arsızlık manzaralarına rastlanmıyor.Hanımların çoğu başörtülü. 1911-1951 yılları arasındaki İtalyan işgali sanki hiç yaşanmadı. Aşağı yukarı aynı yıllarda / aynı süreyle Fransız işgali altında bulunmuş olan Fas'ta bu işgalin kültürel ve siyasal etkileri hâlâ çok canlı, ama Libya'da İtalyan etkisinden geriye eser kalmadı (İtalyan kahvesi hariç). Fas'ta gençlerin şakır şakır Fransızca konuşmaları gayet tabii iken, Libya'da yeni nesiller İtalyancanın "İ"sini bilmiyorlar.
|
|
Salı, 10 Şubat 2009 15:02 tarihinde güncellendi |
|
|
Çin Zenginlik Tanrısından 'iç piyasa' istedi |
|
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 08 Şubat 2009 21:38 |
|
Cihan Uğur Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin, diğer Uzakdoğu ve Güney Asya ülkeleri ile birlikte 12 hayvanla isimlendirilen ay takvimine göre yeni yıla girdi. ‘Chunjie-Bahar Bayramı’ diye de adlandırılan bu bayram Uzakdoğu kültürünün en büyük bayramı. İslam ülkelerindeki ebced hesabına benzer, Çinlilerde de Fengshui (fıngşui) hesaplama şekli var.
Bu hesaplama şekline göre Çin için çok önemli olan ve olimpiyatların düzenlendiği 2008 yılı beklenilen kadar iyi geçmeyeceği biliniyordu; ama sosyopsikolojik açıdan bunun açıklanması uygun olmadığı için Çin 2008’e büyük beklentilerle girmişti. Fare yılı olan 2008’in bol olaylı geçmesi ve beklenilenlerin elde edilememesi, Boğa yılı olan 2009’a dair beklentileri artırdı. Çinliler Fengshui’ye göre de 2009 yılının zorluklarla dolu ama başarılı bir yıl olarak geçeceğini bekliyorlar. Bahar Bayramı’nın 5. Günü ise Çin Mitolojisi’ne göre ‘Zenginlik Tanrısı’nın gelip insanlara bir önceki yılda sergiledikleri davranışlara göre önümüzdeki yılın bereketini dağıttığı gündür ve buna ‘huan cai shen-Zenginlik Tanrısı’nı karşılamak’ denilir. İnsanlar bugünde bayramın diğer günlerinde olduğu gibi kötü ruhları kovalamak için havai fişekler atar, evlerinin önünde çatapat patlatırlar. Bu yıl da,tam gece 12 civarı Zenginlik Tanrısı’nın kendi evlerini bulması ve daha fazla zenginlik vermesi için Çinliler yaklaşık yarım saat boyunca evlerinden havai fişek atıp çatapat patlattılar. Gürültülerden kimse kimseyi duymuyordu ve Zenginlik Tanrısı’nın gelip gelmediği hususunda o curcunada kimsenin bir fikri yoktu.
|
|
Tarihsiz Kanada, coğrafyası ile öne çıktı |
|
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Çarşamba, 04 Şubat 2009 02:34 |
|
Engin Sezen Kanada ile ilgili hakim kanaatlerden biri de, ülkenin sıkıcı bir tarihi olduğudur. Yeni Dünya’nın tarihi, Eski Dünya’nın tarih anlayışına göre, gerçekten de renksizdir, heyecansızdır.
Avrupa ve Asya’daki yüzyıllık savaşları, anlaşmaları, görkemli mimariyi göremeyiz Kanada’da; çağlar açılıp kapanmamıştır. Ülke tarihini ; yerlilerin yaşadığı ilk dönemler, Avrupalı kaşif tüccarların gelişi, Fransız İngiliz hakimiyet mücadeleleri ve federasyon gibi bir kaç ana başlıkta tasnif edivermek mümkündür. Kanada’da öne çıkan tarih değil, coğrafyadır… Yazılı tarihi, neredeyse coğrafi keşiflerle ( 15.yy) başlayan ülkenin mazisini; zaferler ve fetihler değil, keşfedilen ( ve halen keşfedilmekte olan) yeni adalar, koylar, göller, denizler süsler. Burada tarih, coğrafyanın zaptından ibarettir. Tarih, toplumsal olaylardan ziyade, insanın mekanla olan uyum mücadelesinin serencamesidir. Kanada... Devrimsiz, milli mücadelesiz, fütuhatsız ve kahramansız bir ülke... Milli bir aidiyet arayan insanlar topluluğu. Kendini arayan, anlamaya ve keşfe çalışan, kişilik çatışmaları içinde bir ergen...
|
|
Yazar Administrator
|
|
Cuma, 26 Eylül 2008 23:18 |
|
Adem KORKMAZ Şuan da kulağımda ince bir fon müziği yankı yapıyor, bu müzik ademkorkmaz.com isimli kişisel sitemden gelmekte. Yaşadığım dört ay kareler halinde gözümün önünden geçe dursun… Uzun bir aradan sonra sizlerle yeniden buluşmanın heyecanını duysam da biraz sonra okuyacağınız satırlar eminim sizleri benim neden heyecanlandığıma ikna edecek.Sudi Özkan Belarus Minsk Şehrine Prenses otellerinden birini inşa etmişti. Mimar H.Osman Güreli vasıtasıyla bizde bu şantiyede kaba işçiliği bitmiş otelin boya işlerini metrajlı almış, babama yardım amaçlı;ustaları götürmek, işi yoluna koymak, sözleşme yapmak vb…”hem ticaret hem ziyaret” bu şehirde bulunmak zorunda kaldım.İşte gözlemlediklerim:
|
|
Cuma, 26 Eylül 2008 23:33 tarihinde güncellendi |
|
|
|
|
|