Esmalarla Dua Rehberi Online Oku

 

 

 

 

 

 

DUAve TEFEKKÜR

REHBERİ

Yazarı

ADEM KORKMAZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dua/Tefekkür Rehberi

Yazarı

Adem Korkmaz

Hicran Yayınları

12

Tefekkür Dizisi

 3

Dizgi

Gültekin Zoroğlu

Mizanpaj

Fevt.Net

Kapak Tasarım

Rumeysa Nurcan

Baskı

Hcr Ajans

1.Baskı

Aralık 2012

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi

Piri paşa Mah. Yıldırım Sok No:88/B Hasköy Beyoğlu / İstanbul

Tel Fax: 0212 256 26 84 GSM: 0535 517 78 29

www.hicrandergisi.com Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.ademkorkmaz.com Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

“Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var."Furkan/77

"Rabbimiz buyurduki: Bana dua edin size cevap vereyim."Mü'min/60

Dünyada ki en hikmetli ve en değerli işlerden biri Kuran ve  mealini okumaktır.Bu dünyayı değerli kılan "O" Dilemeden siz dileyemezsiniz" hükmünün olmasıdır.

İşte Kuran aslında bir başka özelliğide dua rehberi olmasıdır.Peygamberlerin,Salih kulların,meleklerin nasıl dua ettiğini vurgular. İşte bu eserde Kuranda ki dualarla bütünleşmek nasıl olur en kısa ve en net yöntemle izah etmeye çalıştım.

 

 

 

 

İçindekiler_____

 

Esma el Hüsna İle Nasıl Dua edilir/  6

Kuran Okurken Nasıl Dua Edilir/  9

Çok Önemli Bir Dua Yöntemi/  11

İblisin Son Oyunu/  13

Dua ile İnsan İsterse “Görünmez” Olabilir/  15

Hatırlamak ve Unutmak/  21

Esmalar ile Dua Etmek/  24

Akıl Eşsizliği Kabul Etmek Zorunda/  37

Alfabetik Dizilişle Esma el Hüsna/  40

Namaz da Aslında Bir Çeşit Duadır/  46

Esmaları Nasıl Anlamalıyız Bir Örnek/  55

Fatiha Suresi /  58

Fatiha suresi ve Faziletleri/  59

Nas Suresi ve Faziletleri/ 61

Felak Suresi ve Faziletleri / 62

İhlas Süresi ve Faziletleri /64

Tebbet Suresi ve Faziletleri/67

NASR (İzâ câe) Süresi Faziletleri Hakkında/68

Kâfirun Sûresi ve Faziletleri/ 70

Kevser Süresi ve Faziletleri/72

Maun Suresi ve Faziletleri / 73

Kureyş Sûresi ve Faziletleri / 74

Fil Suresi ve Faziletleri / 75

Hümeze Suresi ve Faziletleri / 76

Asr sûresi ve Faziletleri  /77

Yasin Suresi ve Faziletleri / 78

HAC süresi Faziletleri /82

Mü'min sûresi ve Faziletleri / 83

Fetih Suresi Faziletleri / 84

Cuma Suresi ve Faziletleri / 85

AYETEL KÜRSİ ve Bazı Faziletleri /88

Rahman Süresi Faziletleri Hakkında / 91

Kadir Süresi ve Faziletleri Hakkında / 92

Muhammed Süresi Faziletleri Hakkında / 94

Beyyine Sûresi ve Faziletleri /95

Rasulüllah'dan Tavsiyeler /98

Mülk Suresi (Kuran'ın Mülkü) ve Faziletleri / 99

Mülk Suresi ve Meali / 101

NAMAZLARDA OKUNAN DUALAR  / 106

Allah’ın Rab Oluşu Hakkında / 112

Musa ve Altın Buzağıya Tapan Cemaati / 113

İçinizdeki Sıkıntıya Dikkat / 116

40 Kişi Bulun / 121

Şeytan’ın Kurandan Uzaklaştırma Teknikleri / 124

Gavs Nedir? Ricali Gayb Var mı? Velilik!? /128

Kuran'a Sımsıkı Sarılmak / 140

Kısaca Namaz Hakkında Ansiklopedik Alıntı / 143

Tesbihatlar ve Anlamları / 159

Kur'an'dan Bazı Dua Ayetleri /  163

Herkes Sevdiği İle Olacak / 169

Bol Bol Dua Ediniz  / 170

O’nu Bul! O’na Ulaş / 171

Dualarınızn Ulaştığı Yer /172

Namazlar İçin Bir Tavsiye /  173

Kısaca Din Kültürü / 174

Ellidört Farz  / 180

Ruha Fatiha Ulaşır mı?/183

Beğenmek,Şükür ve Kibir/186

Gerçek Bilmiyorum Demektir/189

Sonuç Olarak /191

 

 

 

 

 

Esma el Hüsna İle Nasıl Dua edilir

Esma alfabetik olarak dizilmiştir. Ezberleme yöntemi daha kolaydır. “En güzel isimler Allah’ındır O halde O’na isimleri ile dua ediniz” İşte bu ayetin işareti üzerine nasıl dua etmeliyiz hakkında bir derlemedir.

Ve bir müjde ısrar ederseniz Rahman verecektir inşallah!Rahmandan her zaman hayırlı olanı istemek eftaldir. Esmalar konusunda enerji alımı gibi bazı izahlar mevcuttur. Ama bu izahlar insanoğlunun kelime dağarcığının yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Zira doğru anlaşılmadığında ki bu muhaldir insan gizli şirk dediğimiz durumlarla karşılaşır.

 

Kişi beyninden ruhu için bir şeyler aldığı,ENERJİ aldığı zannına kapılacaktır. Bu zan teoride doğru olsa da Kuran’a göre ise yanlıştır. Çünkü veren Alim olan Allah tır. Sebepleri konuşuyoruz diyenler olacaktır.Ama aldığınız şey gözle görülen bir şey değildir.Manayı bilmeyip beni annem yarattı demek gibi olacaktır.Allah da olanı büyük çoğunluğunu ahirette kullanmak üzere alıyorsunuz.Şuanda bu akışı doğru kelimelerle izah etmem mümkün görünmüyor.

Bana göre en doğru olabileceğini düşündüğüm şekli aşağıdadır.

Çünkü “"O"na isimleri ile dua ediniz”. Çok nettir.

 

İsimlerin işaret ettiği mana ile sizin talebiniz bir araya geldiğinde duanızda doğru manayı telaffuz ettiğiniz için fark edilmeniz,farkında lığınız ve ihtiyaç sıralamanız değişecektir. (Doğru kelime bulamayacağımı ifade etmiştim)

Rahmanın Hafız adını telaffuz ettiğinizde Muhafız ve koruyan anlamlarını düşünüp peşine Rahman ve Rahim adını zikredip Allah dan bir şeylerinizi muhafaza etmesini istediğinizde bir milyon kere manasız bir şekilde hafız demenizle oluşacak korunmayı elde etmiş olacaksınız. Bu yüzden "Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim!.."40/60

Mesela çok güçlü bir ağrı kesici ilacınız var. Siz ilaç kaliteli ve iyi diye yutarmısınız.İlacın çok iyi olması yutmanızı gerektirmez.İhtiyacınız olduğunda gereksinim duyarsınız.

Aksi halde yutmaya devam ettiğinizde ilacın sizdeki tesiri zamanla kaybolacaktır.

Manalarını öğrenip tefekkür etmeniz lazımken papağan gibi manası üzerinde düşünmeden sayısız tekrarlar bazen ağrı kesici hapı fazla alındığınızda ki gibi farklı etkilere neden olabilecektir.

Ortalık da gezen Esma açıklamalarının zikir amaçla sayıları genelde Kuran dışı kaynaklardan derlenmiştir. Kurana sımsıkı sarıldığımızda aşağıdaki gibi bir metot ortaya çıkmaktadır.

 

 

Bir örnek:

-Ey Hafız (Koruyan,muhafaza eden) olan Rahman ve Rahim Rabbim dedikten sonra: aklımı koru veya kardeşimi koru,yahut sevdiğimi koru,yahut beni koru gibi ismin işaret ettiği manayı talep etmek tam isabet olacaktır. Ey hafız olan deyip bana ilim ver demek yerine Ey Alim(ilim sahibi) olan Allah’ım bana ilim bahşet demek Ona isimleri ile dua ediniz ayetinin yaşandığı şeklidir.Bunun içinde isimlerin işaret ettiği manayı bilmek gereklidir.

Kelime önemlidir. Bana göre Evliya çelebinin rüyasında Şefaat demek yerine dili sürtüp Seyahat demesi ile karşılaştığı hal örneği esasında kelimelerin telaffuzunun ne denli önemli olduğunun vurgusudur.

Aşağıda işaret ettiğimiz şekilde dua etmek ise manaları hızlıca öğrenmenizi de sağlayacaktır. Çünkü manaları kavrayıp idrak edip öğrendiğinizde Rabbimizin sayısız adından sizin kurtulmanıza,cennete ulaşmanıza ve ondan nasıl yardım olacağınız konusunda fayda sağlayacak 99 adı ile tanımış/tanışmış olursunuz. Buda şirkten arınmaya gayret göstermenin adıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kuran Okurken Nasıl Dua Edilir


Yıllardır sömürülen beyinlerin idrak düzeyi hiç olmadığı kadar yerlerde sürünürken bize bizi izlemeyi  ve bilmeyi veren çok sevgili ve çok sevilen Alemlerin Rabbine şükrümü asla tam olarak  ifade edemeyeceğimi ve hatta böyle satırları bile yazmanın acziyeti içinde bir lisan ile nimetin onun olduğunu hatırlatarak gün içinde nasıl Kuran okursak ahiretmiz için katkı sağlar bunu değerlendirmeye çalışacağız.
Dünyada ki en hikmetli ve en değerli işlerden biri Kuran ve  mealini okumaktır.

Arapça okuduğunuzda pek bişi anlamazsınız. Ama bilirseniz ki Dua mümin için herşeydir. Çünkü bu dünyayı değerli kılan "O" Dilemeden siz dileyemezsiniz" hükmünün olmasıdır.Dualarınızla dilediğiniz şeyleri esasında dileyenin "O" olmasından kaynaklanmaktadır.

"O"nda olduğumuz bu alemde dua etmek çok değerlidir. Çok kıymetlidir.
Size dua etme isteği ve izni veren Allah elbette Vehhab ve Gafur olmasında dolayı siz  görmeseniz bile dualarınız yansıdığı alemde karşılıkları vardır.

Her dilediğiniz şeyi aslında dileyen HU dur.

İşte Kuran aslında bir başka özelliği ile dua rehberidir. Peygamberlerin,salih kulların,meleklerin nasıl dua ettiğini vurgular.
Kuran mealini  her yıl sindirerek hatmetmek üzerine yaşam kurmalıyız.

En baş sayfasından itibaren Kuran mealine her gün 5 dakika ayırmanız,yani 2 sayfa meal okumanız,okuduklarınız üzerinde  tefekkür çok önemlidir.

Zira bir şekilde şahitliğiniz inde onayıdır. Kelimei Şehadet deki şahitlik neyin şahitliğidir.Bir şeye şahit olduğunuzu söyleyebilmek için Kuran melaini okuyanlardan olmak zaruridir.Müslüman olmanın emaresidir.

İşte bu okumalarda çok hayırlı kişilerin ettiği dualara denk geleceksiniz.

İşte orda sizinde duaya katılmanız gereklidir. Meali okurken denk geldiğiniz duada bir süre duraksayın ve Rabbinizden samimi bir şekilde duada işaret edilen manayı isteyin.
Keza Cehennemliklerin halini okurken yine orda durup:Lütfen rabbim burada bahsettiğin kişilerden eyleme! deyin. Çok sevilen kişilerin hallerini okurken de yine durun ve  o salihlerden olmayı dileyin..

Bu okuma Kuran devam ettiği sürece sizde bulunması gereklidir.

Nuh tufanını okurken sanki gelecekte olacakmış gibi Nuh'un helak olan kavminden eyleme! Firavunun durumunu okurken Ya Rabbim firavunun yanında bulundurma gibi  duaları Kuran okudukça yapmamız çok değerlidir.

İşte bu ve benzer şekildeki duruş ile ömür boyu Kuran okuma işi dua ile harman olup sizin için gerçek bir zafere dönüşecektir.

Lütfen hayat çok kısa! Her gün en az bir kaç dakikanızı Kuran Meali okumaya ve ordaki dualarla bütünleşmeye ayırınız..

Çok Önemli Bir Dua Yöntemi

Hani genelde yabancı film ve dizilerde denk gelirsiniz ve şöyle başlar: “Sevgili günlük! ..”
Lütfen eğer müminlerdenseniz bu tavsiyemi ihmal etmeyin her gece başınızı yastığa koyduğunuzda bir günlüğe yazar gibi Rahman ve Rahim olan Allah ile Türkçe konuşun.

Gün içerisindeki karşılaştığınız olaylardan bahsedin.

Yapmasam iyi idi dediğiniz hatalarınızı itiraf edip bir daha yapmamayı ve bağışlanmayı dileyin.Sorunun nasıl başladığını dillendirip çözüm için verdiğiniz çabalardan bahsedin. 

Neyi bilmiyorsanız bilmediğinizi ve öğrenmek istediğinizi  ve bunu öğretmesini söyleyiniz..

"O"nun hakkında yanlış düşünüp,yanlış şeyler söylediyseniz bunları bağışlamasını ve doğru olanları öğretmesini isteyiniz.
Uzaklarda bir yerde değil size sizden daha yakın olan Allah'a seslendiğinizi bilerek mırıldanın..

Kısaca Sevgili Rahman ve Rahim olan Rabbim diye başlayın..
Dilinizin sürtmesinden korkmadan,merasimden,şekilcilikten,edebiyat özentisinden,ezbercilikten tamamen uzak en yalın ve saf hali ile düşüncelerinizi dillendirin..
Allah bilir ama bu dua yöntemi beklide anlamını bilmediğiniz bir gece namazı kılmak kadar ve daha fazla sizi Rahman'a yakın kılacaktır.
"Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var." (Furkan/77)

Lütfen bu şekilde ki duayı hem siz yapın,hem dostlarınıza/ÇOCUKLARINIZA tavsiye ediniz.. "O" Nasip ederse bir süre sonra gece olmasını dört gözle bekleyeceksiniz.. Ve hatta günde beş kez günlüğe yazmak için koşacaksınız..

Ses tonunuz ise düşünmek ve çok yüksek ses yerine hafif bir mırıldanma ile olsun."Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma." 7/225

Bakara süresi 152 de” O halde siz beni hatırlayın ki, ben de sizi hatırlayayım. "Buyrulmuştur. İşte bu sebeple içten yapılan dua büyük iştir.Zira"O"nun tarafından anılmak muhteşemdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İblisin Son Oyunu

Kişi ölüm anında veya öldükten sonra ki artık geri dönemiyorsun ve bahsedilen an çok daha uzun bir süreç..

İşte bu anda İblis son oyununu sahneye koyar..
İmanı saptırmak ve Rabbin Kim sorusuna farklı bir cevap verdirmek için elindeki tüm imkanları kullanır.

Buraya dikkat!An gelir kişi bir şeye ol der ve o şey anında oluverir!

Gücü inanılmaz şekilde çok şeye yetiyor sanrısı ile tuzak kurar.Bu sanrı ile çok kısa olmasına rağmen binlerce yıl sürecek/sürüyor hissi ile Allah ilah değildi sistemdi diyenler bu noktada ol deyince olduranın kendileri olduğunu zannederek kaybeder..
Başka bir teknikle ise Kişiye sevdiği biri gibi yaklaşır..Allahtan daha çok sevdiği bu kişi bulundukların yerin,yaşamın bütün sırlarını bildiğini dünyadaki Allah kavramın safsata olduğunu bir fayda sağlamadığını söyler.
. Bu şekilde kişi binlerce yıl yaşadığı sanrısı ile bunu kabul ederek kaybeder..

İblis bütün bu tuzakları aşan kişiye başka bir oyun kurar. O kişinin ricali gaybdan biri olarak gördüğü evliya şeklinde yaklaşır..

Kişi zaten her söylediği doğru biri olarak gördüğü bu zat kılığındaki iblise teslim olmuştur.

İblis hazır teslim olmuş kişiden artık istediğini rahatça almıştır. Ve Kutsama getirisinin bedeli ile yine kaybedilmiştir.

Bunlarıda geçen kişiye son bir çare ile olarak kendisini Hz Muhammed Mustafa S.A.V Olarak tanıtır.
Kişi dünya hayatında S.A.V adından başka bir şeyini bilmeyip doğal olarak tanımamaktadır.

İblis İslam’ın hükmünün geçerli olmadığını ve İslamın Hiristiyanlık dininin devamı olduğunu ve İsa'nın Allah'ın oğlu gibi  olduğunu ve o yoldan gidilmesi gerektiğini ve Hıristiyanların ancak böyle kurtulduğunu söyler.. Ve hatta kendisinin bile aslında Allah olduğunu ve Rabbin kim sorusuna cevabın (Hakikati Muhammed esasına göre) Muhammed (s.a.v) cevabını vermesi gerektiğin telkin eder...

Her ne kadar iblis S.A.V şekline bürünemese de ancak başka bir bedeni insana Hz. Muhammed  S.A.V olarak tanıtır.

Ve daha nice tuzaklar,telkinler ve yollar..
Ah be güzel kardeşim And olsun burada ki kafanla,burada ki bilginle kimsen o kadar baş edebileceksin..
Yani bir çeşit güç bekleme..
Bur da taklitten sıyrılıp hakikati bulmaya çalışmalısın..

Bunun içinde dua ile başlamalısın. Ancak bu alemde yaşarken dua ettiğin taktirde Rahman hayırlı kapılar açacaktır

Yukarıdakileri senin anlayacağın şekli ile kolaylaştırdım..

Kuran'ı Kerim'e sımsıkı sarılanların dışındakilere maalesef kurtuluş yok!

 

Dua ile İnsan İsterse “Görünmez” Olabilir

"Hollanda'nın önde gelen psikologlarından Prof. Van der Hoven geçtiğimiz günlerde deneysel olarak “Kuran okumanın ve Yüce Allah'ın adını zikretmenin” insan sağlığı üzerindeki etkisini kanıtladığını açıkladı. Üç yıl süren bu araştırmanın en önemli özelliği; araştırmacı Van der Hoven ve deneklerin bir kısmının Müslüman olmaması, daha da ilginci deneklerin çoğunun tek kelime Arapça bilmemeleriydi. Yalnızca deneklere Allah kelimesini doğru şekilde telaffuz etmesi öğretildi. Deney sonuçları, depresyon, psikolojik gerilim gibi şikayetleri olan denekler için oldukça şaşırtıcıydı.



Bulgulara göre düzenli olarak Kuran okuyan ve Allah'ın adını anan kişilerin psikolojik rahatsızlıklardan korunduğu belirtildi. Aynı zamanda “Allah” kelimesini Arapça telaffuzuyla tekrar ederken her harfin solunum ve kalp atışları üzerindeki ayrı bir etkisi olduğu, bu sayede psikolojik rahatsızlıkların iyileşmesinde her birinin rol oynadığı da ifade edildi."

Yukardaki haber metni bana ulaşınca kelimeler hakkında aslında bilmediğimiz çok daha fazla şey olacağı iddaları daha fazla kesinlik kazanmıştı.

Kelimeler ve Esma El Hüsnada ki sırlar daha fazla kitle tarafından duyulmaya başlanmakta.İşte görünmez olmak konusu hakkında epeydir yazma kararım bugün aksiyona dönüştü.

Bana göre çok özel bir kelime ile görünmez olmak mümkün.  Durun hemen yanlış anlamayın.

Bu kelimenin hayata akması için çok hayaller kuruldu,filmler,diziler hayatın bazen merkezine oturdu. Çaresi var mı? Mümkün mü sürekli tartışıldı.Oldukça ilgi çekici olan bu konu bana göre gözlerden  değil de algılardan uzaklaştığında olabilir.Bunun içinde çok büyük teknolojiye gerek yok! Bütün sır bir kelimenin aşk ile söylenmesinde.Farkın damısınız yine geldi iş aşk’a dayandı. Bana göre henüz aşk’ı en iyi anlatan yazı yazılmadı.

Daha doğrusu aşık ortada yok!

Bu konu dağılmadan görünmezlik konusuna dönelim.

Algılardan saklanarak kişi görünmez olabilir.
Ve büyük teknolojiye gerek yok! Yeter ki doğru kelime bulunsun.

Bazen bir tek kelimeyi söyleyerek karşınızdakini iki büklüm edip,şekilden şekle sokabilirsiniz..
Olayı bu şekilde yazınca  şaşırtıcı oluyor değil mi?

Limon kelimesine karşı bir çeşit rahatsızlığı olan kişi aslında tıbbi açıdan çok sağlıklıdır.
Ama beyinlerindeki değişik çalışan farkındalık hisleri gelişmiştir. Siz limon kelimesini tekrar ettikçe bu kişiyi çok zor duruma sokarsınız.

İşte  Esma-ul Hüsna da öyle bir isim var ki;  O’nu çok içten tefekkür edip lisana aşk ile döktüğünüzde  beyninizde yeni hücrelerin atağa geçmesini tetikleyerek etrafınızdaki canlıların algısını kör edebiliyorsunuz. Sizi göremiyorlar.Yani bilimin dili ile görünmez oluyorsunuz.

Kelimler konusunda tahliller,araştırmalar inanılmaz yerlere geldi.

Küçük bir alıntı yapmak istiyorum;

“Önemli enerji kaynaklarından veya tüketicilerinden biri kullandığımız kelimelerdir ve hayatımızı kullandığımız kelimeler yönetiyor.

Kelimelerimizi biz yönetmezsek onlar bizi yönetecekler.

Üç tür kelime kullanırız:

Nötr kelimeler: Bunlar, üzerinde hiçbir yük bulunmayan, hiçbir şeyi itmeyen veya çekmeyen kelimelerdir. Atom içindeki nötron parçacıkları gibi. Duygu yönü sıfır olan kelimelerden söz ediyoruz. Örneğin: Normal, sıradan, şey, iş, önce, sonra, gün, akşam vs... Bu tür kelimelerde hiçbir olumlu veya olumsuz çağrışım yoktur. İyi değildirler ama kötüde değillerdir...

Zayıflatıcı kelimeler: Bu kelimelere dilin doğasında olumsuz anlamlar, olumsuz duygular yüklüdür. Zayıflatıcı kelimelerle çirkinlikleri, kötülükleri tanımlarız. Bu kelimeleri her kullandığınızda enerji yükünüz azalır. Kelimeler tekrar edildikçe olumsuzluk yükü artar, kocaman bir duygu çöplüğü oluşur. Şu kelimelere bakın: Alçak, ********, adi, başarısız, çirkin, tiksindirici, pahalı, korkunç, zor, acı, öldürücü, kanlı, katil, tembel, eski vs...Gerçektende bunlar hayatımızdaki kötü alışkanlıklardan biridir.... Zayıflatıcı kelimeler onları kullananları sevimsizleştirirler; zamanla nefret edilen varlıklar haline dönüştürürler.

Güçlendirici Kelimeler:Olumlu yük taşıyan güçlendirici kelimeleri her kullanışınızda ruhunuzun güçlendiğini görürsünüz. Dinleyen herkes güçlü kelimelerinizin etkisiyle sizde sihirli bir güç olduğunu sanır. Güçlendirici kelimeleri kullandıkça manevi gücünüzün, özgüveninizin, coşkunuzun arttığını göreceksiniz. Bu kelimeler, onları her tekrar edişinizde sizi daha güçlü ve etkileyici gösterecek. Dahası mıknatıs gibi bir çekiciliğe sahip olacaksınız.”

Bilim adamları çok yüksek bütçelerle ekipler organize edip enerji gücü en fazla olup güç veren kelimeleri tespit etme peşindeler.

Eminim bir zaman sonra Kuran’ın kelime gücü kitleler tarafından anlaşılacak.Fatiha gibi sürelerin nasıl enerji gücü kattığı konuşulacak. Ve adına namaz dedikleri salata koşacak  milyarlar..

Ama o zaman gerçek müminler Allah’a ulaşmış olmanın keşfini yaşayacak .Namaz kılmayacak.(Bu konuda namaz nedir makalemi okuyun)

Bilirseniz Anadolu da definecilerin çok kullandığı bir model vardır.

Abdestli olan kişi kazı yapacak alanın etrafında  önce göz kararı bir daire belirler. Sonra daire de yedi  nokta belirleyip daireyi çizmeye başlar.Belirlediği her merkeze ulaştıkça dizlerinin üstüne kıble yönüne dönerek  Euzü besmele ile birlik de bir ayete l kürsü okur. Bu sayı yedi olduğunda dairede çizilmiş olur.

Çevirmeyi yapan kişi muhtemel bilinmeyen taruzlardan korunmak için de  Sad süresi:41, Mü-minun süresi: 97/98, Saffat süresi: 7 ayetleri okur.. Daha sonra da halka içinde Yasin okur.

Artık halkanın içinde çalışma başlar ve halkanın içinde kileri hiç kimse fark edemez./göremez.

Biraz kulak verirseniz definecilerin bu işlemi yaptıktan sonra fark edilmediklerini ve buna kendilerinin de hayret etmiş olduklarını duyabilirisiniz.

Ayrıca Mekkeli putperestlerin her kabilen bir katil ayarlayıp Allah resulünün (S.A.V) evine  öldürmek için gönderdiklerinde S.A.V gelenlerin önünden elini kolunu sallayarak fark edilmeden gittiğini hatırlatırım. Birçokları Yasin süresinde bir ayeti okuduğunu söylemekteler. Tabi ki doğrusunu Allah bilir.

Definecilerin durumunu niye anlattığımı bilmek isteyenler artık anlamışlardır. Dikkatinizi Ayetel kürsüye çekmek istedim.

“Allah'ın kürsisi, Allah'ın ilmi demektir. Çünkü ilim Kürsisi, taht mânâsından daha çok bilinmektedir ve bu münasebetle ilmin kendisine de mecâzî olarak kürsi denilir. Bu rivayet, İbnü Abbas hazretlerinden nakledilmiştir. İbnü Cerir et-Taberî gibi birçok tefsirciler, bunu tercih etmişlerdir.”

Buraya hemen bir satır arası girmem faydalı olacaktır. Özellikle ilimle meşgul olup insanlara bir şeyler aktaranların asla ihmal etmemesi gereken bir konu.Mümkünse  salat eden tüm dostlar bunu ihmal etmesin.

Sabah namazlarında selamdan hemen sonra yedi Ayetel Kürsi okuyup duayı toplarken ise;

 –Ey Hafız olan rabbim!Zihnimi ve aklımı pak eyle.Verdiğin temizliği muhafaza et ey hafız olan rabbim!

Görünmezlik ve algılardan uzaklaşma konusunu toparlarsak  Allah’ın isimlerinden biri anlamı ile hayata aktığında bir çeşit enerji ortaya çıkararak bunu zikreden kişiyi algılardan saklıyor.

Hangisi olduğu ile ilgili lütfen bana sormayın. Ayetel Kürsü yi işaret etmemin nedeni bu ayette Allah’ın onlarca adının bulunması ve muhtemel bu isimlerden biri aradığımız esma olması..

Bunun için bu alemde  define aramadığınıza göre  bu dünyadan sonra geçtiğiniz alemde ciddi anlamda görünmezliğe ihtiyacınız olacak.  Adına Yeryüzü/Ahiret dediğimiz ölümle beraber geçilecek yerde cennete ulaşma mücadelesi verirken çok işinizi görecek.

Her şeyin en doğrusunu rabbimiz bilir. Ölüm gelmeden önce Allah’ın isimlerini öğrenip  şirkten arınarak Kuranın öngördüğü hayatı baki kılmak lazımdır..

 

 

 

 

 

 

 

Hatırlamak ve Unutmak

İnsanı hayata bağlayan şey hatırlamasıdır. Hatırlamak ve unutmak Allah'ın sisteminde çok önemli iki şeydir.

Hatırlamak  Allah'ın Alim esması ile  aramızdaki bağlantı kablosu unutmak ise düğme dersem anlaşılmaya yaklaşabilirim.O kadar önemlidir ki..

Mesela kapı dışında son model en pahalısından otomobiliniz olduğunu hatırlamazsanız yoktur.Gözünüzün önünde paramparça etseler bile umursamazsınız.

Bütün ilimler ve var zannetme gibi kavrayışlar esasında Allahın Alim olması ile Rahman olan Allah"a ait şeylerdir.

Allah'ın varlığı ile var olan Alim esmasının işaret ettiği bir çeşit  bilgi havuzudur. Bu havuzdan neyi isterseniz onu alıyorsunuz.Ve havuzun en değerli hazinesi ise Allah'ın ayetine göre onun zikridir.

Ve b havuzdan en kolay alma metodu Esmalar ile işaret ettiği anlamını bilerek dua etmektir.

Ömrünü bir çeşit spor takımlarının peşinde,sağcı,solcu,şucu bucu ile geçirmiş,cemaat  kavgaları ile hırsını almış,bunların yanında daha iyi ev,daha iyi araba peşinde koşulan bir hayat ile Allah'ın hazinesinden en gereksiz şeyleri aldığın için ebediyete nasıl gideceğini düşün artık.?

Ben varım demek için bile hatırlamaya ihtiyacınız var.
Hatırladığınız sürece var olanlar unuttuğunuzda hiç yaşanmamış gibidir.

Hatırlamadığınızda siz yoksunuz demektir. Uykuda iken bu örnek çok aşikardır.


Hatırlamak sizi var eden şeydir.
Uyku esnasında hatırlama kavramı geçici olarak saf dışı kalır.

Aslında uyumaya çalışırken bile hatırlama(bilme) kablosunu koparmaya çalışıyorsunuzdur.

Çok gayret gösterip,yüce kitabı okumaya  Kitaptaki dualarla bütünleşerek başlarsanız  idrakınız genişler.
Çünkü siz beden değilsiniz..
İnsanlar genelde bu noktadan sonra kopuyorlar.(Anlamıyorlar)

Bu alemde Allah'ın Alim olması ile bu hatırlama bağlantısı sürekliliğini ve olabildiğince zenginliği korumaktadır.

Ancak ölümle beraber bu dünyada Allah'ın Alim olmasından kaynaklı aldığınız/aradığını bilgiyle  ve ancak o bilgiye bağlı bir hatırlama işlemi ile karşılaşacaksınız. Bu yüzden  esmalarla en az bir kez dua etmiş olmanız inanılmaz değerlidir.

Şöyle izah edeyim.

Bağlantı düğmelerinin kablolarını değiştirsek kendinizi Hz İbrahim (A.S) bile sanabilirsiniz/olabilirsiniz.Vel hasıl dünyada gelmiş geçmiş kim varsa o olabilirsiniz..

Bu imkanınız varken siz aptal bir futbolcu veya bir şarkıcı olma derdindesiniz.

Mümin kardeşlerime düşünmeleri için ortaya koyduğum satırlardır.
Bizim unutmak ve hatırlamak üzerine tefekkürümüz tamamlandığında daha geniş bir bakış açısı ile bu konuya döneceğim İnşallah..

Bu konu anlaşıldığı taktirde reenkarnasyon kavramından cinlere kadar bir çok şey sıra ile çözeceklerdir..
Anlayanlara selam olsun...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Esmalar ile Dua Etmek

 

Esmaların işaret ettiği manalar alıntı yapılmış,zenginleştirilerek tekrar sunulmuştur.

 

ALLAH Allah Teala' nın özel adıdır. Hiçbir varlığa verilemez ve affedilemez.

 

Ey ADL olan Rahman ve Rahim Allah'ım ibadetlerimde ihlâstan, öfkelensem de kararlarımda beni adaletten ayırma. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey AFÜVV olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de affet ve affedici kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey ÂHİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım senden başka her şey fani olduğu için beni yalnız kendine bağla. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey ALÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana hayır dileyerek beni hem ilim sahibi hem de ilmiyle amel eden biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey ALİYY olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de dünya ve ahirette şerefli kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey AZÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım mü'minler arasında saygın ve kötü niyetlilere karşı beni de heybetli kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey AZÎZ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de nasihatine ve duasına ihtiyaç duyulan biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BÂİS olan Rahman ve Rahim Allah'ım ölü kalplerin hidayetine beni de vesile kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BÂKÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım İslam' a hizmet için beni de uzun ömürlü kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BÂRİ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de maddeten ve manen üretken kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BÂSIT olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de insanlara faydalı kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BASÎR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de seni görür gibi inanan ve ibadet yapanlardan ve ileri görüşlülerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BÂTIN olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de yerlere, göklere ve tüm varlıklara ibretle bakıp imanını pekiştirenlerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BEDÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım tüm amellerimi güzelleştir, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey BERR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de çevresine devamlı iyilik yapan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey CÂMÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da müslümanları toparlayan, onlara kol kanat geren bir kişilik kazandır. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey CEBBAR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de çevresine iyiliği emreden, kötülüğü nehyeden, adalet uygulayan, daima onların yararına çalışan ve çalıştıran biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.) istesem de bana günah işleri yaptırma,

 

Ey CELÎL olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da seven, sevilen, gönüllerde taht kuran yüce bir kişilik kazandır. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ED- DÂRR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da musibetin içinde bile hikmeti görebilen bir anlayış ver. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey EVVEL olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de hayırda önde gidenlerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

 

 

Ey FETTAH olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de müslümanları kaynaştıran ve sıkıntılarını gideren biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey GAFFAR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de gıybet etmeyi değil kusurları affetmeyi ve örtmeyi başaranlardan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey GAFÛR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da öfkeyi yutmayı, kusurları bağışlamayı nasip et.

 

Ey GANİYY olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da hayırlı bir zenginlikle birlikte zühd ve takva sahibi olmayı nasip et, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HABÎR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da İslam' a fayda ve zarar getirebilecek olayları önceden sezdir.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HÂDÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de insanların hidayetine vesile kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HÂFID olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de hiçbir düşmanı desteklemeyen ayrıca nefsinin ve şeytanın hiç etki edemediği insanlardan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HAFÎZ olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da müslümanları gözeten, kollayan ve sahip çıkan bir güç ver. ve beni muhafaza et. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

 

 

Ey HAKEM olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da senin emrin dışında karar verdirme.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HAKÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de başıboş biri değil ilkeli kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HAKK olan Rahman ve Rahim Allah'ım benim de mü'min özelliğimi bozma. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HALIK olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de imanlı yaşat ve imanlı olarak öldür. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HALÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de etrafındakileri dağıtan kaba ve katı biri değil tatlı bir su gibi etrafında toplanılan yumuşak biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HAMÎD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de örnek alınacak şekilde günümüze ve geleceğe önderlerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

 

 

Ey HASÎB olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de ölmeden önce ölmüş gibi amellerinin hesabını sorgulayanlardan biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey HAYY olan Rahman ve Rahim Allah'ım İslam' i hizmette daima beni de aktif kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

 

 

KÂBİD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de şeytanını memnun etmeyen ve nefsini şımartmayan biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KÂDİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da daima şifa, rahmet ve mücadelemde zafer ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KAHHAR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de şeytanını, nefsini ve şartlanmış düşmanını yenenlerden eyle.
(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KAVÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de daima güçlü ve şevkli kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KAYYÛM olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de çevremde idareci ve önder kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KEBÎR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de gönüllerde yücelen, sevilen, sayılan, tarihin büyüklerinden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KERÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de çevresine iyilik edenlerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey KUDDÛS olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de kusurlardan uzaklaştır ve hep güzel ahlak ile donat,

 

Ey LATÎF olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de çok ince meselelere vakıf olan, farkı fark eden, şartlara bakıp gerekeni yapan duyarlı kişilerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÂCİD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de mü'mine yumuşak, kâfire karşı onurunu ve şerefini koruyanlardan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÂNÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım benim nefsim istese de bana günah ve kötülük yaptırma, ayrıca bana ve neslime gelecek kötülükleri de engelle,

 

 

Ey MECÎD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de İslam' a hizmetle şereflendirdiğin kişilerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MELİK olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de kalbini ve İslam diyarlarını işgal ettirmeyen kahramanlardan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey METÎN olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da hiçbir vesvesenin ve musibetin sarsamadığı bir kişilik kazandır, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MU' îD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de ayetleri tekrar tekrar okuyan, düşünen, tebliğ yapan ve gönüllerin dirilmesine sebep olanlardan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MU ‘RİD Olan Rahman ve Rahim Allah'ım! Dini vecibelerimi ve çok önemli olan namazı kılabilmek için irade nasib et.(İstediğiniz olana kadar hergün 70 kez devam edin)

 

Ey MU' İZ olan Rahman ve Rahim Allah'ım mütevazılığımı arttırarak beni de izzet, şeref ve onur verdiklerinden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUAHHİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de günahlara dalarak kendinden uzaklaştırdığın kullarından kılma ve varsa kusurlarım üzerine öldürme,

 

Ey MUĞNÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de gönlü tok olanlardan kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUHSÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de taklidi değil de ilmi ve şuurlu bir imana ulaştır.

 

Ey MUHYÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım benim de kalbimi daima diri tut, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUKADDİM olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de kendine yaklaştırdıklarından kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUKÎT olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da yetecek ve hesabını vereceğim kadar helal rızık ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUKSIT olan Rahman ve Rahim Allah'ım benim de boş şeylerle oyalanmama fırsat verme, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUKTEDİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da zayıflara yardımcı olabilecek güç ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MUSAVVİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım benim de hayatımı İslam' la şekillendir, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜ' MİN olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da elinden ve dilinden zarar gelmeyen bir kişilik kazandır, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜBDİ olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da yarattıklarına ibretle bakan bir anlayış ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜCÎB olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da Müslümanların istek ve ihtiyaçlarına yardımcı olan, teşvik eden bir şuur ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.) (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜHEYMİN olan Rahman veRahim Allah'ım bana da yarattıklarına zarar vermeyen ve onların ideallerine ulaşmada yardımcı olan bir kişilik ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜMÎT olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da ölümü çok çok anan, böylece hem şeytanı hem de nefsini yenen bir iman gücü ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.) (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜNTAKÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım İslam düşmanlarını, Müslümanları katledenleri ya ıslah et yada bu olan Rahman ve Rahim Allah'ım muamele et, bana da zulmü nasip etme ve beni de merhametli kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜTEALÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de inanıyorsanız üstünsünüz bilinci ile yaşat,

 

Ey MÜTEKEBBİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da gururlanan, kibirlenen değil kötülüğü basit gören bir anlayış ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey MÜZİL olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de İslam' a leke getirecek adi işlerden uzak kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

MÂLİKÜ' L-MÜLK olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da helalinden mülk ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.) emanetçi olarak göster ve dünyaya da meylettirme,

 

EN- NÂFÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da daima dünya da ve ahirette hayırlı olanı ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

EN- NÛR olan Rahman ve Rahim Allah'ım benim kalbimi kusurlarla, günahlarla kirletme, hayırla aydınlat ve beni de mahşerde ve sıratta nurları önlerinde giden ve yol gösterenlerden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Er –RAB  olan Rahman ve Rahim Allah’ım eşyayı öğrenmemi kolaylaştır. Nefsimi terbiye için karışıma çıkarttığın olayları anlama ve sabretme gücü ver.

 

ER- RÂFİ' olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de iman, amel ve hizmetle şereflendir, kusur işleyerek gözlerden ve gönüllerden düşürme, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ER- RÂHİM olan Rahman Allah'ım bana da hep acı ve merhamet et, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ER- RAHMÂN olan Rahim Allah'ım benim de amellerimi riya ile heder etme, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ER- RAKÎB olan Rahman ve Rahim Allah'ım ahiret sahnelerini benim de gözümden uzak tutma, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ER- RAÛF olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da daima şefkat ve merhametle bak, beni şefkatli ve merhametli kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ER- REŞÎD olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da doğru yolunu göster ve beni de yol gösterici kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ER- REZZÂK olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da şükrünü ödeyemeyeceğim çok rızkı değil aksine şükrünü ödeyebileceğim derecede bir rızık ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ES- SABÛR olan Rahman ve Rahim Allah'ım başarıya götüren bir sabrı bana da nasip et,

 

ES- SAMED olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da herkese lütfeden bir cömertlik ama kimseden bir şey istemeyen bir tok gözlülük kazandır, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ES- SELÂM olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da tüm çevremin emin olduğu, güvendiği sadakatli bir kişilik kazandır, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ES- SEMİ olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da ya hayır söyleyen ya da susan bir şahsiyet ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

EŞ- ŞEHÎD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de İslam' ın örnek alınan şahitlerinden kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

 

 

 

EŞ- ŞEKÛR olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de kadri kıymet bilen, kesinlikle nankörlük yapmayan, azlıkta da çoklukta da şükreden bir kul yap,

 

ET- TEVVÂB olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de çok tevbe eden ve kusur bağışlayan biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey VÂCİD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de tüm işlerini planlı, programlı yapan ve sonucunu yalnız Allah' tan isteyen biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey VÂHİD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de Müslümanların birliği ve beraberliği için çalışan ve bunun için dua eden biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey VÂLÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım bir babanın çocuklarına sahip çıkması gibi bana da Müslümanlara sahip çıkan bir kişilik ve imkan ver.(İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey VÂRİS olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de ilimde ve hizmette peygamberlere varisçi kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.) sahip olduğum mala emanetçi gözü ile yaklaştır,

 

Ey VÂSİ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de strese saplanmış dar kalpli biri değil geniş kalpli biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey VEDÛD olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de sevgi ve merhamet sahibi kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.) geçinilemeyen biri değil geçinilen, sevilen ve aranan biri kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

 

Ey VEHHÂB olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da daima karzı hasen yapan, yaptığı iyiliklerden bir karşılık değil teşekkür bile beklemeyen bir şahsiyet kazandır, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

Ey VEKÎL olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de daima güvenilen, dürüst ve doğruluk örneği yap,

 

Ey VELÎ olan Rahman ve Rahim Allah'ım beni de daima Müslümanlara yardımcı kıl. (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

EZ- ZÂHİR olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da iyilikleri ile bilinen, sevilen, sayılan ve örnek alınan bir kişilik kazandır, (İstediğiniz olana kadar hergün içten içe devam edin.)

 

ZÜ'l- CELALİ ve' l- İKRAM olan Rahman ve Rahim Allah'ım bana da yalnız Allah' ı büyük tanıyan, onun için ikram eden ve Allah' tan başka kimseye eğilmeyen yiğit bir kişilik ver.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Akıl Eşsizliği Kabul Etmek Zorunda

Soru:Peki, insan senin yazdığın gibi "yaratılmış" ise nerede ispati? Yani insanin "yaratıldığı" şeklindeki ön kabule hangi bulgudan yola çıkarak vardın ? Sistemin mükemmelliğinden ötürü , yaratıcı vardır herhalde deme ama. Gerçek bir aritmetik ve siyantik ispat var mi ?
Cevap: Mükemmelliği kabul etmeyen akıl eşsizliği kabul etmek zorunda!
İnsan'ın birey olarak eşsiz olması yeterde artar bile!Milyarlarca insan ve hiç biri birbirine benzemiyorsa akıllı insan bundan kuşku duyar..
Ne parmak izin,ne dil izin! Nede duyguların!Tümü ile eşsizsin! Milyarlarca eşsizlik..Gerçek bir aritmetik ve siyantik ispattır bu..

Böyle bir şey yaratıcı yoksa asla mümkün değil,ve hiç bir teorinin bunun aksini ispat etmesi de mümkün değil!

Öte yandan bilmelisin ki Kitabımız Bu yaratıcının mekandan münezzeh olduğunu söyler!

Kısa bir örnek vermek lazım olursa Bilincini (sen'i) bedenin üzerinde ararsan ancak "hiç"e ulaşırsın.Yani bulamazsın.Öte yandan bedenin her yerinde ve hiç bir yerinde olan bir sen mevcuttur. Kurana göre uzak ilah inancı yoktur.Rahman her şeyi kuşatmışmış tır.Öyle ki "ne yana dönersen "O"nun vechini görürsün".Ve "O" varlığı ile var olan mekandan münezzehtir.
Mekansızlığı düşün!Asla yapamazsın..

Yani et gözle gördüğün hiç bir varlık ilah olamaz!.
Senin anlayacağın dille  sanrındaki hali ile Tanrı yoktur!

Genel itibari ile yukarda ki sorunun aradığı mekana tabi  Tanrı yoktur!
Zaten sorunlar bu yanlış anlaşılmadan kaynaklanmaktadır.

 Mekana tabi ve mekanı olan bir varlık sebep-sonuç ilişkisinden kurtulamaz.
Sorular büyür;

-O nu kim yarattı!Onu yaratanı kim yarattı..Nerden geldi..Ne zaman geldi ..Şimdi nerde gibi zannındaki tanrıyı sorgular ve bulduğun sonuçları da Kuranın ilahı zannedersin.

Bu zan ile yapman gerekeni yapar en sonunda kafanda ki Tanrıyı ret edersin
.(Öte yandan  bu izahın zıttı doğrultusunda kafasındaki şirk koştuğu Tanrı düşüncesi ile yaşanlara ve bunu Allah diye sunanlara  hiç değinmeyeceğim!)

Kuran gibi mucize bir bilgi kaynağını şirk koştuğun ve zannındaki ilahın gönderdiği kitap sandığın için müthiş bir gerçekten mahrum ve perdeli bir hal ile diğer aleme göç eder sonsuzluğu kaybedersin..

 

Bu yüzden doğru anlayıp taklitten kurtulmak lazımdır.

Ayrıca Kuran bizi ölümden sonrası için hazırlar!

Ve Esasında ölümden sonrasının broşürüdür,katalogudur Kuran!
Kuran’a bu dünya çok değersizdir..
Ve bir çeşit deneme yurdudur!

Bütün hazırlığımız ölümden sonrası içindir!
Ve sonsuzluk zaten başlamıştır.
Ölümden sonraki şartları insanlar bilmediği için genelde hazırlık yapmazlar..Ve mümin bu dünyanın değil yeryüzünün/ahiretin halifesidir.(?)Hazırlık yapanlara da akılsız gözü ile bakarlar..
Bize göre her şeyin doğrusunu Allah bilir
.

Dualara kendini teslim etmek için Taklitten ve şüpheden arınmış bir iman ile birlikte olman gereklidir.Bu yüzden yukarda ki ip uçlarını aktardım.Üzerinde düşünmen dileği ile..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alfabetik Dizilişle Esma el Hüsna

Allah'ın isimleri "O"nun katından bizim anlayacağımız şekli ile kolaylaştırılmıştır.

Lakin sayıları ifade etmek için Matematik kelimesini kullandığımızda çok yetersiz olacaktır.

Yahut Edebiyat isminin işaret ettiği manayı anlatırken yine bir iki kelime yetersiz olacaktır. Örneklerde olduğu gibi aşağıda da anlamı üzerinde manalar ifade edilmiştir.Ve yetersizdir.

Lakin şirkten arınmak adına fayda sağlayacaktır.Allah'ın sayısız adı vardır.

Bizler bu sayısız isimden 99 ile "O"nu tanır ve dua edersek S.A.V. Müjdesine nail olabiliriz.

Alfabetik olması öğrenmeniz  için daha kolay olacaktır.

 

Alfabemizin sıralamasını bildiğiniz için hangi harf de kaç isim var bunları daha kolay düşünüp tefekkür akışını kolaylaştıra bilirsiniz.

 

İsimlerin başlarına ey veya el eki koymak sizin bileceğiniz iştir.

Allah’ın zatına işaret eden isim için el veya ey kullanmadığımız gibi diğer isimler içinde kullanmayabiliriz.

 

Allah şöyle buyurmuştur: De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır.”17/110 

Burada ey veya el veya er gibi takılar bulunmamaktadır.

Size nasıl kolay geliyorsa öylece “O”nu anın..”O”nu hatırladığınızda sizde anılırsınız.."O halde siz beni hatırlayın ki, ben de sizi hatırlayayım. ."2/152

 

·         A

ALLAH:Zatıdır

ADL: Adalet Sahibi

AFÜVV:Affedici

ÂHİR:Sonu Olmayan(Zamandan Münezzeh)

ALÎM:İlim Sahibi(İlmin Kaynağı)

ALİYY:Aklın Alamaycağı Kadar Yüce

AZÎM:Büyüklükte Eşsiz

AZÎZ:Mutlak Galip

·         B

BÂİS:Her anlamda Dirilten

BÂKÎ:Ebedi Varolan

BÂRİ:Ölçü ve Uyumla Yaratan

BÂSIT:Genişleten

BASÎR:Bütün açıları ile eksiksiz gören

BÂTIN:Et gözün görmeye gücü yetmediği/Gözle algılanamayan

BEDÎ:Emsalsiz yaratan.Eser ve ihsanlarıyla her yerde ve her şeyde apacık görünen.

BERR:Bütün İyiliklerin Kaynağı

·         C

CÂMÎ:İstediği istediği yerde birleştiren

CEBBAR:Kuvveti sınır tanımayan,dilerse zorla boyun eğdiren

CELÎL:Yücelik ve onur sahibi

·         D

DÂRR: Darlık veren

·         E

EVVEL:Başlangıcı olmayan/Zamandan Münezzeh

·         F

FETTAH:Bütün Kapıları Açan Fatih

·         G

GAFFAR:Gizleyen,Affeden/Gizlice Affeden

GAFÛR:Hataları Bağışlayan

GANİYY :Mutlak Zengin

·         H

HABÎR:Olmuş ve Olacak Herşeyi Bilen

HÂDÎ:Hidayet Veren

HÂFİD:Alçaltan/Verdiklerini Alan

HAFÎZ:Koruyucu

HAKEM:Bilgisi ve adaletiyle son hükmü veren

HAKÎM:Hüküm sahibi

HAKK:Apaçık hakikat

HALIK:Yaratan

HALÎM:Yumuşak davranan

HAMÎD:Övülmeye en lâyık olan

HASÎB:Bütün Yarattıklarının Hesabını bilen

HAYY:Varlığı ile her şeye hayat veren

·         K

KÂBİD:Kabzeden, sıkan, darltan.

KÂDİR:Dilediğini istediği gibi yaratmaya müktedir

KAHHAR:Kahredici

KAVÎ:Zayıflığa ve zaafa uğramayan,çok güçlü

KAYYÛM:Bütün mahlukatı ayakta tutan

KEBÎR:Büyüklüğü idrak edilemeyen

KERÎM:Cömert

KUDDÛS:Temiz ve temizleyen

·         L

LATÎF:İhtiyaçları kolayca karşılayan,İhsanı Sınırsız

·         M

MÂCİD:Sonsuz şan şeref ve yücelik sahibi

MÂNÎ:Dilediğini engelleyen,mani olan

MECÎD:Lütüf ve Keremi Bol

METÎN:Kudretli çok güçlü ve sağlam

MUîD :Yok eden ve ölüleri dirilten

MURİD:Mutlak iradenin sahibi

MUİZ:Dilediğine izzet ve şeref veren

MUAHHİR:İstediğini geride bırakan,arkaya koyan

MUĞNÎ:Dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren

MUHSÎ:Her şeyin sayısını, teferruatıyla bilen

MUHYÎ:Dirilten

MUKADDİM:Dilediğine maddi manevi nimetler verip öne geçiren.

MUKÎT:Mahlûkatın azığını temin eden

MUKSIT:Mazlumun hakkını zalimden alan.

MUKTEDİR:Mutlak güç sahibi.Kendisi için imkânsız hiçbir şey olmayan

MUSAVVİR:Suret ve şekil veren

MÜ'MİN:Şüphe ve tereddütleri kaldıran,İman nuru veren

MÜBDİ:Varlıkları, daha önce bir misli ve benzeri olmaksızın yaratan

MÜCÎB:Kendine dua edip yalvaranların isteklerini işitip cevab veren

MÜHEYMİN:Gözetici ve koruyucu

MÜMÎT:Ölümü yaratan,ecelleri geldiğinde canlıları öldüren

MÜNTEKÎM:Suçlulara müstahak oldukları cezaya çarptıran

MÜTEALÎ:İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce olan

MÜTEKEBBİR:Kibriya ve azamet kendisine mahsus olan

MÜZİL:Dilediğine alçaltan ve zelil eden

MÂLİKÜ' L-MÜLK:Mülkün ebedi ve ezeli sahibi

·         N

NÂFÎ:Hayır ve menfaat verecek şeyleri yaratan faydalandırandır.

NÛR:Alemleri nurlandıran

·         R

RAB:Terbiyeci

RÂFİ:Dereceleri yükselten

RÂHİM:Ahirette ancak müminleri ebedi nimetlerle mükafatlandıracak olan

RAHMÂN:Esirgeyen/Bağışlayan

RAKÎB:Kendisiden hiç bir şey gizli olmayan

RAÛF:Şefkati eşsiz ve benzersiz olan

REŞÎD:Varlığı, var ediş gayesine uygun bir biçimde hedefine ulaştıran

REZZÂK:Yarattıklarını sonsuz manalar ile besleyen

·         S

SABÛR:Sabırlı olan,Acele etmeyen

SAMED:Herkesin muhtaç olduğu hiç kimseye muhtaç olmayan

SELÂM:Ferahlık ve Selamet veren

SEMİ:Gizli açık herşeyi işiten

·         Ş

ŞAFİ:Şifa veren, iyileştiren,tam olarak kâfi gelen.

ŞEHÎD:Her an her yerde hazır ve nazır.

ŞEKÛR:Az amele çok sevap veren

·         T

TEVVÂB:Tövbeleri çok kabul eden

·         V

VÂCİD:İstediğini istediği vakit bulan

VÂHİD:Bir olan,Benzeri olmayan,zat ve sıfatlarında ve isimlerinde ortağı bulunmayan.

VÂLÎ:Kainatı ve her an olup biten herşeyi tedbir ve idare eden

VÂRİS:Mülkün gerçek vârisi

VÂSİ:İlim ve ihsanı her şeyi içine alan

VEDÛD: Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan,Sevginin Kaynağı

VEHHÂB:Hak edilenden çok fazlasını veren,Karşılıksız veren

VEKÎL:Yaratıkların bütün işlerine kefil olan

VELÎ:Yardımcı ve dost

·         Z

ZÂHİR:Varlığı açık olan,görünen

ZÜ'l-CELALİ ve'l-İKRAM :Ululuk ve ikram sahibi.

 

Esmaları mutlaka  ezberleyin,öğrenin ve  etrafınızdaki insanlara ulaştırınız. Çünkü en önemli iş Allahın adını yaymaktır.Biz buna İlahi Kelimetullah demekteyiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Namaz da Aslında Bir Çeşit Duadır

Uzun zamandır düşünüp de bir türlü yazamadığım konudur namaz. İnsanlar kendilerini beden zannederek  varım yanılgısına düşüp sürekli bedene dönük ihtiyaçları giderirken ruhun ihtiyacı olan namaz(salat/dua) ve getirisi gibi önemli bir konudan uzak kalıyorlar.

 

Öte yandan beden zannından kurtulması gerektiğini bilip kurtulduğunu sanan ama kurtulmayanların  tefekkürü artırmaları ve inanmaları gerekmekte..

Allah ve Melekler Resulüne salat ediyorsa;” Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât/Namaz ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin”.33/56

Namaz/salat bir çeşit spor değildir..

Namaz/salat bir çeşit enerji depolama işi değildir!

Namaz/salat tapınma hali de değildir..

Namaz /salat merasimde değildir..

 

Bu liste uzayıp gidecek gelin şimdi Kuran’a bakalım;

Şaşıracaksınız ama Kuranda kelime olarak namaz geçmiyor..

O zaman namaz nerden çıktı?

Araştırdığımızda  Farsça bir kavram olduğunu Mecusilerin ateş önünde saygı duruşlarının ismi olduğunu görüyoruz!

-Aman Allah’ım! Hangi gaflet içindekiler dilimize bunu böyle  geçirdi. Kimler bunu kabul etti!Ve milletimize sundu?

İnanın nereye elimi atsam bin ah işitiyorum.

Karışıklık,kaos,bilinmezlik çok fazla..

Bunca önemli konular varken maalesef güzide(!) hocalarımız ekranlarda birbirleri ile kavga ediyor..

Kuranda bildiğiniz Namaz Salat olarak işlenmiş..

Bu yüzden makalenin bu satırından sonra Namaz kelimesini orijinaline dönüştürerek Salat olarak işleyeceğim. Bunu hatırlatmam gerek.Hala halkımızın büyük çoğunluğu salatı bilmiyor. Olur ya bir amatör yazımızı okursa karıştırmasın..

 Çünkü şu çok tartışılan ayeti hatırlayın: "Allah ve melekler Rasülüne salat eder" Yani namaz kılmıyorlar..(?)

 

Sürekli salavat getirmenin arkasında bilincin S.A.V ulaşması  tavsiye edilmiştir.

Onun beslendiği,Onu var eden öz kaynaktan salavat getirenlerde beslenebilecektir.

Yani bol salavat getiren Hz Muhammed (s.a.v) gibi olabilecektir..(Biraz zor anlarsınız ama yazdım bile)

 

Salat; Ulaşmak,erişmek,yakınlaşmak,mesafeyi kaldırmak anlamlarına gelmektedir.

 

Peki nereye ulaşmak? Nereye yakınlaşmak? 

İnsan “şahdamarından daha yakın “olana nasıl yakınlaşabilir.? 

Ve şahdamarından daha yakın olan Rahman neden sık sık; “O’ na döndürüleceksiniz? uyarısı yapmakta..

İşte bu soruların cevabı bana göre Salat da gizli..

 

“Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar salat’ı(namazı) bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler."19/59

Bu ayete göre Allah’a ulaşmayı başaramayanlar sapık yollarda,nefislerinin arzularında bir hayat sürüyorlar ve neticesinde O’na ulaşma yolunda olmadıkları taktirde,kötü yolda olmalarının getirisini yaşıyorlar.. (O halden Allah’a sığınırım)

 

Salat için : Allaha ulaşma gayreti  dersek doğru ifade etmiş olacağımızı düşünüyorum.

 

Çünkü Allaha ulaşmanın en başlıca yolu 7 Ayet den oluşan Fatiha süresi olduğunu biliyoruz.

Ve Allah Resulüne göre Fatihasız salat olmaz.

Fatiha süresinin ilk göze çarpan özelliği 7 ayet olması..

Kuranda yedi’ye yapılan atıflara bakalım;

"Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve yüce Kur'an'ı verdik."Hicr/87

"Cehennemin yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için birer gurup ayrılmıştır."Hic/44

"Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık..”Mü’minûn/ 17

 "Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik." Nebe/12

 "..semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir."Bakara/29

Maun Suresi 7 ayettir.

Ve Fatiha süresi de 7 Ayettir.

 

114 süreden yalnız bu iki süre 7 ayettir.

Bu sayıya niye baktığımız merak edenler biraz önce yazdığımız Hicr süresi 87 yi anlamak için baktığımızı bilmeliler.

Maun süresinde konumuza hitap eden ayetlere bakalım:

"Yazıklar olsun o salat edenlere ki. Onlar salatlarını ciddiye almazlar .Onlar (salatları ile) gösteriş yaparlar.”

"De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır." Salatını da(Ona ulaşmaya çalışırken) yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut." İsra/Yükselen/110

Bir şekilde önümüzde bir 7 bulunmaktadır. “O”na ulaşmanın yakın elde etmenin daha açık Fetih sahibi olmanın bu 7 hal’i yaşamayla mümkün olacağı görünmekte..

Bu 7 basamağı uzayda yolculuk olarak anlayanlar gerçekten Kuran’ın ilahına mı yoksa kendi ilahlarına mı inanıyor biran önce kendileri yoklasınlar..

 

Bize bahşettiği 7 ayet ile,7 kapılı cehennemden çıkıp,üstümüzde ki  7 kat sağlam göğü aşıp,7 yolu geçtikten sonra ,sema ya yönelip onu yedi kat olarak yaratıp düzenleyene  ulaştığımızda, büyük fetih  yani  salat tamamlandı demektir.

Zira Salat yani yakınlık tamamlandığında  artık salat’a gerek kalmaz. Bazılarına göre ölüm gelene kadardır ama esasında konu anlaşılmaz ise Maun süresindeki olumsuz durumun meydana geldiği kişi 500 yıl çaba gösterip de ancak bu dünyadaki  samimi yapılan 2 rekat kadar yol alabileceği söylenmiştir..

Bu durumda  bu dünyada salat için çaba göstermeyenleri durumunu düşünün..

 

Salatın ne olduğunu anladığınızda Salat etmeyenlerin cehennemde yapacağı(kılacağı)söylendiğinde  olayı hemen anlarsınız. Yani salat bir yolculuktur.

Bu yolculuğu başlatmayanlar,çaba göstermeyenler diğer alemde de  haliyle cehennemde  kalacaktır.

 

Zira Meryem süresi 71: “Herkesin Cehenneme uğrayacağı Rabbin katında kesinleşmiştir.”

Hatırlayın  burada yerine getirilmeyen“bir rekat namaza karşılık kızgın demirlerin üzerinde 500 yıl namaz kılınacağı uyarılarını” bize mecaz olarak sunulan bu konuları bu alemde anlarsak et beden olmayan bilincinize yeni şeyler katmış olmanın bereket ve nimetini yaşamış ve fırsatı değerlendirmiş oluruz.

Tartışmalı bir mevzu olduğu için kelime olarak vurgulamam ikna edecektir. Hicr Süresi 99:

"Ve yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet(Namaz kıl) et."

Mealcilerimiz yakın kelimesini çok zaman ölüm olarak alsalar da farklı ayetlerde ve kelime açıklaması ile "mevtu-mevt" kelimesinin ölüm anlamı taşıdığı aşikardır.

 

Muhalefet eden için internet teknolojisi elinin altındadır.Araştırabilir.

Zira eğer ölüm olsa idi ölüm gelene kadar derdi. Kesin bir şekilde Salat’ın yani ulaşmanın neticesi olan yakın kelimesi kullanılmıştır.

Uzak olanın (ibadet ile) yürümesini salat olarak alırsak varmak istediği yere ulaşması ile yakın elde etmesi anlamına gelir.

Bu açıdan çoklarının salatı(namaz’ı) ölümle beraber bitmeyecektir.

Buna bazen kaza namazı olarak da vurgu yapılmıştır.

Bu dünyada veya başka alemde  Fetih sahibi olup salatı netice verip yakın olmuşsa doğal olarak salat bitmiştir.

 Yani konuştuğumuz konu namaz kavramı ile salat kavramının yanlış aktarılmasından dolayı karmaşaya sebebiyet verip neticesinde anlatmak istediklerim zor anlaşılmaktadır.

Oysa çok basittir. Gidiyorsan bir yere varırsın.

Ulaşmak istediğin yere varınca gitmek gereksiz.

Yani yol amaçlanan yere ulaşmışsa gidecek yer yok demektir.

Bu yol’un bu Dünyada bitmesi Fethin elde edilmesi ise S.A.V örneği ile zor gibi duruyor. Çünkü Allah Resulünün son nefesine  kadar salat yolculuğunu bırakmadığı rivayet edilmiştir..

Bu dünyada salat yolculuğunun tamamlanabileceği olağan üstü (dış alemden)etki  olmadığı sürece  mümkün görünmüyor.Öte yandan farkında olmadığımız bir alemde bilincimiz bu sıçramaları gerçekleştirmekte. Ancak ölümle beraber geçtiğimiz alemde buradan gönderdiklerimiz ve aldığımız mesafeyi görebiliriz.

Bu sebeple salat’ı doğru anlamalıyız.

Çünkü ölmeden evvel  mesafe almamız  açısından bu dünya diğer alemle kıyaslandığında Allah’ın bir nimeti olarak çok avantajlıdır.

Bir adım atıp bir milyon metre yol almak bu dünyadadır.

Ama ölümle beraber geçilen alemde bir rekat salatın olumlu getirisi için 500 yıl çok zorlu şartlarda mücadele etmek hamal gibi çalışmak bile yetmeyecektir.

Çünkü bize yapılan uyarılar ve işaretler çok açık şekilde bizi buraya getirmektedir.

Kuran bunu “yakın gelene” kadar olarak ifade etmiştir. Bu ifade aynı zamanda Namaz kelimesinin neden  doğru şekli olan Salat olarak aktarılması gerektiğinin önemini göstermektedir.

Bu dünyanın özelliği burada yapılan işlerin çok değerli olmasından kaynaklanmaktadır.

Astronomik sayılarla bile ifade edilemeyen sonsuz hayatı nasıl şekillendireceğimiz,nasıl yaşayacağımız  burada ki davranışlarımız sonucu  olarak belirlenmektedir.

Biraz daha net bir ifade ile: Kişi(Batında Allah) bu dünyada kaderini yazmaktadır.

İslam dünyasının önde gelen güzide Alimleri Kader kavramını insanın sonsuz süreçte bir hiç hükmünde olan bu dünyadaki 50-60 yılına göre değerlendirdiği için sürekli olarak tartışmış ve ortak bir kanıya varamamışlardır.

Oysa çok açık bir şekilde geniş bakabildiğimiz taktirde kaderimizi yazdığımız aşikardır.

İşte bu yüzden SALAT dinin direğidir ve inanılmaz önemlidir.

Sıkı bir şekilde yolculuğu başlatarak dualarımıza  şu 7 kelimeyi eklemeliyiz.:

Rabbim ölmeden önce sana ulaşmayı nasip et !

Garip gelecek size ama bir takvim alıp vakitlere bakın; 7 tane vakit belirtilmiştir. Her ne kadar 5 vakit ifade edilse de gücünüz yettiğince bu 7 vakitte 7 ayetli süreyi okuyunuz.

Mutlaka hem sevdiklerinize hatırlatın hem siz Ezanı duyduğunuz vakitlerde Fatiha’yı okumayı ihmal etmeyiniz.

Vakitlere girip tartışma yapmak istemiyorum!

Ama  eskiden kuşluk namazı olduğunu  dedelerinize ve ninelerinize sorduğunuzda anlatacaktır.Ayrıca Vitir yani gece namazı ise zorluk olmasın diye yatsıya bağlandığını da hatırlatayım.Netice olarak : Sabah+Kuşluk+Öğle+İkindi+Akşam+Yatsı+ Vitir= 7 Vakitle karşılaşıyoruz..

Salat (Namaz) etmeyenler şöyle zannediyor; “Bu namaz kılınmadı atın cehenneme kılsın orda.”

Fark edin Şeytanın zaferlerini! Önce  kelime ile sonra anlam ile sonra şekilcilikle nasıl fetih gerçekleştirip çok önemli bir şeyi insanların gözlerinden kaçırıyor..

-Ah kör şeytan! Çok kurnaz!

Son olarak salat esnasında illa ezberden okuyacaksınız şartı Kuranda söz konusu değildir! Kıyamda iken elinizde üzerine süre yazılmış kağıtlarla salat edebilirsiniz.

 

Bu açıdan ezberinizde olmadığı için okumadığınız Yasin,Mülk ve Fetih gibi süreleri kıyamda iken elinize aldığınız kitaptan yüzüne okuyabilirsiniz.

Konuyu toparlarsak;

Salat esnasında ifade edilen dua ve sürelerin Türkçe mealini mutlaka öğrenin. Bunu hem öğrenmek hem salat’ı yaşamak adına  Bir A4 kağıt üzerine namaz dualarının ve sürelerinin Türkçe karşılığı yazıp öğrenene kadar oradan okuyarak her gün 2 rekat nafile salat gerçekleştirin.

Mümkünse en güzel elbiselerinizi giyip,en sessiz yeri seçip dilinizi Allah’a bırakın. Fatiha’nın ilk üç ayetini O okusun.Kalan 4 ayeti siz.

Rüku ve Secdede onun bütün noksan sıfatlardan münezzeh olduğunun anın.

Ettahiyatu duası zaten miraç da yaşanmıştır.

Başarabilirseniz sizinde miracınız olabilir.

Tahiyatda selam ile siz başlayın sonra yine Allah’a bırakın  dilinizi.. Ve Meleklerin sohbete katılışına şahit olun!

 Ve deyin ki” İbrahim’e Muhammed’e rahmet ettiğin gibi bana da rahmet et!”

Diğer dualardan sonra selam vererek yine kendi dünyanıza dönün!

Ve bu Türkçe olsun! Kelimeleri yüreğinize kadar salın.

2 Rekat Türkçe salatı (namazı) nafile niyetine hem duaları öğrenmek hem nasıl olduğunu anlamak adına her gün yapın. Tam anlamları öğrendiğinizde artık hepsini öğrenmişiniz demektir.

Rahman ,Ekrem,Rauf ,Alim olan Allah   hakkımızda hayırlı olanı nasip edip katında sevimli olan işleri yapmayı ve o işlerde muvaffak olmaya nasip etsin..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Esmaları Nasıl Anlamalıyız Bir Örnek

 

Etrafımızdakilere Allah ve isimleri diye tefekküre davet ettiğimizde kişiler Esmayı  sıradan isimler gibi algılıyor..

Oysa bu algı tamamen yanlıştır. İsimler işaret ederken aslında hayat içindeki manaları anlatmaya çalışmaktayız.

Buna bir örnek  mesela duvarı gösterirsiniz burada çimento var dersiniz. Çimento isimdir..

Çimentonun duvarda bir görevi vardır. Tuğlaları birbirine bağlar ve duvarın yıkılmasını engeller…Çimento dediğimizde mutlaka bu görevini algılarsak doğru kavramış oluruz.

 

Çimento kelimesini kulağa hoş gelen bir isim gibi algılamak bizi gerçeklerden  perdeleyecek ve tefekküre,üzerinde düşünmeye imkan vermeyecektir.

Bu yüzden Esmalarda ki ismin hayatımızda ki rolünü bilirsek karşılaştığımız olaylarda Allah’ı hemen tanırız ve şirk ortadan kalkar.

Mesela Rezzak ismi ile bir örnek vereyim.

Gıda anlamına gelir. Türkçemizde bulunan  lezzet,tat gibi kelimelerle aynı  anlamları da taşır.

Kuran’ın ifadesi ile “Rızkı çokça ve tekrarla veren, her canlıyı yaşatacak zaruri gıdayı üstlenip sağlayan” demektir. Daha net ifade ile “Rezzak Sonsuz mânâları ile sürekli besleyen” anlamına gelmektedir.


Allah Rezzak esması ile her varlığı tezahürü farklı olsa da insan’da gıda ağızla buluştuğu ve damakta  tat’a lezzet’e dönüştüğü anda Rezzak esması ile tecelli eder.
Aslına o yediğiniz çeşit,çeşit yemekler,meyveler,sebzeler  zahirde bu isimle anılsa da batında Allah’ın Rezzak adı ile damağınızda tecelli etmektedir.
Yani aslında o yiyecekleri sizler tadarken Rabbimizin Rezzak isminin tezahürünü yaşamaktasınız..  

İşte Esmayı yaşamak burada devreye girer ve kul aslında tadı yaratanın,tecelli edenin Allah  olduğunu bilir  şirk'e düşmez..
Artık bunu anlayan için yemeğin binlerce çeşidi insan’ın imtihanıdır.. İsimleri farklı olsa da damağa değdiği anda Allah’ın Rezzak ismi insanda dili vasıtası ile tezahür etmektedir. 

Aradan aşçıyı,lokantayı ve daha nice aracıyı kaldırarak kesin bir kararla buna iman eder ise Allahın Rezzak ismini öğrenmiş deriz..Böylece kişi her lokmada hayranlığını kat kat artırır.

Kul bunu öğrendiğinde bir zaman gelecektir ki ağzına bir buğday tanesi aldığında  dilediği tadı alabilecektir. Çünkü marifet buğdayda değil Allahın Rezzak oluşu ile damağındadır.(beyninde)

Örnek; Rezzak’ı bilen insan bilmeyen birinin binbir çeşit yemekten aldığı tadı rahatlıkla bir yumurtadan Rezzak olan'ın dilemesi ile alabilir..

 

Bu örneği verme nedenim kişi bu dünyada da Rezzak’ı öğrenemezse ahiret’te (uzun süre ) perdeli kalacaktır.(Allah Bilir)

 

İçinde bulunduğu şirk bakışı ona elmanın ve daha nice nimetlerin dünyada kaldığını o an yaşadığı ortamda olmayacağı kanısına vardıracaktır.

Bu dünyada nimetleri,  elma’yı,armut’u ve daha nice rızıkları Allah dan bağımsız bir varlık gibi tanımladığı için ölüm ötesi yaşamda tadacakları hiç değişmeyeceğinden zamanla zakkum olacaktır..Kişi kendi eli ile kendini kitlemiştir. Kuran'ın ifadesi ile kendine zülüm etmiştir. 

Böylelikle insan şirki sebebi ile ölüm ötesi yaşamda Allah’ın Rezzak esmasından perdelenecek,mahrum kalacaktır. 

“Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.” Fetih 23 (Yukardaki misal bilmin başka isimlerle anlattığı şekilde bugün dünyada(sünnetullahda)yaşanmaktadır.) 

Bu Rezzak hakkındaki izahım bile beklide kitlenmenize sebep olabilecektir. Yukarda verdiğim anlamlar üzerinde uzunca tefekkürler yapmalısınız. Bu düşünceler sizi sonsuzluğu yaratana daha yakın kılacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Fatiha Suresi

 

1.بسماللهالرحمنالرحيم

Bismillāhirahmānirahīm

Rahmân ve Rahîm olan Allah i adıyla.

2.الحمدللهربالعلمين

Elhamdü lillâhi rabbil'alemin.

Hamd âlemlerin Rabbi,olan Allah'-a/-için dır.

3.الرحمنالرحيم

Errahmânir'rahim.

o Rahmân ve Rahimdir,

4.ملكيومالدين

Mâliki yevmiddin.

Din gününün ,sahibidir.

5.اياكنعبدواياكنستعين

İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în,

Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz.

6.اهدناالصرطالمستقيم

İhdinessırâtel müstakîm.

Bizi doğru isteyenin yol(un)a hidayet eyle.

7.صرطالذينانعمتعليهمغيرالمغضوبعليهمولاالضالين

Sırâtallezîne en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.

Kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

Amin

 

 

 

 

 

Fatiha suresi ve Faziletleri

Fatiha Suresi övgü ve dua olarak ikiye ayrılır.

Allah, Fatiha Suresini okuyanı över.

Fatiha Suresini okuyan kişi tüm Kuran'ı okumuş gibi sevaba nail olur.

Fatiha Suresi 7 ayettir.

Fatihayı çok okuyan kişiye bu ayet Cehennem kapılarında kapak olur. Cehennem üzerinden salim olarak geçer.

Fatiha ve Ayetel Kürsiyi okuyan; cin, şeytan ve insan şerrinden emin olur.Fatihayı okuyan Allah'a şükrünü yerine getirmiş olur.

Fatiha Suresi Ruhsal güç verir.

Fatiha; istekdir, münacaattır, dua dır.

Fatiha Suresi indiğinde şeytan feryat etmiştir.

Çünkü İhlas(Samimiyet) ile Fatiha okuyanın mükafatı, Cehennem ateşinin ona haram olmasıdır.

İhlas(Samimiyet) ile okunan Fatiha Suresi ile sırra erişilir. Arzuladığına hemen kavuşursun, şeref ve makama sahip olursun. Fakirlik, kötülük ve korkulardan emin olursun. Dünya ve ahiret saadetine kavuşursun.

Yine İhlas (samimi) ile Okunan Her gün Sabah namazının farzı ile sünneti arasında 41 defa Fatiha okuyan kişi; makam ve mevki sahibi olur.

Fakirlik görmez, hastaysa şifa, zayıfsa kuvvet bulur. Emniyet içinde bulunur. Kısırsa çocuğu olur. İzzet ve şeref elde eder.

Fatiha Suresinde bin zahir, bin de batın olmak üzere toplam iki bin hassa vardır. Ayet sayısı 7 dir. Fatiha 25 kelimedir.

 

Farz namazları arkasından 20 defa Fatiha okuyan kişinin rızkı genişler, durumu düzelir, iç alemi nurlanır.

Sabah namazından sonra 30, öğle namazı sonrası 25, ikindi namazı sonrası 20, akşam namazı sonrası 15, yatsı namazı sonrası 10 defa Fatiha Suresi okunur. Toplam 100e ulaşır. Buna devam eden kişiye Allah istediğini verir.

Her gün Fatihayı 313 defa okuyanın isteği ve arzusu yerine gelir. Tembellik ve korkudan kurtulur. Allah okuyanın içini ve dışını temizler.

 

Yatarken Fatiha ile 3 İhlasl süresi ile, Felak ve Nas surelerini okuyan herşeyden güven içinde olur.

 

Haceti, isteği olan, akşam namazının ardından ihals ile (samimi)40 Fatiha okuyup dileğini Allah'dan isterse dileğine kavuşur.

 

Sağ elini ağrıyan yere koyup, 7 defa İhlaslı (samimi bir duygu ile) Fatiha okur ve "Allah'ım hissettiğim acı ve ağrının kötülüğünü bender gider...Denirse Alalhın izni ile şifa bulur..

 

Hastaya ve büyüye maruz kalana Fatiha Suresi, Ayetel Kürsi ve 4 İhlas süresi ; 7 şer defa okunur.Şifa olur İnşallah..

 

Fatiha süresine daha nice sırlar vardır.Erenler bilir ki bu sürenin ilk kısmında Rahman ikincide kul vardır... Yukarda ifade edilenleri ihlaslı yani samimi bir hal ile içten bir duruş ile uygulanırsa Allahın izni ile amaç hasıl olur..

 

Nas Suresi ve Faziletleri

Kul, euzü birabbin nâs, melikin nâs, ilâhin nâs, min şerril vasvasil hannas, elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs, minel cinneti ven nâs.

Anlamı - Meali:

De ki: "Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."

Felak ve Nas Sureleri  Müminlerin Silahı Cin Aleminin ve Büyücülerin Korkulu Rüyasıdır.

AYRICA ÖLDÜĞÜNÜZDE SİZİ KABRİNİZE KOYDUKLARINDA BU SÜREYİ OKUMAYI İHMAL ETMEYİN.

Bu sure hadislerde gösterilenler ve içeriği itibarı ile Müminlerin silahıdır.Çok net çizgiler çekmiştir.

Allah rasulu bu süre için onlar gibisi yoktur demiştir.:

"Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul eüzu bi-rabbi'l-felak ve Kul eüzu bi-rabbi'n-nas süreleri". Müslim, Misafırin 264

Nâs sûresini devamlı okumayı alışkanlık haline getiren kimse, daima sıhhat ve âfiyette olur. Nazara karşı okunursa, şifâ bulur.Son nefesini vermekte olan kimse için bu sûre okunursa, rûhu bedenden rahatça ayrılır. Yatağa girerken okuyan kimse, cin ve şeytan şerrinden kurtulur. Vesvesesiz, korkusuz rahat bir uyku uyur.

Günde 41 kez felak süresi ile birlikde okunursa büyü gibi şerlerden emin olunur.

Eksiklerinizi giderin.

Dostlarınıza öğrenmelerini telkin edin.

 

Felak Suresi ve Faziletleri

Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Cabir oku!" dedi. Ben:

"Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayım?" diye sordum. Bunun üzerine:

 

" Kul eûzu bi-rabbi'l-felak ve KuI eûzu bi-rabbi'n-nas sürelerini oku!" dedi. Ben de onları okudum. Resûlullah ilaveten:

 

" Bu iki sûreyi oku, bunlar gibisini asla okuyamıyacaksın!"dedi. Nesai, İstiaze 1, (8, 254).

İşte S.A.V. nin bunalr gibisini bulamazsınız dediği sürelerden biridir felak süresi.

 

Allah rasulunun bu iki sûre ile Allaha sığın; zira Allaha hiç bir kul bunlardan daha fazîletli birşey ile sığınamaz! dediği sürelerden biridir felak.Diğeride Nas süresidir.

 

Yine S.A.V :Kulhüvallahü ehad, Felâk ve Nâs sûrelerini sabah akşam üç defa oku! Bunlar sana kâfidir. Dediği kafi tanımlamasında geçen sürelerden biridir felak süresi.

Ezberleyin..Ezberinizde ise eksiklerinizi giderin zira ölünce en çok lazım olacak sürelerdir bunlar..

 

Felâk sûresini çok okuyan kimseye, Cenab-ı Hak, kolay yollardan rızık nasip eder. İnsanların hasedinden, her türlü şer ve kötülüklerden muhafaza eder.

 

 

 

FELAK SÜRESİ LATİN ALFABE İLE OKUNUŞU VE MEALİ

 

"Euzü Billahi mineş şeytanir racim"

BismillahirRahmanirRahıym

 

1-) Kul e'ûzü BiRabbil felak;

 

De ki: "Sığınırım Felak'ın (karanlığı yarıp aydınlığa kavuşturan nûrun) Rabbine"

 

2-) Min şerri mâ halak;

"Yarattığı halkının şerrinden"

 

3-) Ve min şerri ğâsikın izâ vekab;

"Karanlığı çöken gecenin şerrinden"

 

4-) Ve min şerrin neffâsâti fiyl'ukad;

"Düğümlere üfüren kadınların şerrinden"

 

5-) Ve min şerri hâsidin izâ hased;

"Haset ettiğinde, haset edicinin şerrinden!"

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İhlas Süresi ve Faziletleri

 

İhlas suresi; okuyanı kıyamet korkularından kabir karanlığından cehennem azabından korur ve kurtarır. Ölüm acısını hafifletir. Çok okuyan ALLAH dostlarından olur. Okuyan ALLAH'a sığınmış olur ve şirkten kurtulur. Şeytanı kaçırır. Kulunu ALLAH'a yaklaştırır. Mükafat ve sevap olarak iman eden kimsenin sevap ve mükafatı verilir ve 100 şehit sevabı lütfedilir.

İhlas Suresini okuyan kişi Kuran'ın 3 de 1ni okumuş gibi olur.

İhlas Suresini sabah namazının ardından 11 defa okuyana günah bulaşmaz. Şeytandan korunur.

İhlas Suresini 12 defa okuyan kişi Kuran'ı 4 defa okumuş gibi olur. Yeryüzünün en üstün insanı olur.

İhlas Suresini her gün 50 defa okuyan kişinin 50 senelik günahı bağışlanır. Kıyamet günü kabrinden "Ey ALLAH'ı öven kimse kalk Cennete gir." denilerek çağrılır.

Yatarken sağ yanına uzanarak 3 defa İhlas Suresini okuyan Kıyamet günü ALLAH buyurur ki; Ey kulum sağ yandan Cennete gir.

 

Hergün 1000 defa İhlas suresini okuyan kendi nefsini ALLAH'dan satın almış olur. 100000 defa okuyan kendini ALLAH'dan satın almış olur. ALLAH tarafından bir melek göklerde ve yer yüzünde şöyle seslenir: Haberiniz olsun ki falan kişi ALLAH'ın azadlısıdır.

Cuma günü cuma namazından sonra kalkmadan 7 şer defa İhlas Felak Nas Fatiha surelerini okuyan ikinci cumaya kadar ALLAH onu koruyup himayesine alır. Günahları bağışlanır.

İhlas Suresini çok okumayı adet edinen kişiye; ALLAH okuduğu günden kıyamet kopuncaya kadar kendi dostları için hazırladığı bütün hayırları dünya ve ahiret iyiliklerini okuyana verir.

 

Ömrü uzar rızkı genişler tüm işlerinde ona yeterli olur kabir azabından kurtulur korku nedir bilmez.

 

Kıyamet günü toplanılacak yere gideceği zaman beyaz inciden bir binit gelir ona biner ALLAH'ın huzurunda yerini alıncaya kadar hiç bir yerde durmaz.

ALLAH ona Rahmet nazarı ile bakar. ALLAH okuyana bir kere mağfiret ettimi bir daha ona azab etmez. Rahmet her yandan onu kuşatır. Onu kendi himayesine alır. Cennet ile ikramda bulunur.

 

İhlas Suresini günde 20 defa okuyana 70bin şehit sevabı verilir. Kendisi malı mülkü çocukları mübarek kılınır.

 

30 defa okuyan Resulullah Efendimize S.A.V. komşu olur. 50 defa okuyanın 50 yıllık günahı bağışlanır.

 

100 defa okuyana 100 yıllık ibadet sevabı yazılır. 200 defa okuyan 100 köle azad etmiş gibi olur. 400 defa okuyana 400 şehit sevabı verilir. 500 defa okuyan kişinin hem kendisi hemde ailesini ALLAH mağfiretine eriştirir. 1000defa okuyan kişi ALLAH'a olan borcunu ödemiş ve Cehennemden azad edilmiş olur.

Gece ve gündüz 10 defa okuyan ALLAH'ın rızasına hak kazanır. Peygamberlerle bulunur. Şeytandan da korunmuş olur.

Eve geldiğinde kişi Fatiha ile 3 İhlas okursa evde bereket ve hayır artar. Fakirlik ortadan kalkar. Komşularınada hayır ve bereketten verir.

Yolculuğa çıkarken 11 defa İhlas okuyanı ALLAH onu evine dönünceye kadar korur.

Pazar günü güneş doğarken 10 ihlas okuyup isteğini ALLAH'a dua ederek dile getirenin duası kabul olur.

Beladan kurtulmak veya bir isteğin gerçekleşmesi için; akşam ile yatsı arası 1000 İhlas okuyup dua eden o beladan kurtulur isteği gerçekleşir.

İhlas ve Kafirun surelerini çok okuyan küfürden kurtulur. İmanlı olur. Cehennemden kurtulma beratına erişir. ALLAH'a yakınlaşır.

İhlas Suresi ile Fatiha Suresini çok okuyandan ALLAH fakirliği giderir. Evin bereketi ve hayrı çoğalır.

Latin Alfabesi ile İhlas ve Meali

BismillahirRahmanirRahıym

1-) Kul HUvAllâhu Ehad.

2-) Allâhus Samed.

3-) Lem yelid ve lem yûled.

4-) Ve lem yekün leHÛ küfüven ehad.

BismillahirRahmanirRahıym

 

De ki: "HÛ Allâh EHAD'dır! (son - sınır kavramsız TEK'tir)"

"Allâh SAMED'dir (Som, kendisine bir şey eklenmesi, genişlemesi ya da kendisinden bir şey açığa çıkması söz konusu olmayan);"

"Doğurmamış ve doğurulmamıştır; (kendisinden varolmuş meydana gelmiş ikinci bir yapı yoktur ve kendisini var eden de yoktur)"

"O'na hiçbir küfuv (denk) olmadı! (hiçbir düşünülen O'na denk özellikler açığa çıkaramaz.)"

Tebbet Suresi ve Faziletleri

Latin Alfabe İle Okunuşu ve Meali

1-) Tebbet yedâ ebiy lehebin ve tebbe.

2-) Mâ ağnâ 'anhü maluhû ve mâ keseb.

3-) Seyaslâ nâren zâte leheb.

4-) Vemraetüh* hammâletel hatab.

5-) Fiy ciydiha hablün min mesed.

TÜRKÇE ANLAMI

“Ebu Leheb'in elleri kurusun... Kurudu da!

Ne zenginliği ve ne de kazandığı ona fayda vermedi!

Alevli bir ateşe maruz kalacaktır (o)!

Onun karısı da... Odun hamalı olarak!

Boynunda hurma lifinden bir ip olduğu hâlde!”

FAZİLETLERİ

Bu süre beddua makamının süresidir!

"Ebu Leheb Peygamber efendimizin (SAV) en azili düşmanlarındandı O´nun ardısıira yürür, Peygamber efendimiz (SAV) bir sey söyleyince hemen O´nu yalanlardı

Bu süre Tebbet Suresi düşmanın helaki için 1000 defa okunur"

Bu süresi mutlaka ezberinize alınız.İnsanın en büyük düşmanı kendisidir,nefsidirden yola çıkarak güç yetiremediğinz hallerinzi teskin amaçlıda okuyun inşaAllah..

 

Ötelerde düşman aramayın! Düşman kendinizsiniz!

Dünyaya ait emelleriniz ve gafletinizdir size en büyük düşman!

O duygulardan ve sizde sürekli iyiye gitmeye çalışan hislerin arkadan engelleyen yalanlayan içinizdeki ebu Lehebi perişan etmek ve burada zafer elde etmek için okuyun!

NASR (İzâ câe) Süresi Faziletleri Hakkında

 

Bu süre öyle bir suredir ki! Nasıl izah etsek,nasıl anlatsak yetersiz kalacaktır.

 

Ama bu süreyi okuyabiliyorsanız Müjdemizi alınız. Müminlerdensiniz yahut olmak üzeresiniz.

 

Bu süreyi okuyabiliyorsanız Cehennemde değilsiniz demektir.

Olur ya nerdeyim kuşkusuna kapıldığınızda bu süreyi arayın.

Okuyorsanız hala rahmeti umabilirsiniz....

 

Her başarılı işin peşinden hemen bu süreyi okuyunuz.

 

Zira Mekke’nin fethinden hemen sonra sıcağı sıcağına bu süre nazil olmuştur.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

 

"İzâ câe nasrullahi sûresi, Kur'ânın dörtte birine denktir."

"Kim İzâ câe nasrullahi'yi okursa, Mekke-i Mükerreme'nin fethinde hazır bulunup da şehîd olmuş gibi sevâb alır."

 

Fahreddîn-i Râzi buyurdu ki:

 

"Nasr sûresi mü'minlerin sûresidir. Her mü'min bu sûreyi okuduğunda, Allahü teâlâ işlerini kolaylaştırır, onu düşmanları üzerine gâlip kılar, maîşet sıkıntısı çektirmez, tevbesini kabul, günahlarını affeder."

Âlimler buyurdu ki:

 

"Fetih sûresini okumaya gücü yetmeyen Nasr sûresini okusun."

 

NASR (İzâ câe) Süresi

 

1-) İzâ câe nasrullahi velfeth;

2-) Ve raeytenNâse yedhulûne fiy diynillâhi efvâcâ;

3-) Fesebbıh BiHamdi Rabbike vestağfirHU, inneHÛ kâne Tevvâbâ;

 

 

NASR (İZACE) Meali

 

Nasrullah  ve el Feth geldiğinde,

İnsanları öbek öbek Allâh'ın dinine girer hâlde gördüğünde,

Rabbinin Hamdi olarak tespih et ve O'ndan mağfiret dile! Muhakkak ki O, Tevvab'dır.

 

Kâfirun Sûresi ve Faziletleri

Bu süreyi okuyanların Şirkten kurtulacağı ifade edilmiştir. Sabah uyandığınızda ve gece yatarken okumayı ihmal etmeyin. İşte Bu süre hakkındaki Rivayetlerde S.A.V. Şöyle buyurmuşlardır:

Sevgili Peygamberimiz bu sure-i şerife hakkında:

"Sizi Allah Teala'ya şirk koşmaktan kurtaracak bir kelimeyi anlatayım mı? Uyuyacağınız vakit Kafiriun süresini okursunuz.Kafirin süresini okuyup yat,hiç şüphe yoktur ki ,şirkten beri olursun."

Bir kimse yatarken bu sureyi okur da o gece ölürse,tevhid üzerinde Rabbine kavuşur.

"Her gün bu sureyi ikiyüz defa okuyan kimseye Hızır(a.s.) mürşitlik eder,bir kimse yatarken okumaya devam ederse Cenab-ı Ecelli Ala o kimseyi fena insanların şerrinden imanını muhafaza eder,gavurluktan,münafıklıktan korur.Hulusi kalp ile okuyan derhal tesirini müşahede eder."

 

Her kim güneş doğarken ve batarken bu sureyi okumaya devam ederse,şirkten emin olur.

Biri Resulü Ekrem'e:

"Ya Resulüllah bana vasiyyet et" dedi.Resulü Ekrem:"Yatacağın vakit Kul ya eyyühel kafirunu oku,zira o,insanı şirkten beri eder." buyurdu.

 

"Sure-i Kafirun'u okumak Kur'an'ın dörtte birini okumaya muadildir."

"Her kim Sure-i Kafirun'u okursa sanki ona Kur'an'ın dörtte birini okumuş gibi sevap verilir ve ondan azılı şeytanlar uzaklaşır,şirkten beri olur ve kıyametin şiddetinden emin olur."

 

Başka bri  Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

"Kim herhangi bir gecede Kâfirûn (Kulyâ) sûresini okursa, çok güzel ve hayırlı bir iş yapmış olur."

Ermişler demişlerdir ki :

"Her türlü şerden korunmak için ve sıkıntılı zamanlarda dört kul'ü çok okuyunuz."

[Dört kul, Kulyâ, Kulhüvallahü ehad, Felâk ve Nâs sûreleridir.]

Peygamber efendimiz Kulyâ sûresi okuyan birine rastladığında buyurdu ki:

"Bu kişi şirkten uzak ve berî oldu."

KAFİRUN SÜRESİ OKUNUŞU

BismillahirRahmanirRahıym

1-) Kul yâ eyyühel kâfirun.

2-) Lâ a'budu mâ ta'budûn.

3-) Ve lâ entüm 'âbidûne mâ a'bud.

4-) Ve lâ ene 'abidün mâ 'abedtüm.

5-) Ve lâ entüm 'âbidûne mâ a'bud.

6-) Leküm diynüküm ve liye diyn.

Türkçe Anlamı

De ki: "Ey hakikat bilgisini inkâr edenler!

Sizin tapındığınıza ben tapınmam!

Siz de benim ibadet ettiğime abidler (ibadet eden kullar) değilsiniz.

Sizin tapındıklarınıza ben abid (ibadet eden kul) değilim.

Siz de benim kulluk ettiğime abidler (kullar) değilsiniz.

Sizin din (anlayışınız) size, benim din (anlayışım) banadır!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kevser Süresi ve Faziletleri

 

Kevser Süresi Kur'an'ın kısa sürelerindendir. Her gün fırsat buldukça anlamını düşünerek ve samimi bir hal ile okunması fayda sağlayacaktır..İşte samimi  bir hal ile okunduğunda Rahman'ın izni ile aşağıdaki rivayet edilen faziletler sizleri beklemektedir.Allah Hayırlı eylesin!

Kutbüddin İznikî buyurdu ki:

"Bir kimse yatacağı vakit, Kevser sûresini okursa ve; "Yâ Rabbî! Beni sabah namazına uyandır" derse, Allahü teâlânın izniyle o kimse sabah namazına uyanır

Âlimlerimiz buyurmuştur ki:

"Her kim bu sûresi Cuma gecesi bin defa okur ve bin defa da salevât-ı şerîfe getirir de yatarsa, o gece Resûlullah efendimizi rüyâda görür "

Temîmî diyor ki:

"Her kim Kevser sûresini okumaya devam ederse, kalbi yumuşar, Rabbine huşû içinde ibâdet eder Devamlı ibâdet üzere olur "

Günde 100 defa okuyanın her isteği olur.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

"Kim innâ a'taynâ sûresini okursa, Cenab-ı Hak ona Cennet nehirlerinden su içirir "

 

Okunuşu:

 

 İnnâ a'taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke hüvel'ebter.

 

Anlamı:

(Ey Muhammed!) Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.

 

 

Maun Suresi ve Faziletleri

İhlas(Samimiyet) ile günahlardan kaçmış bir yaşama oturdukdan sonra 41 defa okuyan S.A.V rüyasında görebilir.

Aynı sayıda çocuklara okunursa çocukların kötü afetlerden korunacağı yazılmıştır.

Her hafta 41 kez okumak manevi kapılar açacagı gibi anlamı üzerinde tefekkür ise namaz konusunda derinleşmemize neden olacaktır Allahın izni ile..

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

1. Eraeytellezî yukezzibu bid-dîn.

 1.Dini yalanlayanı gördün mü?

 

2. Fezâlikellezî yedu'ul yetîm.

 2.İşte o yetimi itip kalkar

 

3. Velâ yehuddu alâ taâmil miskîn.

 3.Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.

 

4. Feveylun lil-musallin.

 4-5.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar

 

5. Ellezînehum. An-salâtihim sahûn.

 

6. Ellezînehum yurâûne

 6.Onlar namazlarıyla gösteriş yaparlar

 

7. ve yemneûnel mâûn.

 7.Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Kureyş Sûresi ve Faziletleri

 

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

 

"Kim, Kureyş Sûresini okursa, Allahü teâlâ ona, Ka'be'yi tavâf edenlerin ve orada i'tikâfta bulunanların adedinin on katı hasene verir."

 

İmâm-ı Rabbânî buyurdu ki:

 

"Korkulu yerlerde ve düşman karşısında emîn ve rahat olmak için Kureyş Sûresini okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Her gün ve her gece hiç olmazsa onbirer defa okumalıdır."

 

BismillahirRahmanirRahıym

 

1-) Li iylâfi Kureyşin;

Kureyş'in ülfet ve hürmete mazhariyeti için,

2-) İylâfihim rıhleteş şitâi vas sayf;

Kış ve yaz seferinde rahat ve ülfetleri için.

3-) Felya'budû Rabbe hâzelBeyt;

Bu Beyt'in Rabbine (tevhid ehli olarak) kulluk etsinler!

4-) Elleziy at'amehüm min cû'ın ve âmenehüm min havf;

O ki, onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin etti.

 

 

 

 

 

Fil Suresi ve Faziletleri

 

Bu süreyi akşamla yatsı arası okuyanların muratlarına nail olacağı söylenmiştir.

 

Bu süre Kabeyi yerle yeksan etmek için gelen bir ordunun helak oluşundan bahseder.

 

Sizin kabeniz her neyse onu korumak istiyorsanız bu süreyi ihmal etmeyiniz..

 

BismillahirRahmanirRahıym

 

1-) Elem tera keyfe fe'ale Rabbüke Bi ashâbil fiyl;

Görmedin mi Rabbin nasıl yaptı, ashab-ı fil'e?

2-) Elem yec'al keydehüm fiy tadliyl;

Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

3-) Ve ersele aleyhim tayren ebâbiyl;

İrsâl etti üzerlerine tayrân ebabil'i (Ebabil kuşları).

4-) Termiyhim Bi hıcâretin min sicciyl;

Atıyorlardı onlara, kurumuş çamurdan taşlarını.

5-) Fece'alehüm ke'asfin me'kûl;

Nihayet onları yenmiş ekin yaprağı gibi kıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Hümeze Suresi ve Faziletleri

 

Bildirildiğine göre Hümeze Suresi, iftiradan kurtulmak için 21 defa okunur.

Pozitif biliminde ispatladığı nazar ve aşırı negatif enerjilere karşıda 3-5-7 defa okunursa fayda verir ve etkisi görülür..

"Euzü Billahi mineş şeytanir racim"

BismillahirRahmanirRahıym

1-) Veylün li külli hümezetin lümezeh;

Vay hâline tüm hümeze (arkadan dedikodu yapıp çekiştiren) ve lümeze (kınayıp tahkir eden) güruha!

2-) Elleziy cemea mâlen ve addedeh;

O ki, varlık topladı ve onu tekrar tekrar saydı.

3-) Yahsebü enne malehû ahledeh;

Sanır ki varlığı, onu ebedî dünyada yaşatacak hâlde!

4-) Kellâ, leyünbezenne fiyl hutameti;

Hayır, (iş sandığı gibi değil)! Yemin olsun ki o, Hutame'ye (insanı darmadağın edip göçertene) atılacaktır.

5-) Ve mâ edrake mel hutameh;

Hutame'yi sana bildiren nedir?

6-) Narullahil mûkadeh;

(O Hutame, fıtratından gelen bir şekilde bilincinde açığa çıkan) Allâh'ın tutuşturulmuş Nârı'dır!

7-) Elletiy tettali'u alel ef'ideh;

O ki çıkar (kaplayıp örter) FUADlar (Esmâ mânâ özelliklerini şuura yansıtıcılar) üzerine.

8-) İnneha aleyhim mu'sadeh;

Muhakkak ki o (Hutame) onların üzerine kapatılıp kilitlenmiştir (içinde ebedî mahpusturlar).

9-) Fiy 'amedin mümeddedeh;

Uzatılmış direkler içinde.

Asr sûresi ve Faziletleri

 

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

Kim Asr sûresini okursa, Allahü teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur.

 

Ebû Huzeyfe buyurdu ki:

 

Resûlullahın Eshâbından iki kimse karşılaştıklarında, biri diğerine Asr sûresini okumadan ayrılmazlardı. Sonra biri diğerine selâm vererek ayrılırlardı.

İmâm-ı Şâfiî buyurdu ki:

 

Kur'ân-ı kerîmde başka hiçbir sûre nâzil olmasaydı, şu pek kısa olan Asr sûresi bile, insanların dünya ve âhiret saadetlerini te'mine yeterdi. Bu sûre, Kur'ân-ı kerîmin bütün ilimlerini içine alır.

Bismillâhirrahmânirrahîm

1.Vel asr

2.İnnel insâne lefî husr

3.İllellezîne âmenû

Veamilus sâlihâti

Vetevâsav bilhakkı vetevâ sav bissabr

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 

Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir.

Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve  sabrı tavsiye edenler müstesna (Onlar ziyanda değillerdir).

 

Yasin Suresi ve Faziletleri

 

Kur'an'ın Kalbinden Kalbinize akacak kelimelere gönlünzü açın ve yolculuğa hazırlanın!..

Şeytana kul olanlara;

Aklınız yokmuydu diye! Net vurguların olduğu  olduğu muhteşem süre..

Subliminal  mesajların en net olduğu sürelerden biri Yasindir.. Sürekli okuyan veya dinleyenlerde anlayış genişliğine neden olur. Zeka,kavrama ve akıl inanılmaz gelişim gösterir. Bir çok zorlukların üstesinden gelebilecek bir  düşünce zenginliğine gark olursunuz!

 

Ne kadar yazsam da bir kere dinlemeniz yahut kısık yanınızdakinin duyacağı bir ses tonu ile okumanız kadar etksi olmaz.

Bu yüzden sizi mecaz yollu anlatılan Yasinin  faydaları hakkındaki hadislerle başbaşa bırakıyorum..

Hergün Okumayı/Dinlemeyi ihmal etmeyiniz..

 

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Her gece Yasîn sûresine devam edip, bu hâl üzere iken vefât eden kimse şehid olur.)

(Kur’ân-ı kerîmdeki bir sûre, okuyana şefaat eder, dinliyenin affına sebep olur, âhırette korktuğundan emin olur. Bu Yâsin sûresidir.”

 

“Ölüm hastası yanında Yâsin-i şerîf okununca, her harfi için bir melek gelip rûhun kolay çıkmasına duâ eder. Yıkanırken yanında bulunurlar. Cenazesi ile birlikte giderler. Namazında, defninde bulununlar ve hep duâ ederler.”

 

“Şeytanlar, Yasîn sûresinden ve bir de Haşr sûresinin son kısmı ile Mu’avvizeteyn sûrelerinden kaçarlar.”

 

“Kabristana giren kimse, Yasîn sûresini okusa, o gün meyyitlerin azâbları hafifler. Meyyitlerin sayısı kadar, ona da sevâb verilir.”

 

İnsanların okudukları ölülere gitmez.Lakin kişi ölümü ile sizin Yasin okumanıza vesile olur.Siz sevap alırsınız.Siz aldığınızın sevabın aynısı buna sebep olana da ölse bile yansır.

 

“Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya kanmış olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer.”

 

“Müslüman bir hasta yanında Yasîn-i şerîf okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. Suya kanmış olarak rûh teslim eder. Doymuş olarak kabre girer. Suya ihtiyacı olmaz.”

 

“Yasîn okuyunuz. Onda on bereket vardır. Aç okursa, doyar. Çıplak okursa, giyinir. Bekâr okursa, evlenir. Korkan okursa, emin olur. Mahzun okursa ferahlar. Misafir okursa, seferde yardım görür. Kayıp bulunur. Hasta okursa şifâ bulur. Ölü üzerine okunursa azabı hafifler. Susayan okursa, suya kavuşur.”

 

“Bir kimse ana-babasının veya birinin kabrini her Cuma ziyaret eder ve orada Yasîn okursa Allahü teâlâ ona, Yasîn’in her harfi miktarınca mağfiret eder.”

 

“Kur’ân-ı kerîmin kalbi Yasîn’dir. Muhakkak ki o dertlere şifâdır. Allahı ve âhıret yurdunu dileyerek bir kimse Yasîn’i okursa, Allah kendisini mutlaka bağışlar.”

 

“Her gece Yasîn sûresini okuyan kimse, muhakkak sûrette şehid olarak ölür.”

 

“Cuma geceleri Yasîn sûresini okuyan kimse, Allahü teâlânın magfiretine kavuşmuş halde sabahlar.”

 

Yasîn sûresinin faydaları

 

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

 

“Kur’ân-ı kerîmde bir sûre vardır ki, ona Allah katında “Azîme” denir. O sûreyi okuyan kimse, kıyâmet günü çok kimseye şefaat edecektir. O sûre Yasîn sûresidir.”

 

Yasîn sûre-i şerîfesini okumanın faidelerinden birkaçı:

 

1- Eceli gelmiyen hasta şifâ bulur.

 

2- Eceli gelen hasta ölüm acısı duymaz.

 

3- Ölürken Cennet meleklerini görür.

 

4- İnsan korktuğundan emin olur.

 

5- Garipler yardımcı bulur.

 

6- Aç olan, tok olur. Yani ummadığı yerden rızık gelir.

 

7- Susuz olan, kanıncaya dek su bulur.

 

8- Bekarların evlenmesi kolay olur.

 

9- Elbisesi olmayan elbise bulur.

 

10- Gayb olan şey bulunur.

 

Fakat bunlara niyyet ederek ve inanarak okumak lazımdır.

 

İmâm-ı Şa’rânî buyuruyor ki:

 

“Hastam iyi olursa veya şu işim hasıl olursa, sevâbı Seyyidet Nefîse hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasîn okumak veya bir koyun kesmek nezrim olsun derse, bu dileğinin kabul olduğu çok tecrübe edilmiştir.”

 

Malik bin Yesar (ra)’ dan rivayet edilmiştir: Peygamber (sav); “Kur’an’ın kalbi Yasin-i Şerif’tir. Kim onu Allah rızasını talep ederek ve ahiret sevabı için okursa, Allah onun günahlarını magfiret eder. Onu ölülerinizin üzerine okuyunuz.” buyurdu.

 

-Ebu Hureyre (ra)’ dan rivayet edilmiştir: Peygamber (sav) şöyle buyurdu; “Kim bir gecede, Allah rızası için Yasin’i okursa günahları af olunur.”

 

-Enes (ra)’ dan rivayet edilmiştir: dedi ki; Rasulullah (sav) buyurdu: “Herşeyin bir kalbi vardır ve Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir. Her kim Sure-i Yasin’i okursa Allah ona bu sureyi okuması sebebiyle Kur’an’ı on kere okumuş kadar sevap ihsan eder.”

 

-Hz. Ali (ra)’ den rivayet edildigine göre Rasulullah (sav) kendilerine şöyle demiştir: “Ya Ali! Yasin Suresini oku, zira Yasin Suresinde on bereket vardır;

 

1-Yitigi olan okursa yitigine kavuşur,

 

2-Mahkum okursa hapisten kurtulur,

 

3-Çıplak okursa giydirilir,

 

4-Onu okuyan aç doyar,

 

5-Bekar okursa evlendirilir,

 

6-Yolcu okursa yolculugunda yardım görür,

 

7-Susuz okursa suya kanar,

 

8-Hasta okursa afiyet bulup iyileşir,

 

9-Korku içinde olan okursa korktugundan emin olur,

 

10-Ölümcül hastanın yanında okunsa elem ve ızdırabı hafifler.

 

Mümkünse hergün okuyunuz..

 

HAC süresi Faziletleri

Denmiştir ki:HAC süresini her kim devamlı olarak okursa ,kıyamet korkusundan emin olur ve ölümü de ayan olur...Yani ölmeden önce öleceği zamanı bilir..

Ve HAC Süresini okuyan, hac ve umre yapanların sevabları gibi sevab alır. (Beyzavi 4/62

Ayrıca HAC SURESİ:mahşerin dehşetinden emin olmak için okunur.

Gücünüz el verdiince hiç olmazsa bir kere okuyun veya dinleyin.

 

 

 

 

Mü'min sûresi ve Faziletleri

 

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

"Herşeyin bir özü vardır. Kur'ânın özü ise, "Hâ mîm"lerdir."

"Her kim Âyet-el kürsî ve Mü'min sûresini okursa, o gün içerisinde bütün fenâlıklardan muhâfaza olunur."

 

"Cennet bahçelerinde yükselmeyi arzu eden kimse, "Hâ mîm"leri okusun."

 

"Her kim Mü'min sûresini (İleyhil masîr)e kadar ve Âyet-el kürsî'yi sabahleyin okursa, bu kimse bütün bela ve musibetlerden korunur. Akşam okursa, sabaha kadar bütün fenâlıklardan muhâfaza olunur."

 

"Hâ mîm'ler yedidir: Cehennemin kapıları da yedidir. Her Hâ mîm gelip Cehennemin bir kapısına durur ve; "Yâ Rab, bana inanan ve beni okuyan kişiyi bu kapıdan içeri sokma" diye yalvarır."

 

"Kim Mü'min sûresini okursa, ona duâ etmeyen ve onun için istigfârda bulunmayan hiçbir nebî, sıddîk, şehid ve mü'min rûhu kalmaz."

 

"Allahü teâlâ, yedi Hâ mîm'leri bana Tevrât yerine; Elîf lâm râ'lardan Tâ sîn mîm'lere kadar olan sûreleri İncil yerine; Tâ sîn mim'ler ile Hâ mîm'ler ve Mufassal yani Hucurât'tan sonraki sûreler ile üstün kıldı, benden önce hiç bir peygamber onları okumamıştır."

 

Abdullah bin Mes'ûd buyurdu ki:

 

"Hâ mîm"ler Kur'ân-ı kerîmin süsüdür."

 

 

 

 

Fetih Suresi Faziletleri

 

Bu süre çok özel bir süredir..

 İnşaAllah okuyanda dinleyende aynı amaca ulaşır.Hadisde demiştir ki:

Fetih suresini okuyan kimse, Muhammed Resulüllah ile birlikte Mekke fethine hazır olan kimse gibidir.

 

Zayıf kimse bu sureyi çokça okursa güçlenir.

 

Zillete düş müş kimse okursa izzet ve şeref bulur.

Mağlub olmuş kimse okursa yardım görür.

Sıkıntıda olan okursa Allah onun işlerini kolaylaştırır.

Borçlu olan okursa borcu ödeme imkanına kavuşur.

Zindanda olan okursa kurtulur.

Gam ve kedere boğulmuş kimse okursa, Allahü Teala lütuf ve keremiyle onun gam ve kederini kaldırır.

Fetih suresinin daha bir çok hikmeti bulunmaktadır.Gücünüz yettiğince okumayı ihmal etmeyiniz.

29.Ayet meali şöyledir:

“Muhammed, Allah'ın Resülüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde halinde, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat'ta ve İncil'de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah kendileri sebebiyle inkarcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükafat vaad etmiştir.”

 

Cuma Suresi ve Faziletleri

Bu mübarek sure, göklerde ve yerde bulunan herşeyin Allahu Tealayı tenzili ve teşbih ettiklerini beyan ederek başlar.

"Sure-i Cuma'yı okumayı adet haline getiren kimseye, müslüman memleketlerinde Cuma namazına gelen ve gelmeyen kimselerin adedi karşılığındaki onar sevap verilir."

Cuma suresini okuyanlar ve İnşaAllah dinleyeneler Şeytanın vesveselerinden kurtulurlar..

Zâlike fadlüllâhi yü'tîhi men yeşâ', vellâhü zül fadlil azıym. Ayetini sıklıkla okuyan ise ziyana uğramaz inşaAllah

Özellikle cuma gecesi kılınan namazın ilk rekatında okunursa Allahın izni ile okuyana mükafat olarak cennet verilecektir denmiştir..

cuma süresi 11 ayettir. Ezberlenecek kadar kısa ve kolaydır. Bu süreyi ezberleyip cuma namazlarında okumanız size inanılmaz müjdeler getirecektir İnşalalh

 

Latin Alfabesi İle Cuma Süresi

 

Bismillah i-r Rahman i-r Rahim

 

Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardıl elmelikilkuddusil-'aziyzilhakiymi

Huvelleziy be'ase fiyl'ummiyyiyne resulen minhum yetlu 'aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu'allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin

Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel'aziyzulhakiymu

Zalike fadlullahi yu'tiyhi men yeşa'u vallahu zulfadlil'azıymi

Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi'se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne

Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze'amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne

Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu 'aliymun bizzalimiyne

Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila 'alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta'melune

Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu'ati fes'av ila zikrillahi ve zerulbey'a zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune

Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl'ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le'allekum tuflihune

Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma 'ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne

 

Cuma Süresi Meali

 

 

Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

 

1- Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah'ı tesbih eder.

2- O, ümmîler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp-temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler.

3- Ve henüz kendilerine ulaşıp-katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

4- Bu, Allah'ın dilediğine verdiği fazl (lütuf ve ihsan)ıdır. Allah, büyük fazl sahibidir.

5- Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.

6- De ki: "Ey Yahudi olanlar, eğer siz, (bütün) insanlardan ayrı olarak yalnızca sizlerin gerçekten Allah'ın velileri (dost ve sevgili kulları) olduğunuzu öne sürüyorsanız, şu halde ölümü temenni edin; eğer doğru sözlü iseniz (bunu çekinmeden yapın)."

7- Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, zalimleri bilendir.

8- De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir."

9- Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

10- Artık namazı kılınca, yeryüzünde dağılın. Allah'ın fazlını isteyip-arayın ve Allah'ı çokça zikredin; umulur ki felaha (kurtuluşa ve umduklarınıza) kavuşmuş olursunuz.

11- Oysa onlar (kendilerini tümüyle Allah'a ve İslam'a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman, (hemen) ona sökün ettiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın Katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AYETEL KÜRSİ ve Bazı Faziletleri

 

"Bismillahirrahmânirrahîm"

 

“Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm.

 

Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm.

Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd.

 

Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi.

 

Ya'lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey'in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd.

 

Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.”

 

"Bismillahirrahmânirrahîm"

 

"Rahmân (ve) rahîm (olan) Allah'ın adıyla."

Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur.

 

Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur.

İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir.

 

 Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar.

 

Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. (Kuran 2:255)

 

 

Ayetel Kürsi okunan eve şeytan giremez.

 

Büyücü sokulamaz.

Ayetel Kürsi okumaya devam kişi; hem dünyada hemde ahirette yüce makamlara ulaşır.

Günahlardan sakınmaya başlar. Huzura erer. Mevki ve makamı artar.

 

 

Ayetel Kürsi durak yerlerinin sayısınca 17 kelimeleri sayısınca 50 harfleri sayısınca 170 resuller ve ashabı kiram sayısınca 313 defa okuyan kişinin her arzusu yerine gelir.Cesareti artar. Halk arasında sevgi saygısı ve itibarı çoğalır. İstediği makama ulaşır. Hiç kimse ona zarar veremez.

 

 

Peygamber Efendimiz in S.A.V. isimleri sayısınca 201 defa okursa dünya ve ahiretle ilgili istekleri geri çevrilmez.

Ayetel Kürsi; yemek buğday pirinç arpa gibi şeylere 313 defa okunarak her okunuşta o şeye üflenirse bereketi artar o şeyde bereketlilik olur.

 

Ayetel Kürsiyi hergün okumayı adet haline getiren kişinin ALLAH geçmiş günahlarını bağışlar. Okuyan hem Tevhid hemde Tilaveti yerine getirmiş olur. Bu da üstün bir zikir olur.

 

Ayetel Kürside 34 ilahi isim vardır. 17 aÇık olarak 17 de kapalı olarak. Aynı zamanda 17 mim harfi 17 de vav harfi vardır.

 

 

ALLAH'ın en büyük ismi Ayetel Kürside mevcuttur. Bu yüzden Ayetel Kürsi ile dua edilirse kabul görür.

Ayetel Kürsiyi bir hacet ve arzunun olması için okumak o işin olmasına vesiledir.

Bu ayeti okumaya devam eden devamı nispetinde fayda görür.

 

Bu ayeti okumaya ancak peygamberler sıddıklar ve şehidler devam eder.

Kişi okumaya devam ederse ahlakı sehid ve sıddıkların ahlakına ulaşır.

Ayetel Kürsiyi okumaya devam eden kişiye; ALLAH hayırlı ve faydalı kapılar açar. İlim öğretir. Gizli bilgileri ve tedavi etme yollarını öğretir. Hem Zahiri hemde Batıni ilim nasip eder.

Ayetel Kürsiyi çok okuyanın anlayışı artar. Düşman şerrinden kurtulur. ALLAH'ı büyük isimleriyle anmak zikretmek isteyenler Ayetel Kürsiyi okumalıdırlar.

Ayetel Kürsi ilahi rahmet ve nusret kapılarını açar.

 

Sıkıntılı anlarda Ayetel Kürsi okunursa sıkıntı geçer. Tehlike durumunda okunursa o tehlikeden kurtulunur.

 

Ayetel Kürsiyi okumaya devam eden Cinni varlıkalrın tesirinden korunur..

 

 

 

 

 

 

Rahman Süresi Faziletleri Hakkında

 

"Peki, Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?"

Ey Rabbimiz,Senin nimetlerinden hiç bir şeyi inkar edip nankörlük etmeyiz ancak Sana Hamd ederiz.

 

Arkadaşlar bu surede olağan üstü güzellikler mevcuttur.. Hergün bir kez dinlemeye çalışın! Aşağıdaki müjdelere Okuyan ve Dinleyenler Allah'ın izni ile erişeceklerdir..

 

Bu süre son derece önemlidir..

 

"İbni Abbas (r.a.) hazretleri şöyle buyurmuştur:

Ben bir Sure okurdum, fakir iken zengin oldum. Korkuyordum korkularımdan emin oldum.

Birçok mülke sahip oldum.

Bu sure Zebur surelerinin eftalidir.

Kim! Bu sureyi okur ve hacetini Allah'tan isterse, Allah c.c. onun istediği haceti verir.

İnsanların yanında o kişinin mertebesi üstün olur. Dünyada ve ahirette Allah o kişiden razı olur.

Bu sureyi okuyan kişi hapiste ise en kısa zamanda kurtulur, fakir ise zengin olur, hasta ise şifa bulur, borçlu ise borcundan kurtulur, günahkar ise Allah c.c. günahlarını affeder.

 

Her ne hacet dilerse Allah en kısa zamanda hacetini yerine getirir.

 

Davut Aleyhisselam'ın Allah Teala'dan dünyalık bir haceti olsa, bu sureyi okur ve secdeye kapanırdı. Secde den başını kaldırmadan Allah Teala hacetini verirdi."

 

 

 

Kadir Süresi ve Faziletleri Hakkında

 

"BismillahirRahmanirRahıym

 

1-) İnnâ enzelnaHU fiy LeyletilKadr.

2-) Ve mâ edrake mâ LeyletülKadr.

3-) LeyletülKadri hayrün min elfi şehr.

4-) Tenezzelül Melâiketü ver Rûhu fiyha Biizni Rabbihim min külli emr.

5-) Selâmun, hiye hattâ matle'ılfecr.

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 

1.Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik

2.Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen?

3.Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır

4.Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner

5.O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir."

 

Özgün bir şeyler yazmamız icap ederse Rahman bilir ama deriz ki Ramazan ayının son 10 günü her gece 305 kez okumakta muazzam faydalar elde edilebilir.

 

Ayetle de net olduğu gibi 80 yıllık bir ömürden hayırlı bir geceye denk gelen okumamız  müthiş açılımlara sebebiyet verebilecektir inşallah.

 

Bu bilgi size geldi ise lütfen hiç gecikmeden ramazanın kalan gecelerini bu süre ile değerlendirin.

 

 

Hadislerle Kadir suresinin faziletleri

 

    1- "Kadir Süresini 10 kere okuyan kimse bin kücük günahi bagislanır" Hadis-i Serif yine:

 

    2- "Kadir Süresini 100 kere okuyan kimsenin kalbine ismi Ä'zamin ilham eder o kimse diledigi kadar dua eder ve duasi kabul olur.Yani Cenab-i Hak, bu kimsenin hacetini istek dileklerini lutfederek verir"

 

    3- "Cuma gecesi Kadir Süresini 1000 kere okuyan kimse Sevgili peygamberimizi rüyasında görür"

 

    4- "Kim ki bir dilegi vardir 41 kere okusun.Dilegi verilir.(Muradina nail olur)

 

    5- Sabah ve aksam namazlardan sonra 3 kere okuyan kimse seytanın serrinden emin olur,cümle sıkıntılardan necat (kurtulus) bulur"

 

Kadir süresini okuyanin tüm dilekleri verilir.Rizki bol ve kolay olur. Hasta ise sifa bulur.Belalardan uzak kalir.Sihhat ve afiyeti devamli olur.

 

Hadisi serifte Söyle diyiyor: Bir kimse abdest aldiktan sonra "Kadir Süresini" bir veya üc kere okursa kiyamet günü peygamberlerle beraber hasrolur (diriltilir) Ve abdest alip kelimeyi sahadet getirerek bu sureyi okursa sekiz cennetin kapisi acilir."istedigin kapidan gir denir" buyrulmustur. "

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Muhammed Süresi Faziletleri Hakkında

 

Muhammed Süresini Okuyanlar ve inşaAllah dinleyenler cennet ahalisinden olurlar..

 

Karşılaşacakları zararlar saadetlerine dönüşür..

 

Hafızaları zayıf insanlar okur-dinlerlerse hafızaları güçlenir..

 

Özellikle son ayeti 38 sıklıkla tekrar edenlere Rabbimiz hiç yapamayacağınızı düşündüğünüz zorlu işleri kolaylaştırıp okuyana fetihler nasip eder.

 

38.Ayeti önemli bir iş öncesi 38 tekrar ile okumak faydalıdır. İnşaAllah!

 

 

"..Allah zengindir,sizlerse fakirsiniz. Eğer tersine giderseniz, tutar başka bir topluluğu yerinize getirir, sonra onlar sizin gibi olmazlar." Muhammed 38

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beyyine Sûresi ve Faziletleri

 

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

 

“Kim Beyyine sûresini okursa, kıyâmet günü, hayrın, iyiliğin kaynağı ile berâber olur.”

 

“Allahü teâlâ, Beyyine sûresini okuyan kişinin kırâatini dinler ve şöyle buyurur: Müjde olsun kulum! İzzetime yemîn olsun ki, gerek dünya ve gerek âhiret hâllerinden hiç birinde seni unutmayacağım ve seni Cennete yerleştireceğim tâ ki hoşnut oluncaya kadar.”

 

“Beyyine sûresini münâfıklar okumaz ve kalbinde Allahü teâlânın varlığında şüphesi olan da okuyamaz. Allahü teâlâya yemîn ederim ki, yer ve gök yaratıldğından beri melekler bu sûreyi okurlar. Kim bu sûreyi okursa, Alalhü teâlâ onun dînini ve dünyasını muhâfaza eder ve onun için istigfâr edecek melekler gönderir.”

 

Enes bin Mâlik şöyle anlatır: "Peygamber efendimiz, Übey bin Ka'b'a buyurdu ki: “Allahü teâlâ, Beyyine Sûresini sana okumamı emretti.” Übey; "Ey Allahın resûlü!.. Allahü teâlâ benim adımı da andı mı" dedi. Peygamber efendimiz; “Evet” buyurdu. Bunun üzerine Übey bin Ka'b ağlamaya başladı.

 

Kuranın 98. suresidir. Bu surede anlamları derin olan ayetler mevcuttur.

 

Okumayı İhmal etmeyin. Altta hem türkçe meaili hem latin alfabesi ile okunuşu verilmiştir.

 

Bismillâhirrahmânirrahîm

 

98/BEYYİNE-1: Lem yekunillizîne keferû min ehlil kitâbi vel muşrikîne munfekkîne hattâ te’tiye humul beyyineh(beyyinetu).

Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine beyyine (açık delil) gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.

 

 

98/BEYYİNE-2: Resûlun minallâhi yetlû suhufen mutahharah(mutahhareten).

Allah'tan gönderilen resûl, (onlara) tertemiz (bâtıl ve şüpheden uzak) sahifeleri okur.

 

 

98/BEYYİNE-3: Fîhâ kutubun kayyimeh(kayyimetun).

(O sayfalar) içinde temel, değişmez hükümler yazılı olan kitaplardır.

 

 

98/BEYYİNE-4: Ve mâ teferrekallezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câet humul beyyineh(beyyinetu).

Ve kitap ehli olanlar, (onlara beyyine gelmesinden önce) tefrikaya düşmediler (fırkalara ayrılmadılar). Ancak kendilerine beyyineler geldikten sonra (tefrikaya düştüler).

 

 

98/BEYYİNE-5: Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu’tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti).

Ve onlar, Allah için hanifler olarak dînde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum dîn (kıyâmete kadar devam edecek dîn) budur.

 

 

98/BEYYİNE-6: İnnellezîne keferû min ehlil kitâbi velmuşrikîne fî nâri cehenneme hâlidîne fîhâ, ulâike hum şerrul beriyeh(beriyyeti).

Muhakkak ki kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, cehennem ateşindedirler ve orada devamlı kalacak olanlardır. İşte onlar, onlar yaratılmışların şerrli olanlarıdır.

 

 

98/BEYYİNE-7: İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ulâike hum hayrul beriyyeh(beriyyeti).

Muhakkak ki âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel yapanlar (nefs tezkiyesi yapanlar), işte onlar, onlar yaratılmışların hayırlı olanlarıdır.

 

 

98/BEYYİNE-8: Cezâuhum inde rabbihim cennâtu adnin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), zâlike li men haşiye rabbeh(rabbehu).

Rab'leri Katı'nda onların mükâfatı, altlarından nehirler akan adn cennetleridir, orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah onlardan razı ve onlar O'ndan (Allah'tan) razıdır. İşte bu, Rabbine huşû duyan kimseler içindir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rasulüllah'dan Tavsiyeler

 

Onun dualarından biri: "Allah'ım! Cimrilikten , korkaklıktan ve tembellikten sana sığınırım!.."

Resulullah'ın bize emirleri

"1- Allah'tan korkacaksın!

2- Adil olacaksın!

3- Kanaat ehli olacaksın!

4- Zulmedeni affedeceksin!

5- Gelmeyene gideceksin!

6- Vermeyene vereceksin!

7- Konuşman zikir olacak!

8- Susman tefekkür olacak!

9- Bakışın ibret almak için olacak!"

Üstün ahlâkın vasıfları Zulmedeni affetmek. Gelmeyene gitmek. Vermeyene vermek!

Kötülük mü etti? Yanlışlıktır, hatadır diyeceksin.

Sana gelmiyor mu? Sen ona gideceksin.

İhtiyacın vardı, istedin vermedi mi? Ona lâzım olunca sen vereceksin.

Elinde yoksa arayıp bulacaksın..

Bütün bunları gönül rahatlığı ile yapabilmen için bilmen gereken son şey;

Bu dünyadaki insan ömrü ortalama 65 yıl,ölümden sonraki trilyonlarca sonsuz yılın yanında hiç hükmündedir.

İmtihan edildiğini ve karşılaştıklarının dünlerde kalacağını hesaba katarak yaşamalısın.

Ve bu ayeti bolca düşünmen gerek.

"Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki,

Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah`a göre pek kolaydır.

Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah`ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız.Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez" (Hadid Suresi, 22-23)

Mülk Suresi (Kuran'ın Mülkü) ve Faziletleri

 

Bu sure her açıdan gerçekten müminler için bir mülktür.

 

Anlama ve idrak genişliği yapar.

 

Sure içinde bir meydan okuma vardır.Bu sureye dualarla bütünleşerek sarılanlar susuz kalmazlar İnŞALLAH.

 

 Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki:

 

“Mülk sûresi kötülüklerden engelleyici ve kurtarıcıdır. Kabir azabından kurtarır.”

 

“Mülk sûresini her gece okuyan kimseden Cenab-ı Hak kabir azabını kaldırır.”

 

“Mülk sûresini okumadan yatma! Zira ölürsen kabirde sana yoldaş olur. Her gece Mülk sûresini okuyan kimse, Kadr gecesini ihyâ etmiş gibi sevâba nail olur.”

 

“Ben Mülk sûresinin, ümmetinmden her insanın kalbinde olmasını severim.”

 

“Kur'ân-ı kerîmden otuz âyetlik bir sûre, bir adama şefaat etti ve neticede mağfiret oldu. O, Mülk sûresidir.”

 

Eshab-ı kiramdan bir kaçı, bir yere çadır kurmuşlardı. Burada bir kabir bulunduğunu bilmiyorlardı. Çadırda mülk sûresinin okunduğu işitildi.

 

Resûlullah efendimize bunu haber verdiklerinde:

 

“Bu sûre, insanı kabir azabından korur” buyurdu.

 

Abdullah ibni Abbâs buyurdu ki:

 

“Mülk sûresini oku! Onu ezberle! Çoluk çocuğuna ve komşularına da öğret. Zira bu sûre azabdan kurtarıcıdır.

 

Okuyan kişiye Hak teâlâ indinde şefaatçidir. Eğer kişi onu ezberlemişse, Allahtan onu Cehennemden kurtmasını ister. Allah, o sayede kişiyi kabir azabından kurtarır.”

 

Muhammed bin Alkamî buyurdu ki:

 

“Her gece Tebarake (Mülk) sûresini okuyanlara kabir suâli sorulmaz.”

 

Abdullah ibni Mes'ûd buyurdu ki:

 

“Birisi vefat edip kabre konduğunda, azab melekleri ölünün başına gelir. Baş onlara der ki:

 

"Ona dokunmayız. Zira o bana, Mülk sûresini okurdu."

 

Sonra karın tarafına varıp otururlar. O da der ki:

 

"Ona dokunmayınız. Zira o bende Mülk sûresini ezberleyip hıfzetmiştir."

 

Bu sebeple bu sûreye, "kabir azabını engelleyici" anlamında "Mânia" denilmiştir.”

 

Abdullah ibni Mes'ûd buyurdu ki:

 

“Kim her gece Mülk sûresini okursa, Allahü teâlâ bu sayede o kişiyi kabir azabından kurtarır.”

 

(Mülk sûresi, Kur'ân-ı kerîmde 561 - 563 sayfalar arasındadır.)

Mülk Suresi ve Meali

 

Bismi’llâh’ir-Rahmân’ir-Rahîm

(1) Tebârekelleziy biyedihil mülkü ve hüve alâ külli şey’in kadiyrün (2) elleziy halekal mevte vel hayate liyeblüveküm eyyüküm ahsenü amela ve hüvel azıyzül ğafur (3) elleziy haleka seba semavatin tibakan ma tera fiy halkır rahmani min tefavüt ferciıl basare hel tera min füturın (4) sümmerciıl basare kerreteyni yenkalib ileykel besarü hasien ve hüve hasiyr (5) ve lekad zeyyennes semaed dünya bimesabıyha ve cealnaha rücûmen lişşeyatıyni ve a’tedna lehüm azâbes seıyr (6) ve lilleziyne keferu birabbihim azabü cehenneme ve bi’selmasıyr (7) izâ ülku fiyha semiu leha şehiykan ve hiye tefurü (8) tekadü temeyyezü minelğayzı küllema ülkıye fiyha fevcün seelehüm hazenetüha elem ye’tiküm neziyr (9) kalu belâ kad câena neziyrün fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey’in in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr (10) ve kalu lev künna nesmeu ev na’kılü ma künna fiy ashabis seıyr (11) fa’terefu bizenbihim fesuhkan liashabis seıyr (12) innelleziyne yahşevne rabbehüm bilğaybi lehüm mağfiretün ve ecrün kebiyr. (13) ve esirru kavleküm evicheru bihî innehu aliymün bizatissudur (14) elâ yalemü men halâk ve hüvel latıyfül habiyr (15) hüvelleziy ceâle lekümül’arda zelûlen femşu fiy menâkibiha ve külu min rizkıhî ve ileyhinnüşur (16) eemintüm men fiyssemâi en yahsife bikümül’arda feizâ hiye temur (17) em emintüm men fiyssemâi en yürsile aleyküm hasıba feseta’lemune keyfe neziyr (18) ve lekad kezzebelleziyne min kablihim fekeyfe kâne nekiyr (19) evelem yerev ilettayri fevkahüm saffatin ve yakbıdne ma yümsikühünne iller rahmân innehu bikülli şey’in basıyr (20) emmen hâzelleziy hüve cündün lekum yansurukum min dunir rahmân inilkâfirune illâ fiy ğurur (21) emmen hâzelleziy yerzükuküm in emseke rizkah bel leccû fiy utüvvin ve nüfur (22) efemen yemşiy mükibben alâ vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen alâ sıratın müstekıym (23) kul hüveleziy enşeeküm ve ceale lekümüssem’a vel’ebsâre vel’ef’ideh kaliylen ma teşkürun (24) kul hüvelleziy zereeküm fiyl’ardı ve ileyhi tuhşerûn (25) ve yekûlune meta hazelvadü in küntüm sadıkıyn (26) kul innemel ılmü ındallah ve innema ene neziyrün mübiyn (27) felemma reevhü zülfeten si'yet vücuhülleziyne keferu ve kıyle hazelleziy küntüm bihî teddeun (28) kul ereeytüm in ehlekeniyallahü ve men maıye ev rahımena femen yüciyrül kafiriyne min azabin eliym (29) kul hüver rahmân amenna bihî ve aleyhi tevekkelnu feseta’lemune men hüve fiy dalâlin mübiyn (30) kul ereeytüm in asbeha maüküm ğavren femen ye’tiyküm bimâin meıyn (Allâh-u Rabbül Alemin)

 

Anlamı:

1. Hükümrânlık elinde olan mukaddes ve mubarektir; ve her şeye gücü yeter.

 

2. Hanginizin daha iyi iş işlediğini (size) belirtmek(göztermek) için hayatı ve ölüm sonrasını yaratan O’dur. Azîz ve Gafûrdur.

 

3. Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O’dur. Rahman’ın bu yarattığında bir düzensizlik asla göremezsin. Gözünü çevir bak, bir kere daha bak, bakalım bir düzensizlik görecek misin?..

 

4. Sonra tekrar tekrar çevir bak gözünü, ama asla göremiyecek aradığını ve yorgun, bitkin dönecek gene kendine!..

 

5. And olsun ki, göğü yıldızlarla bezedik ve bazılarıyla şeytanların taşlanmasını sağladık: onlara yalın ateş azabını hazırladık.

 

6. Rabları gerçeğini örtenlere cehennem azabı vardır; o ne berbat sonuçtur!..

 

7. Bunlar cehenneme atıldıkları zaman, gümbür gümbür gürültüsünü duyarlar; kaynama sesidir bu!..

 

8. Ve cehennem (ehli) hiddetinden parçalanacak gibi olurlar. Her bir bölük atıldıkça sorarlar cehennem melekleri: Sizi uyarıcı gelmemiş miydi!..

 

9. Onlarda cevablarlar: Evet, bize uyarıcı geldi, ama onu yalanlamıştık!.. Allâh hiç bir şey inzâl etmemiştir, siz aldanmışsınız, demiştik.

 

10. Ve derler; eğer söz dinleyip aklımızı kullansaydık bu çılgın ateşli cehennemde olmazdık.

 

11. Böylece yaptıklarını itirâf ederler. Uzak olsun bu cehennemlikler.

 

12. Gaybın kendisi olan Rablerine karşı haşyet duyanlar bağışlanmayı ve büyük mükafaatları hakkedenlerdir!..13. Sözünüzü ister içinizde tutun, ister açıklayın; hep birdir. Şuûrunuzdakini O bilir!..

 

14. Hiç bilmez mi onu yaratan?.. O lâtîf olarak haberdardır herşeyden.

 

15. Yeryüzünü yaşıyacağınız biçimde altınıza seren O’dur. Yeryüzünde gezin, dolaşın, ihsan ettiği rızıktan faydalanın ve O’na döneceğinizi bilin!..

 

16. Göktekinin sizi yerin dibine geçirmesine karşı güvencede misiniz?.. O durumda yer harekete geçer;

 

17. Yoksa göktekinin başınıza taş yağdırmasına karşı mı güvencedesiniz?.. Anlıyacaksınız bu uyarının manâsını.

 

18. Andolsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. İnkârlarının sonucu dehşetti!..

 

19. Üzerlerine kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi. Onları uçuran Rahman’dır!.. Şüphesiz ki O, şeyin bizatihi kendisi olarak görür her şeyi!..

 

20. Rahman’a karşı size yardım edecek ordularınız mı var!.. Gerçeği örtenler aldanmıştır ve aptalca bir gurur içindedirler.

 

21. Ya, Allâh rızkınızı keserse, kim verecek size onun kestiğini?.. Onlar, nefret ve azgınlık halinde ileri gidenlerdir.(turkeyarena.com)

 

22. Yüzüstü kapanıp sürünen mi yoksa ayakta önünü görerek yürüyen mi doğru yol üzeredir?..

 

23. De ki: Sizi yaratan, size kulak, göz ve kalp veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?..

 

24. De ki: sizi yeryüzünde çoğaltan O’dur ve O’nun indinde hep bir araya toplanacaksınız.

 

25. Derler ki; Tehdidiniz doğru ise, ne zaman gerçekleşecek?..

 

26. De ki; Bunun bilgisi Allâh’a aittir!.. Ben sadece apaçık uyarıcıyım.

 

27. Tehdit edildikleri şeyin yaklaştığını gördüklerinde, inkârcıların yüzleri kararacak, kendilerine, işte arayıp sorduğunuz buydu, denilecektir!..

 

28. De ki; Allâh, beni ve benimle olanları helâk edecek ya da rahmetine erdirecek olsa; acaba inanmayanları elim azaptan kim koruyabilir?..

 

29. De ki; O Rahmandır, O’na imanlıyız ve O’na güveniyoruz. Bileceksiniz elbet apaçık gerçekten sapmış olan kimmiş.

 

30. De ki, suyunuz çekilecek olsa yerin dibine, kim size bir pınar verebilir?.. (Allâh-u rabbül âlemiyn)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

NAMAZLARDA OKUNAN DUALAR

 

ü  Sübhâneke:

 

Namazlarda ayakta iken okunur.

Okunduğu yerler:

1) Her namazın ilk rek’atinde iftitah tekbirinden sonra,

2) İkindi namazının sünnetinde üçüncü rek’ate kalkınca fatihadan önce,

3) Yatsı namazının ilk sünnetinde üçüncü rek’ate kalkınca fatihadan önce,

4) Teravih namazı dört rek’atte bir selâm verilerek kılınıyorsa üçüncü rek’ate kalkıldığı zaman fatihadan önce.

5) Cenaze namazında birinci tekbirden sonra.

 

"Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârekesmük ve teâlâ ceddük (ve celle senâük *) ve lâ ilâhe ğayrük."

 

Anlamı: Allahım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur.

NOT: Parantez içindeki “Ve celle senâük” cümlesi cenaze namazında okunur.

 

ü  Ettehiyyâtü:

Okunduğu Yerler:

Namazların her oturuşunda okunur.

"Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayibât. Esselâmü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetüllahi ve berakâtühüh.  Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasülüh."

 

Anlamı: Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’a dır. Ey Peygamber! Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.

Selâm bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun.

Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir.

 

ü  Allâhümme Salli ve Allâhümme Barik:

Okundukları Yerler:

1) Bütün namazların son oturuşlarında Ettehiyyatü’den sonra,

2) İkindi namazının sünneti ile Yatsının ilk sünnetinin birinci oturuşunda Ettehiyyatü’den sonra,

3) Dört rekatta bir selâm verilerek kılınan Teravih namazının ikinci rek’atının sonundaki oturuşta “Ettehiyyatü”den sonra,

4) Cenaze namazında ikinci tekbirden sonra.

 

"Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.  Kemâ salleyte alâ İbrahime ve  alâ âli İbrahim.  İnneke  hamidün mecîd."

 

Anlamı: Allahım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

 

"Allâhümme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme  ve  alâ âli İbrahim.  İnneke  hamidün mecîd."

 

Anlamı: Allahım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

 

ü  Rabbenâ âtina ve Rabbenâğfirli:

 

Okundukları Yerler:

1) Namazlardaki oturuşlarda Allahümme salli ve Allahümme barikten sonra,

2) Kunut duasını bilmeyen vitir namazında onun yerine “Rabbenâ âtina” ayetini okuyabilir.

3) Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra okunacak duaları bilmeyen bunların yerine yine “Rabbenâ âtina” ayetini dua niyetiyle okuyabilir.

 

"Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ  azâbennâr."

 

Anlamı: Allahım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.

 

"Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb"

 

Anlamı: Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.

 

ü  Kunut Duaları:

Vitir namazının üçüncü rek’atinde fatiha ve sûre okunduktan sonra eller yukarı kaldırılıp tekbir alınır ve eller tekrar bağlanınca kunut duaları okunur.

 

"Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdik. Ve nü'minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsni aleykel-hayra küllehü neşkürüke ve lâ nekfürüke ve nahleu ve netrükü men yefcürük."

Anlamı: Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.

 

"Allâhümme iyyâke na'büdü ve leke nüsalli ve nescüdü ve ileyke nes'a ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık."

 

Anlamı: Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.

 

 

 

ü  Fatiha Sûresi:

 

Her rekat Namazda ayakta iken okunur.

 

Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü’nün sahibi olan Allah’a mahsustur.(Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.

 

 

ü  Fatiha Sûresi Geniş Meal


"Övmek, övülmek, en yüksek saygı ve tâzim, yalnız Allâh'ın hakkıdır. O'na mahsustur. O Allah ki, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, canlı ve cansız bütün varlık âlemini yoktan var ederek terbiye eden, yavaş yavaş yükselten, besleyip büyüten ve böylece her şeyi kemâline eriştiren mutlak kudret sâhibidir.
O Allâh ki, Rahmân'dır; çok merhametlidir. Yarattıklarının hepsine şahsını ve nev'ini muhafaza edecek her türlü kabiliyetleri, varlığını devam ettirebilmek için muhtaç olduğu her şeyi evvelâ hepsine eşit olarak vermiştir. Bunları verirken akıllıyı akılsızdan, îmanlıyı îmansızdan, çalışanı çalışmayandan ayırt etmemiştir. Her bir mevcut, istemeden ve kendi çalışması olmadan hayat nîmetine ve o nîmeti devam ettirecek diğer vasıtalara başvurmuştur.

O Allâh ki, Rahîm'dir; akıl ve irade ile başkalarından üstün kıldığı insanlara, sonraki ve hele âhiret nîmetlerini herkesin çalışmasına, kazancına, îman ve ameline bağlamıştır.

O Allah ki, dünyada hayır yolunu tutanları âhirette hayır ile mükâfatlandırmak; buyruklarına aykırı olarak şer yolunu tutanları da cezalandırmak kudretine sahiptir; âhirette herkesi, dünyadaki ameline göre cezâlandırmaktan âciz değildir. Kendisine karşı gelmiş olanların günahlarını affetmek de elindedir. İşte Allâh, böyle bir Allâh'tır.

Ey bu sıfatlarla muttasıf olan Allâh'ım! Sen birsin; yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz ve işlerimizde ancak Sen'den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve böylelikle Sen'in gazabını üzerine çekmemiş olan o bahtiyar ve mes'ut insanların yoluna hidâyet et, o yola ilet, o yoldan yürüt. (Duâmızı kabul eyle Allâh'ım! Âmin.)"

ü  Diğer Sureler:

 

Fatih dışındaki sûreler, namazlarda ayakta iken ve fatihadan sonra okunur.

 

 

ü  Amentü Duası

 

 

Abdest esnasında ayakları yıkarken okunur.

 

 

 

“Âmentü billâhi ve melēiketihî ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-â[k]hıri ve bi'l-gaderi [k]hayrihî ve şerrihi mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevt(i) hagg Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.”

 

 

 

 

Anlamı:Ben, Allah-u Teâlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere; hayır ve şerrin Allah-u Teâlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben, şehadet ederim ki, Allâh-u Teâlâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (s.a.v), Onun kulu ve peygamberidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Allah’ın Rab Oluşu Hakkında

 

Rabbül Alemin : " Rabb, burada Allâh'ın sıfatıdır, yaratıklarını terbiye eden, besleyip büyüten, istediği gibi kalıptan kalıba sokan, onlara yap, yapma diye tekliflerde bulunan, bazen sevindiren, bazen korkutan ve yavaş yavaş yetiştirip kemâle erdiren...

 

Kısaca: Terbiyenin bütün gereklerine sahip olan, en kuvvetli ve en mükemmel bir terbiyeci (mürebbi) demektir.

Âlemîn: Âlemler, evrenler; canlı ca

nsız, gördüğümüz ve görmediğimiz bütün varlık âlemi demektir."

 

Burda ifade edilen şuanda yaşanmakta olanlardır..

O zaman var zannettikleriniz,gördükleriniz,ve daha nice karşınıza çıkan şeyler esasında sizin sandığınız gibi var değillerdir..

Siz onları başkalarında var zannediyorsunuz.

Oysa olan yalnızca Allah'a aittir..

Ve Rahman Rab oluşu ile hayatımızın tam merkezindedir...

Daha doğrusu bir hayatımız var mı emin değilim..

Ve kul nerde başlıyor sınır nedir,mesafe nedir yaratılmışlar tarafından kavranamayacak kadar iç içe bir şey söz konusudur.

Daha net bir ifade ile şah damarımızdan daha yakındır..

Bu sebeplerden dolayı Sabırlı olup,iyiliği ve merhameti elden bırakmayalım ki terbiyemiz kolaylaşsın.Hakikati öğrenince pişman olacağımız hareketlerden ve sözlerden sakınmak lazımdır..

 

 

 

 

Musa ve Altın Buzağıya Tapan Cemaati

Hz. Musa  kavmi ile birlikde Fravunu alt ettikten

sonra,gökten inen sofralar eşliğinde yeni yurtlarına gelirler. Kavmi o kadar çok muazzam olaylar görmüştür ki.. Mücizelerin haddi hesabı yoktur. Asasının gerçek yılan dönüşmesinden,Fravunu boğan sudan,gökten sunulan bıldırcınlara kadar..

Kesin,kuşkusuz bir şekilde hidayet vardır.Tartışmasız bu hidayet bütün bireyleri kuşatmıştır.

İşte böyle bir durumda olan cemaatin idaresini kardeşine bırakarak içi rahat bir şekilde Rabbi ile görüşmek için kavminden uzaklaşarak anlatılana göre 40 gün sürecek bir yolculuğa çıkar.

Hz Musa 40.gün sonunda Rabbimizden şunu işitir:«–Sen'den sonra Biz, kavmini  imtihân ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.»” (Tâhâ, 85)

Musanın kavmi altından bir buzağa yapmış ve ona tapmaya başlamıştır. "Mûsâ'nın arkasından kavmi, zînet takımlarından, böğürebilen bir buzağı heykeli (yaparak onu tanrı) edindiler. Görmediler mi ki, o, kendileriyle ne konuşuyor, ne de onlara yol gösteriyor? (Acziyetine rağmen) onu (tanrı olarak) benimsediler ve zâlimler oldular.” (el-A'râf, 148)

Bu kadar mücizenin olduğu ve hidayetin yaşandığı bir zamanda 40 gün içinde bir topluluğun yoldan çıkması ve altından bir buzağa yapıp tapması  çok enteresandı.

Harun (a.s) cemaat parçalanmasın,bölünmesin diye Samiri ye göz yummuştu.(Daha sonra abisi tarafından çok azarlanacak ve abisi Musa kardeşi için Allahdan af isteyecekti)
«–Ey annemin oğlu! Saçımı sakalımı çekme! Ben Sen'in: “İsrâîloğulları'nın arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!” demenden korktum.» dedi.” (Tâhâ, 92-94)

Bu olay aslında benim kavrayışıma göre  şimdinin ve geleceğin ve ölümden sonrasının önemli meselelerindendir. Son kitabı okuyanlar meseleyi anlayacakalrdır.

"Biz onu (Kur'an'ı), öğüt alalar diye senin dilinde (insanların algılayacağı şekilde) indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık." Duhan 59

Aslında yukardaki olayı ben şöyle tercüme edeyim.

Bir kişinin hidayete ulaşmasından sonra ortaya çıkan kutsama hastalığının getirisidir. Samiri diye işaret edilen kişi cemaatin bir büyüğüdür.Çok itibarlı bir adamdır.Cemaat mensupları iyi niyetle dini bir makam /imam/şeyh/üstat/gavs/veli/ tayin edip o an içlerinde en akıllı ve en iyi gördükleri bu adamı bu makama getirmişlerdir. Ve samiri o kadar kutsanmıştır ki her dediği,her söylediği doğru bir adam imajı ortaya çıkmıştır.

Şeytan olsaydınız binlerce kişi ile tek tek  uğraşmak yerine kutsadıkları kişiyi veya en yakınını hedef alırdınız.

Böylece  bir kelle alarak yüzbinleri ve binlerce yıl sürecek bir bozulmayı 40 günde yapardınız.

İşte müthiş zafer..

Buzağının altın olması ise Samirinin tapmalarını teklif ettiği tanrı Paranın gücü.. Altın=Para dır.. Eskiden paranın alternatifi altındı.  Bugün cemaatlerde,gruplarda paranın gücünü görebilirsiniz.Paranın girmediği hiç bir grup malesef yoktur.

Bunun yanında parasız ilmin olduğu yerlerde mevcuttur. Lakin onlarda hidayeti bulunca şükretmek yerine sürekli kurcalıyorlar,üstünden,altından,kibir ile Musa'nın arkasından bir SAMİRİ kutsayıp her dediği doğru adam portresi oluşturup sorgulamadan itaat ile ne anladıklarını bile bilmeden maalesef Musa’nın kavminin akibeti ile karşılaşıyorlar..

Her durumda yukarda ki konu görmek isteyenlere gerçeği gösteriyor.

Şeytan bireyleri değil Cemaat önderlerini/Alimleri hedef alıp toplu katliam yapmayı sever..

Hideyeti bulduktan sonra bunu size Bahşedenin Allah olduğunu bilerek yürüyünüz.Ve Hidayet geldikden sonra buna aracı olanı kutsayıp sonraki zamanda şeytana kelleyi veren zatın ayağının kayması ile kutsamanın  bedelini siz ödemeyin..

Kuran'ı yazanı değil yazılanı aramalıyız.İşte yazılanı aradık Kuran bizi bu noktaya getirdi..
Cahillikten,zalimlikten,kibirden Allah'a sığınıyorum..

 

 

İçinizdeki Sıkıntıya Dikkat

İçinizde anlam veremediğiniz bir hüzün,bir sıkıntı var ve bu sebepsiz yere başladı ise büyük ihtimalle gerçekten " İYİ" insansınız..

Bu sizin algılama potansiyelinizden kaynaklanmaktadır.

Sizde meydana gelen durum mazlumların acısıdır.

Haksızlığa uğrayanların iç gıcırtısı ve sıkıntısıdır..

Uydudan sinyal alan bir telefon gibi mazlumların ıstırabını,stresini  farkında olmayarak hissediyorsunuzdur..

Bir an önce bir yetimin başını okşayıp hediye verin,birilerine hemen iyilik yapın..Bir hastayı ziyaret edin.Bir kimsesize hal hatır sorun..Size en yakın mazlumun derdi her neyse mutlaka giderin. Dünyada ki haksızlıkları düzeltmeye gücünüz yetmese de mahallenizde,komşularınızdaki ve ailenizdeki sorunlara karşı kayıtsız kalmayın..

Zira bunlara çözüm bulmadığınızda sıkıntınız maalesef devam edecektir..

Çünkü siz iyi insansınız ve bunun bedeli var..

Öte yandan yardımlaşma yolu ile siz mutlu olursanız mazlumlarda mutlu olur..

Emin olun siz hangi yemeği yemek isteseniz  bulunduğunuz şehirdeki,ülkedeki belkide dünyadaki insanların büyük çoğunluğu sizin etkinizden dolayı onu istemektedir.

İçinizdeki sıkıntıyı gidermek için acele edin!

Yazıyla alakalı konu videosu çok popüler olan Kuantum teorisini izah etmekte.Video bu değindiğim konuyu  farklı bir dil ile  izah etmeye çalışmış.

Ali İmran 140.Ayet de Müminlerin mazlumlarına hitaben Rahman Şöyle demektedir:"Eğer size bir yara (sıkıntı,tedirginlik,üzüntü) dokunuyorsa, o topluluğa da bir benzeri dokunmuştur."

 Açıkça ben şöyle anlıyorum Eğer müminler mutsuz ise Dünya'nın geri kalanının mutlu olmasına maalesef imkan yoktur.

Dünyada ki bunalımın nedeni Mazlumların çokluğundan kaynaklanmaktadır.  

Ayrıca S.A.V   şöyle buyurmuştur:"Mü'minler tek vücut gibidir, neresinde bir ağrı olsa bütün vücut onu hisseder. Ayağına diken batsa kalbi de onu hisseder ve üzülür." Bu bilinçli yahut bilinç dışı iki durumda da otomatik yaşanmaktadır. İstememenizde maalesef sizi bulur.

"Herşeyin bedeli vardır.. "

İyiliğe ermenin bedeli ise farkındalığın ve ferasetin artması ile mazlumların ıstıraplarını hissetmedeki mesafe tanımlamasının yok olmasıdır..

Sizden gayrısı sanki yanınızdaymış gibi duygularını hissedersiniz..

Henüz iyiliğe ermeyip o yolda ilerleyenler  karşı tarafın ruh halini hissetme olayına negatif enerji  alma tabirini yapmışlardır..(Esasında Pozitif enerjisi yüksek olanlar kolaylıkla negatifi bastırabilirler)

Anlayın diye bu üslubu kullanıyorum.Konu enerji olayının daha üstündedir.Lakin dil mevcut değildir.

Bu konuyu bazen "Kuantum" gibi tanımlamalarla izah etmeye çalışmışlarsa da çok az kişi  İslam kültürü ile bağlantısını anlayabilmiştir.

Açıkçası genellikle Allah dostu dediğimiz kişiler  iyilik yolunda ilerledikçe durumları ve hassasiyetleri çok büyüyor ve tüm dünyayı hissetmeye başlıyorlar..

Öyle ki "Allah Dostu" üzüldüğünde tüm dünya  hüzne bürünebiliyor..

Allah'ı çok sevip iyiliğe ermiş birinin o gün canı hangi yemeği isterse o gün o yemek popüler oluyor..

Bu tespitleri çoğaltabiliriz. Ama sebebi yokken canınız sıkılıyorsa  beklemeden yukarda vurguladığım iyilikleri hayat dökmeye biran önce başlayın..

Siz üzülmezseniz çok şeyler değişebilir..

Belki de O yüzden "Allah dostlarını üzmemek" tavsiye edilmiştir..

Yazıya ilave olarak konuyu çok izah etmese de yardımı olacağını düşündüğüm  doktor David Hawkins'in araştırma sonuçlarını eklersem anlatmaya çalıştığım konu biraz daha aydınlanır.

Kanadalı doktor David Hawkins araştırmaları sonucu vardığı değer şöyle;

 

"Pozitif ve mutlu bir insanın yaydığı enerji, 90.000 insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir." (Bunu birde şöyle okuyabilirsiniz. aynı zamanda  90.000 insanın ortalama ruh hali sizdedir..)

 

"Sevgiyi gerçek anlamda yaşayan bir insanın yaydığı enerji, 750.000 insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir." (Sevgiyi gerçek anlamda yaşayan biri 750.000 insanın ruh halini,içindeki iyiliği veya sıkıntıyı farkında olmadan hissedebilir)

 

"Barış ve huzur içinde yaşayan bir insanın yaydığı enerji, 10 milyon insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir. "(Barış ve Huzuru gerçekten yaşayan biri 10 Milyon kişinin ortalama ruh hali oluşur..)

 

"Mevlanalığı yaşayan bir insanın yaydığı enerji, 70 milyon insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir." (Mevlana olursanız Türkiye’den farkında olmadan etkilenebilir ve etkileyebilsiniz.Türkiye nüfusunun çoğunluğunun ruh halini yaşar ve içlerindeki mevsimi hissedersiniz.)

 

"Ünlü Buda seviyesinde yaşayan bir insanın yaydığı enerji ise tüm insanlığın yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir." (İslam kültürü o hali yaşayan insanlara  evliya diyor ama hemen uçup,kaçan anlamayın o namaz kılan,tefekkür eden,iyilik peşinde koşan,haramdan uzak yaşayan sizsiniz nerdeyse Dünyayı duymaya yakınsınız.)

 

Bugün, ünlü Buda veya Mevlana olmasanız da, 90 bin insanı mutlu etmeye ne dersiniz ? Dr. David Hawkins Bu soru ile biten araştırması bir zamanlar medyada en çok okunan  haber olmuştu..

 

Bu izahım konuyu bilen kişileri şımartmayacak ve şaşırtmayacaktır.Esasında olay son derece basit.

Ayrıca  konu hakkında bakın Şems ne demiş:  Her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının, hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir...

Bu sebeple Dua eşliğinde iyi olmanın çarelerini bulmak lazımdır.

 

 

40 Kişi Bulun

Etrafınızdakilerin hayatlarını ve hayata baktıkları pencereyi anlamaya çalışın!

İncelediğiniz kişilerin akıbetini merak ediyorsanız kendinize şu soruyu sorun;-İncelediğiniz insanlarla cennete ebedi komşu olmak istermiydiniz?

Bu misal üzerinde durun. Komşu olmak istemiyorsanız o kişinin terbiye edilmesi oldukça zorlu olacaktır. Bilirseniz bu alemde (dünya hayatında) Allah Rahman olduğu kadar Rahim olmazken çok açık bir şekilde  Rabdır. Rahim olduğu aleme ahiret demekteyiz.(?) Rab kelime olarak anlamı ise: Terbiye edendir..

Nas süresindeki ayetlerin sıralamasını hatırlayın!

Allah nerde RAB,hangi alemde Melik,hangi alemde İlah ? İlginç bir sıralama oldu değil mi? Tefekkür edince mecburen bu sıralamaya ve sorulara geliyorsunuz?

Konuya yeniden dönersek sizin gibi düşünüp de sizinle birileri komşu olmak istemiyorsa vay halinize!

Elinizdeki işi gücü bırakın cennette sizinle komşu olmak isteyen/sizin varlığınızı onaylayacak/isteyecek insanlar bulun! Mesela maddi imkanlarınız kısıtlı iken hatta pek az iken bir  şey satın almaya kalktığınızda  senede kefil olarak imza atacak,sizi seven,siz ödeyemeseniz bile kahretmeden ödeyecek kişilerden bahsediyorum..

Mesela Hz Ömer geri geldi onunla arkadaşsınız,Dünyada her işine kefil olursunuz değil mi? Yahut Hz Ali veya Hz Osman veya Hz.Ebu Bekir.. Üzerinde düşünün..Şayet canı gönülden sizinle cennete komşu olmak isteyen 40 kişi bulabilirseniz bu işi başardınız demektir.Ve bu işin yolu  malesef dünya hayatındaki kısa zamandan geçmekte..

Başarabilenlere hayırlı olsun..

Bu yüzden aile çok önemlidir. Zira Anne,Baba Kardeş ve Evlatlar genelde bankodur. 

Üç mümin evlat yetiştiren Anne çok önemli bir başarı elde etmiştir.(Konu hakkında bir çok hadis bulunmaktadır)

Sıklıkla " "Ben" dediginiz  bu düşünceyi ne kadar kişi kabul edip onaylarsa o derece  "Ben" diye bir şeyin "varolduğuna"" inanırsınız. Bir rüyadan kahraman olarak çıkabilirseniz ve buna şahitleriniz varsa  kahramansınızdır.

Yahut gaddar biri olarak çıktığınızda rüyaya geri dönüp düzeltemiyorsunuz ve şahitler ise zulmettikleriniz.. Ve bunun çok ağır bedeli ile yüzleşeceğiniz zamanı düşünün...

Rüyayı asılsız kılan şahidin olmamasıdır.

Yani aslında Rüyada gördükleriniz ile dünkü yaşadıklarınız arasında şekil itibarı ile fark yoktur. Dün ne kadar gerçekse rüyada o kadar gerçektir.Tek sorun şahid yoktur.

 Dün'e şahit bulamazsanız başda siz olmak üzere hiç kimse inanmaz. Rüyaları asılsız kılan şahidin olmamasıdır.

İşte sizi onaylayacak/size kayıtsız şartsız kefil olabilecek insanlar kazanabilirseniz hele  bu insanlar mümin ise güzel insanlar ise ahirette  beni israil peygamberleri gibi olursunuz.

İnsan kazanmanın yolu ise Kuran'ı Kerimde bildirilmiştir. Bu yüzdem sımsıkı sarılmamız gereklidir.

Oysa " Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe siz birre eremezsiniz.." (Âli İmrân 92)
"Kimin dini, iyilik yaparakkendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir?.."(Nisa 125)

Konuyu kesin bir gerçek gibi görmeyiniz.Mutlaka yanlış teşhislerimiz olabilir.Bu yüzden tefekkür ediniz..

"İnsanlar uykudadır,ölünce uyanırlar" S.A.V

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şeytan’ın Kurandan Uzaklaştırma Teknikleri

Şeytanlık Nedir konusuna girmeden önce küçük bir tefekküre davet ediyorum.Siz Şeytan olsaydınız İslam dinine nasıl zarar verir ve doğru anlaşılmasını engellemek,mensuplarını saptırmak için ne yapardınız..?

10 adet metotla konumuza girelim.

 

1.    Kesin olarak hadisler uydururdum  sayısı 2 milyonu bulana kadar devam eder bunlada yetinmez Sahabelerin ağzından sözlerde eklerdim.

2.    Şatafatlı dini kitaplar yazar,doğruların yanına zehirleri kusardım.

3.    Kurandan uzaklaştıracak her yolu denerdim.

4.    Kesin olarak bir din adamı olurdum.

5.    Dini vazifeleri zorlaştırır,artırır böylece kolayıda yaptırmazdım.

6.    Gelenek ve görenekleri allayıp,pullayıp dini kaide diye sunardım.

7.    Kurana parantez ile saldırırdım.Kelimelerin anlamları ile oynar olaylardaki mesajı almalarını engellerdim.Olaylardaki mecazı kelimelere düşürürdüm..

8.    Allah bilir demeyi lisanlardan kaldırır bolca fetva verirdim.

9.    Allah ile kul arasına aracılar koyardım.Bunun içinde 1 yolu deneyerek;-"Şeyhi olmayanın şeyhi Şeytandır" ile Kurana gidecekleri engellerdim.

10.Fırkalara ayırır,cemaatlere böler birbirleri ile sürekli kavga ettirirdim..


Bu liste uzayabilir.Bilinmeli ki Şeytan Paygmberliğin zıt makamıdır.Bir çeşit tanımlamadır. Mümin,münafık,müşrik,peygamberlik gibi. Bu makama insanlar ve cinler ulaşabiliyor.

Bu makamın temel özelliği ise Allah'ı inkar etmemeleridir..
Yani Allah'ı çok iyi tanıyanların bulunduğu bir mertebedir..İlk mensubu ise İblisdir.
Ve daha anlaşılır uslupla  çok sevdiğiniz hocanız,şeyhiniz  veya bu yazıyı yazmakla ben (Allah'a sığnırım)şeytanlık makamını işgal etmiş olabilirim.

“Nas:(1-6) De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah'ı andığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanının şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine) insanların İlâhına sığınırım!”

"İşte böylece biz her nebiyye insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak."Enam/112

 

Bu makam sahipleri Kibir ve Cahilliklerinden dolayı Allah'a kafa tutmaktadırlar..
Çok garip bir konu..
İşte mesele bu kadar enteresan..
Ayetlere ve temas ettiği noktalara bakalım.

Yukarda ki şeytan olsanız ne yapardınız  konusu daha iyi anlamanız bu ayetle mümkün;Fatır Süresi 5: "..Aldatıcılar (Şeytan) sizi Allah ile aldatmasın! "

Düşünün üzerinde sizi kim Allah ile aldatabilir..?
Çok sevdiğiniz sevgili hocanız şeytan olma yolunda olabilir..
Veya peygamber varisi olan alim..

Hatta kendiniz ve hatta Rabbime sığınırım bu ve benzer makaleleri yazmakla ben!
Sizin ve benim tek rehberimiz Kuran olmalı!
Tek mürşidiniz Kuran olmalı!
Allah yalnızca Kurana kefil olmuştur..
Allah'ın "Bu kitabı biz indirdik,biz koruyacağız" hitabını görüp dışarlarda macera aramak Şeytanın ekmeğine yağ sürmektir.

Şeytanlık hali böler parçalar: Öyle ki kuranın tek ayetine bakar,diğer ayetleri görmez Allah bilir demeyip ben bilirim diyerek fetva,hüküm verir..

Kendi yolundan geriye kalanları sapık ilan eder.

Kibirlenir.Sizi kurandan yazdığı eserlerle,fetvaları ile alıkoyar.Bu durumdan kendi dahi habersizdir..Ona uyar,ona kul olursunuz..

Öyle bir yoldan çıkartır ki ve bunu Allah adına iyi niyetle yapar..Allah size akıl ve Kuranı vermiştir..



Lütfen Kuranı size inmiş gibi okuyun.
Onu siz anlayın.
Anladığınızı yaparsanız Allaha kul olursunuz ve yaptıklarınızdan mesul olmazsınız.

 
Aksi halde Şeytana kul olursunuz.Ve bu konuda Akıl nimetine vurgu yapan ayetler;
"YASİN 36/59-61-62. Allah şöyle buyurur: Ey Adem oğulları, Ben size şeytana kulluk etmeyin, o size açık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi? Ve andolsun ki sizden birçok halk yığınını doğru yoldan saptırdı o, aklınız mı yoktu da akıl edemediniz? "

 Akıl konusunu vurgulayan Kuran ne demek istiyor düşünmeyecek miyiz?

İşte beni bu noktalara getiren ayetler..
Birazda siz düşünün!..

 

 

 

 

Gavs Nedir? Ricali Gayb Var mı? Velilik!?

Kuran dışı kaynaklar yolu ile İslam kültürünün merkezine yerleşen açıklayamadığımız durumlardan biridir Gavslık kavramı..

Öylesine karışıktır ki; Her cemaat bunu farklı anlatır.

Gavslar, Rical-i Gayb lar kutuplar,Şeyhler, Evliyalar ve daha bir çok  insan üstü makamlar.. Bu liste uzayıp gidecektir.

Gelin şimdi  bu ayetin tecellisi eşliğinde "Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın.” (3/103) 

Hadi bakalım Kuran’a Sımsıkı sarılarak bu meseleyi inceleyelim.

Ve elimize ne geçecek,nereye ulaşacağız görelim..

“Sizin veliniz (dostunuz)ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekatı verirler. “Maide/55

“Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir.”Tövbe/71

Kuran’a Gör Veli;

Veli: Allah ve Resulüdür,İman edenlerdir,Allah’ın emirlerine boyun eğerek namaz kılıp,zekat verenler velidir.Ayrıca müminler birbirlerinin velisidir.(Yardımcısı ,dostudur)

Veli kuran'a göre bazen S.A.V dir. Bazen Allah’dır. Bazen müminlerdir.Bu kavramı farklı bir alana çekip çekilen bu alanda başına bir makam atanmıştır.

Gelenek dinine göre ise:  İnsanların kalbinden geçeni bilen, mesafe tanımlamasını aşabilen,bir  şehirden diğer şehre tek adımda gidebilen,Allah’a diğer kullardan çok daha yakın kişi..Her söylediği doğru,muhalefet edilmesi küfür sayılan,mübarek ve kutsal bir adam..(?)

Farkın damısınız bu açıklama ile "Mimin" olmak önemsiz gösterilmekte. Kıymetsiz,itibarsız,olsada olur olmasa, Velinin altında  bir çeşit ucuz makam...

Oysa Mümin olmak dünyanın en değerli halidir. Ötesi yoktur. Ve mümin bütün dünyayı farkında olarak veya olmayarak zaten hisseder. Mümin olmak,mümin olarak ölmek kimin duası bilirmisin? Hz.Yusuf'un! Allahdan mümin olarak yaşamayı nasip etmesini isteyen bir peygamberin bu dünyada ulaşmak istediği makam!

"..Benim canımı Müslüman(Mümin) olarak al ve beni salihlerin arasına kat.'12/101

Hani rüyalar görüyorsunuz ya ? Aslında onlar gerçektir. Tek sorun şahidiniz yoktur. Rüyalarınızda bu aleme kıyasla alaganüstü deneyimler yaşıyorsunuz! Hatta bazen rüya ötesi haller ortaya çıkar.Sabah namazına kalkamayan müminin ruhu kalkar,soğuk suyu hissederek abdest alır,namazı kılar ve yeniden uyur.Gariptir sabah salatı ikame edip etmediğinden çok ciddi anlamda kuşku duyar. İş o kadar gerçekçidir.

Sabah namazına çok kalkmak isteyen müminlerin bedenlerini uyandıramadıklarında yaşadıkları bir çeşit astral deneyimdir bu olay. Benzer nice olayları yaşayan mümin o kadar mütevazidir ki triplere girip bu gavscıların ortaya koyduğu velilik imajını anmaz bile..

Süsleyerek sunmaz! Zaten  O'na göre anlatılmayacak kadarda önemsizdir.Herşeyi Allahdan bilir. Dokunduğu şey altın olur.Ama bundan tamemen habersizdir.Asla Kuran'ın dışına çıkamaz. Geleceği anlatma cüretinde bulunmaz.

Çünkü Ona göre:

"Kim sana derse ki Muhammed (S.A.V) yarın olacak şeyi bilir, derse yalan söylemiştir. Zira ayet-i kerimede (mealen): "Hiçbir nefis yarın ne kesbedeceğini bilemez" (Lokman 34) buyrulmuştur. Kim sana "Muhammed'in vahiyden birşey gizlediğini söylerse o da yalan söylemiştir. Çünkü ayet-i kerimede (Mealen): "Ey Peygamber! Sana Rabbinden her indirileni tebliğ et. Şayet bunu yapmazsan Allah'ın risaletini tebliğ etmiş olmazsın" (Maide 67) Buyurulmuştur.

 

Gavs kavramını ele alalım bakalım ne bulacağız:

Gelenek dinine göre Gavs:

“Kâinatın yönetiminden sorumlu olduğuna inanılan velîler(Yukarda Velinin ne olduğunu izah etmiştik ki “balık baştan kokar”) örgütünün başı Kutub ve kutbu'l-aktâb (kutublar kutbu) da denir.

Manevî makamı esas alındığında daha çok kutup ya da kutbu'l-aktâb denildiği halde, özellikle kendisinden yardım istenilmesi durumunda "yardım eden" anlamında gavs ya da gavsu'l-âzam (en büyük gavs/Yardım edenlerin en büyüğü (?)) olarak anılır.

Ancak gavs ve kutub kelimeleri mücerret olarak kullanıldığında gavsu'l-âzam ve kutbu'l-aktâb anlaşılır Gavslık makamına ibâdet ve riyâzetin çokluğu ile ulaşılmaz; doğrudan doğruya Allah'ın bağışı neticesinde elde edilir.”

Tanımlamayı okudunuz mu?

Kuran’a göre olmayan bir çeşit Veliler örgütünün başı!? Neresini doğrultalım!?

Aslında müminlere   Halife denir ki  adına dünya dediğimiz bu yerde  Halife olmadığımız izah etmiştim.

Bu tanımlamaları yapanlar diğer alemle burayı karıştırıyor olabilir.. Ve ancak merhametliler buradan geçebilir. Aksi halde bu dünyanın bilgileri ile tek gözle bakmaya devam ederler..Ve büyük ihtimalle beni de hiç anlamazlar..

Anlatmak istediğimi yazılarımı uzun zamandır takip edenler anlamıştır..

Gelenek dininin Gavs izahı hakkında Kuran’dan ayetlere bakalım.

Kuran’a Göre Gavs:

Elmalılı Hamdi Yazır Meali 'nde "Gavs" kelimesi bulunamamıştır.

Gavs’ın manası ile kıyaslama yapıp bakalım.Gelenek dinine göre izah etmeye çalışalım.

Buyurun bir alıntı yapıyorum.

“Bir kimsenin dergah-ı Hak dan bir muradı olsa Ben Hazreti Hakkı düşümde gördüm Yedi kere d

edim ki:Ya Rab! Her kim beni çağırsa mahrum kalmaya! duyu tazarru ettim Duamı Hazreti Hak kabul eyledi

 

İmdi bir kimse benim ruhum için iki rekat namaz kıla, amma temcide kıla!

Evvel rekatta bir Fatiha onbir İhlas okuya;İkinci rekatta, bir Fatiha onbir İhlas okuyaSelamdan sonra on kere Salavat vere ve bir Tebbet okuya!

 Ayağı üzere kalkıp el bağlaya, onbir adım gün doğdu yere (Doğu'ya) karşı yürüye ve sağ elin uzada ve yedi kere:

 "Ya Abdülkadir Geylani emdidni li kaza-i haceti (hacetimin yerine gelmesi için bana imdat eyle!) diye çağıra!

Her ne niyete kim çağıra, kabul ola!

Niyetimi hasıl kılıver diye, kendi neye kadir ise nezr eyleye Cümle maksudu hasıl olur inşaallahuteala”

 

Daha değişik versiyonları mevcut.

“..Yalnız senden medet(yardım) umarız.(bekleriz)” Fatiha/5 Her gün en az  kır kez “Yalnız” vurgusu ile tekrar ediyorsak şu anlama geliyor :

-Tartışmasız ama,lakin ifadeleri mırın kırın etmeden Ancak Allah’dan yardım istenir,medet umulur. ..

“Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzünün hakimleri yapıyor? Allah ile beraber başka bir ilah mı var? Ne kadar az düşünüyorsunuz..“ (27/62)

Allah’dan yardım ister gibi :- Medet Gavsım diyemezsin! Polisten yardım istemek ile Allah’dan yardım istemek arasında fark vardır. Burda  içten içe sanki seni duyuyormuş gibi duaya benzer şekilde Gavsdan yardım istenmesi Ancak senden yardım isteriz ayetini tanımamaktır.

 

Arasında ki izah farkı sürekli karıştırılmaktadır.Bana şöyle dediklerini duyar gibi oldum;

-Sen cahilsin!

-Eee

-Aslında o Gavs’a Allah tecelli ediyor, onda açığa çıkıyor! Biz ondan isterken Allah’dan istiyoruz!

Ah kör şeytan!

Kardeşim madem aslında Allah’dan istiyorsun! Neden önce Allah dan istemiyorsun! – "Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var." (Furkan/77)? Ayetini hiç mi kimse hatırlatmadı,hiç mi okumadın?!

Allah’a bırak sana yardıma istediği kulu ile gelir! İsterse melek ile,isterse başka bir var ile..! 99 adından zikredecek isim mi bulamadın.. ?

Ne kadar büyük bir çelişkidesin! Uyan!

Tabi ki İslam’da öğretmenlik vardır! Ama öğretmenin ders kitabı Kurandır.Kuran aynı zamanda öğretmendir.

 

Gelenek Dinine Göre Kainatı Yöneten: “Gavs ya da gavsu'l-âzam (eşanlam da kutub ve kutbu'l-aktâb) hakikat-i Muhammediye (Burayı  zamanı gelince başka bir makalede izah edeceğim.)'ın mazharıdır. Bütün kâinatın kalbi mesabesindedir. Değirmen taşının milin (kutb) çevresinde dönmesi gibi kâinat da gavsın çevresinde döner. Kâinat içindeki bütün varlıklar hayat ruhlarını gavstan alırlar."

Oysa Kuran ı Kerim in birçok yerinde Allah kâinattaki bütün işleri düzeltip yönettiğini söyler.

“Ricâlu'l-gayb toplam dörtbin velîden(Veli hakkındaki izahla kıyaslayın) oluşur. Bunlar halktan gizlidirler (mektup). Bunlar içinde ahyâr (hayırlılar) adı verilen üçyüz velî, ilk üst grubu oluşturur. Ahyâr, işlerin yapılmasına ya da yapılmamasına karar veren ehl-i hal ve'l-akd velîler, komutan velîlerdir. Bunların üstünde kırk veliden oluşan ve abdal, büdelâ denilen velîler; bunların üstünde de ebrâr (iyiler) denilen yedi velî yer alır. Örgütün en üst mertebelerini de dört velîden oluşan evtâd (direkler); üç velîden oluşan nükebâ (denetçiler) ve gavs (ya da gavsu'l-âzam) işgal ederler. Ricâlu'l-gayb, yardımlaşarak kâinatı idare ederler.”

Veli ne demek Kuran’a göre cevap vermiştik. Şimdi bu iddiaları ortaya atanların Veli tanımlaması ile Kuranın veli tanımlaması arasındaki uçurumu görmeniz gerek!

“Deveye boynun eğri demişler de,devede nerem doğru ki demiş!”

Yani

"..İşte bu, her şeyi muhkem ve mükemmel yapan Allah’ın sanatıdır."27/88

Kuran’a göre bütün müminler velidir..İnanalar Velidir.Kuranda ifade edilen Sünnetullahın dışına çıkmak yani bu alemde fizik kurallarına aykırı davranmak mümkün değildir. Herkes insan olmanın getirisi olan acizliği görmek zorundadır.

Kuran’ın anlattığı Allah’ı tanırsanız; Sizinle  sizin dilinizle size konuştuğunu da görüsünüz. Annenizin dilinden,babanızın dilinden ve hatta televizyonda 20 yıl önce çekilmiş bir senaryodan sizinle konuşur. Bütün sorun uzak İlah anlayışından kaynaklanmaktadır.

Şirk insanı Allahtan perdeler..

"Allah ile kulları arasında protokol oluşturup, çeşitli isimler altında yaklaştırıcılar varsaymak tam bir küfürdür." (Maide, 73)

"Allah her dua edene icabet eder tüm kullarına eşit yakınlıktadır"(Bakara, 186)

Kuran protokol ve aracı olmadığını defalarca vurgulamaktadır.

Doğa üstü bir çeşit tanımlama yapıp Veli kavramını değiştirdikten sonra ,değişen bu kavrama birde Kuran’ın tanımadığı bir benzetme ile Gavs atayıp sonra kainatı ona yönettirip,ondan yardım istemek  müminleri derin bir kuyuya atmaktadır.

Ve sonra bir takım adamlar  Zalimleri insanlara Evliya diye tanıtarak mümin olmak isteyenleri yanıltmaktadırlar.

“Kişi sevdiği ile beraberdir” Anlaşılan  hali ile diğer aleme tecelli ettiğinde mümin zalim birini severek başına ne bela aldığını orda görecektir. Bu yüzden ancak Allah’ı sevmek bizi aydınlığa ulaştıracaktır..

Yüz yıllardır müminler insanlığa icat noktasında yeni bir şeyler katamamıştır.

Bunun nedenlerinden biri bu işi hep Gavslarına bırakmalarından kaynaklanmaktadır.Türbeler ve yatır kültürüne hiç girmek bile istemiyorum..

Matbaa ile en son tanışan Müslümanlar olarak Koruyacağız sözü verilmemiş hiçbir dini eser bizi bağlamaz! Bağlamamalıdır.

Zira bir çeşit kamış ve bazen kuş tüyleri ile kağıtlara şerh düşmek(kitaba ekleme yapmak) moda idi.

Yani benim yazdığım bu yazıya siz ekleme yapabiliyordunuz. Nesilden nesile aktarılan bilgiler kutsama hastalığımızla birleşince ortaya onlarca Kuran gibi kitap çıktı.

Diyor ki;

Efendim sen ondan iyi mi biliyorsun?

-Yok be kardeşim Kuran ondan iyi biliyor!

Sonra gözlerini biraz daha büyütüp;

Hadisleri inkar mı ediyorsun?

Hayır ama anlamıyorsun,kuran bütün sorularıma cevap veriyor!

Kuran’a muhalefet etmeyen bütün sözler kabulümdür.. Başka bir kavram oluşturuyorsun diyorum ama anlaşılamıyorum.

Bir örnek; Yanınızda Kuran ile bir adaya yolunuz düştü.Issız ada da farklı farklı kavimler mevcut.Orda ancak 3 saat kalacaksınız. Milleti başınıza topladınız! Kuran’ı tanıttınız 3 saate ne yapabilirseniz ve kitabı bırakıp gittiniz!

Şimdi bu ada halkı yalnızca Kuran’a göre amel ederse sapık mı olmuş olur?

-Hayır değil mi?

Emin olun aradan geçen 1430 yıl  bizi o adanın halkında daha zavallı yapmış durumda.

İşte Kuran’a sımsıkı sarılmak gereken zamandayız..

Ayeti anlamaya çalışın ltfen:"De ki: «Ben size «Allah'ın hazineleri benim yanımdadır.» demiyorum; gaybı da bilmem, size «Ben meleğim.» de demiyorum; ben ancak bana verilen vahye uyarım.» De ki: «Kör ile gören bir olur mu? Artık biraz düşünmez misiniz?"6/50

Vay efendim,hadisi inkar ediyorsun,mezhep imamlarını inkar ediyorsun,falanca alimi inkar ediyorsun diyenler Kuran’ı bir türlü görmeyen ve okumayanlardır..

“Ya tutarsacılardır”

Bir sürü kelime ile  Veli-Gavs konusunun içinden çıkamadık.

Kimseyi ikna edemediğim gibi birkaç makale sonrasında sapık ilan edileceğim..

Ada halkı örneğinde olduğu gibi Kitaba sarılmamız gerekmektedir.

Makale Kurana sımsıkı sarılınca ne oluyor ile bizi buraya getirdi.

Başka bir ayetle konuyu bitirelim:

"Öyleyse sen, sana vahyedilen Kur'an'a sımsıkı sarıl. Şüphesiz ki sen doğru bir yol üzerindesin."(43/43)

Ulaştığımız yol ile ilgili olarak altını çizdiğim yeri bir daha okuyun.

 

Ayrıca mutlaka Allah bilir  uslubu ile gittiğimizi önemseyin.

Bir Not: Gelenek Dini: Halifelik konusunu Gavslık ile karıştırmış,Sorumlu olduğumuz diğer alemle yani yeryüzü ile Dünyayı bir birine karıştırınca nereye halife olduğunu bir türlü izah edememiş Halifelik hali yaşayanların durumları bu aleme göre yorumlanmış olabilir..

Zira müminler dünyanın değil Yeryüzünün halifesidir. Zaten Kuran’a göre dünyada çok değersizdir..

Öte yandan sabırlı mümin kardeşlerimi müjdelerim.. Sizi gerçekten Halifelik gibi önemli bir emanet bekliyor..

Yazılarım bir teori,bir fikir ve sesli düşünme olarak algılanmalı!

 

 

 

 

 

 

 

 

Kuran'a Sımsıkı Sarılmak

"Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın.."(3/103)

"Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır."(4/146)

"Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz."(7/170)

"Allah'a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel mevladır, ne güzel yardımcıdır! "(22/78)

"Öyleyse sen, sana vahyedilen Kur'an'a sımsıkı sarıl. Şüphesiz ki sen doğru bir yol üzerindesin."(43/43)

Allah Azze ve Celle Kuranda kesin olarak"Bu kitaba sımsıkı sarılın" diyerek müminleri uyarmıştır.

Kurana sımsıkı sarılmak kollarınızın arasına alıpda hasret gidermek değildir. Bir çoklarını şok edecek ama  benim anlayışma göre Kurana sımsıkı Sarılmak Kurandan başka hiç bir kaynağı dinde otarite olarak görmemektir.

Kuran'a sımsıkı sarılmak başta şatafatlı bir şekilde sunulan "Hadis İlmi"(Uydurma) olmak üzere kurana giderken karşımıza çıkacak tüm engelleri yok saymaktır.Dikkatiniz çekerim Şeytan olsaydınız bu dine zarar vermek için ilk dalacağınız yer hadisler olurdu.( S.A.V 9 yaşında kız çocuğu ile evlendi gibi iftiralar bu ilme dayanır.)

 

 

2 milyon olarak not edilen sözde Hadislerden Malesef Kuran'ı Kerime sıra gelmemektedir.

Sohbetlerde Riyazüs'Salihin okunur..Sahabelerin hayatları özlemle yad edilir.Ama nedense Kuran sadece Arapça okunur ve geçilir..

Sohbet'e hiç bir şekilde anlamı okunmayan Yasinle başlanmış,kendilerini hiç alakadar etmeyen ve onları hiç tanımayan sahabenin burnuna gelen Cennet kokusu ile devam edip,Gavslarının,şeyhlerinin veya üstatlarının nasıl kerametler göstertiği şatafatlı ve yaldızlı kelimelerle anlatılmış ve yine anlamı hiç okunmayan Yasin ile son bulmuştur.

3 saat süren sohbet de herhangi bir sürenin ne konusuna girilmiş ne anlamı üzerinde durulmuştur..Bu yüzden Kuran'a sımsıkı sarılmanın ne olduğunu bu ortamlarda anlayamaz ve öğrenemezsiniz..Kuran'a sımsıkı sarılmak; Bunu hatırlatmak ve karşılığında yalnızlığa itilmek demektir.Kurandan başka kaynak tanımayıp bunu haykırdığında dışlanırsın!Hiç bir grup,cemaat,tarikat,ekol,fikir erbapları seni kabul etmez..

Çünkü hepsinin lideri mutlaka bir yerlerde bir ayetle çelişiyordur..

Çünkü bu liderlerin bir dev'e dönüşen kibirleri (Egoları/Nefisleri) bir türlü "Ben Bilmem Allah bilir" diyemiyordur.

Etrafınız bayram yeri gibiyse,eş dost  olmasından çok fazla ise,iş güç benim cematimden gibi milliyetçilik doğrultusunda ticari duruşunuzda sizin tanımınıza göre bereketde olmuş ise,Kuran haric her türlü kitap havada uçuşuyorsa ve kendinizi,yolunuzu hiç şüphesiz doğruda buluyorsanız,neşeniz yerinde ise ve kendinizi günahsızda görüyorsanız Rabbim yardımcınız olsun!

Duruşunuzu yoklayın..

Garip olmanın ne olduğunu öğrenin!

Bu açıdan  bana göre Kuran'a Sımsıkı sarılmak  O'nun adına konuşanları susturak demektir.

Onun adına konuşanları  Kuran!ı okuyarak  susturduğunda gerçekten garip olursun!

İçerde hicret ve hicran  başlar..

Ne dostun kalır,ne arkadaşın..

Anlatılana göre; İslam garip başlamış yine garip bitecektir./gidecektir"Ne mutlu o gariplere" S.A.V

 

 

 

 

Kısaca Namaz Hakkında Ansiklopedik Alıntı

“Sual: Namaza yeni başladım. Nasıl namaz kılacağımı örnekle açıklar mısınız?
CEVAP
Sabah namazının sünneti şöyle kılınır:
1-
Kıbleye karşı dönülür. Ayaklar birbirinden dört parmak kadar açık tutulur. Ellerin baş parmakları kulak yumuşaklarına değdirilir, avuç içleri kıble istikametine açılır. Niyet ettim. Allah rızası için bu günün sabah namazının sünnetini kılmaya dedikten sonra
Allahü ekber diyerek göbek altında sağ el sol elin üzerine bağlanır. O anda kıbleye döndüğünü de bilmek lazımdır.

2-
Gözler, secde edilecek yerden ayrılmadan Sübhaneke okunur. Euzü Besmeleden sonra Fatiha ve besmele çekmeden bir zammı sure okunur.

3-
Zammı sureden sonra Allahü ekber diyerek rükuya eğilinir. Ellerle diz kapakları kaplanır, bel düz tutulur ve gözler ayaklara bakar, üç defa
Sübhane Rabbiyel-azim denir.

4-
Semi'allahü limen hamideh diyerek doğrulur. Doğrulurken, pantolonu çekmemeli ve gözlerini secde yerinden ayırmamalı. Tam dik durunca Rabbena lekel hamd denir.

5-
Ayakta biraz durup, Allahü ekber diyerek secdeye gidilir. Secdede üç defa
Sübhane Rabbiyel-a'lâ denir.

6-
Sonra, Allahü ekber diyerek sol ayak yere yayılır, sağ ayağın parmakları kıble istikametinde bükülür, uylukların üzerinde oturulur. Avuçlar, dizin üzerine konur ve parmaklar kendi haline bırakılır.

7-
Sonra Allahü ekber diyerek, tekrar secdeye varılır.

8-
Secdede üç defa Sübhane Rabbiyel a’lâ dedikten sonra Allahü ekber diyerek ayağa kalkılır.

9-
Ayakta besmele çekilip Fatiha ve bir zammı sure okunup, Allahü ekber diyerek rükuya eğilinir.

10- İkinci rekat da, birinci rekatta tarif edildiği gibi tamamlanır. Yalnız ikinci secdeden sonra (Allahü ekber) diyince ayağa kalkmayıp uyluklar üzerine oturulur, Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena âtina dualarını okuduktan sonra önce sağa, sonra sola
Esselamü aleyküm ve rahmetullah diye selam verilir ve Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zel-celali vel-ikram denir.

Sonra hiç konuşmadan, hiçbir şey okumadan sabah namazının farzını kılmaya kalkılır. Sabah namazının farzı da aynen sünneti gibi kılınır.

Namazdan sonra, 3 kere istiğfar yani
Estağfirullah okunur, sonra, Âyet-el-kürsi, 33 er defa sübhanallah, elhamdülillah ve Allahü ekber ve bir kez (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir) okunur. Daha sonra dua edilir.

Dört rekatlı sünnetlerin ikinci rekatından sonra oturduğunda sadece tehıyyat okuyup, [yani yukarıda tarif ettiğimiz gibi ilk iki rekatı kılıp] üçüncü rekata kalkılır. Üçüncü ve dördüncü rekatlarda Fatiha ve zammı sure okuyarak, rüku ve secdelerini yapıp oturur. Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena âtina dualarını okuduktan sonra önce sağa, sonra sola selam vererek namazı tamamlar.

Dört rekatlı farzların da ikinci rekatından sonra oturduğunda sadece tehıyyat okuyup, [yani yukarıda tarif ettiğimiz gibi ilk iki rekatı kılıp] üçüncü rekata kalkılır. Ancak, üçüncü ve dördüncü rekatlarda sadece Fatiha okuyarak, rüku ve secdelerini yapıp oturur. Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena âtina dualarını okuduktan sonra önce sağa, sonra sola selam vererek namazı tamamlar.

Akşamın farzı da böyledir. Yani üçüncü rekatında zammı sure okunmaz.

Vitrin üç rekatında da, Fatihadan sonra zammı sure okunur. Üçüncü rekatta zammı sureden sonra, tekbir getirip eller kulaklara kaldırılır. Sonra Kunut duaları okunur.

İkindinin ve yatsının ilk sünnetleri, diğer 4 rekâtlı sünnetler gibidir. Ancak ilk teşehhütte Ettehıyyatü’den sonra salli barikler, üçüncü rekâta kalkıldığında ise önce Sübhaneke okunur.

Kadın ise namaz kılarken, elleri erkekler gibi kulaklara getirmez, elleri omuz hizasına kaldırıp, niyet eder, elleri göğsü üzerine bağlar. Rükuda tam düz durmaz. Secdede dirsekleri yere yayar. Tehıyyatta uylukların üzerine oturur.

Sual:
Namazda niyet etmek ne demektir?
CEVAP
Namazda niyet etmek demek, o namazın ismini, vaktini, kıbleyi, cemaatle kılıyorsa imama uymayı veya imam olmayı kalbinden geçirmek demektir.

Sual: Namazda ilk tekbir getirilirken eller kulakta mı olacaktır?
CEVAP
Namaza başlarken, erkekler iki eli kaldırır, baş parmak uçları kulak yumuşağına değer. Avuç içleri kıbleye döndürülür. Eller kulaktan ayrılırken, Allahü ekber demeye başlanır, göbek altına bağlarken bitirilir. Allahü ekber denildikten sonra da eller bağlansa namaz bozulmuş olmaz ise de, bahsettiğimiz tarife uygun yapılması iyi olur.

Sual: Namaza tekbir getirince mi başlamış oluyoruz, elleri bağlayınca mı?
CEVAP
Ellerin önemi yok, tekbir getirince başlanmış oluyor.

Sual:
Seccadesiz namaz kılınır mı?
CEVAP
Namaz, temiz olan her yerde kılınır. Seccade şart değildir. Toprak üzerinde, hasır üzerinde, kilim üzerinde, temiz olan her şey üzerinde namaz kılınır. Namaz kılacak yer bulunamadığı takdirde ayakkabı ile girilen, fakat necaset görülmeyen odalarda da kılınır.

Sual: Bir rekat namaz, ne zaman başlar, ne zaman biter?
CEVAP
Birinci rekat, namaza durunca, diğer rekatlar ayağa kalkınca başlar, tekrar ayağa kalkıncaya kadar devam eder. Son rekat ise, selam verinceye kadar devam eder. İki rekattan az namaz olmaz.

Sual:
Zammı sure nedir, uzunluğu ne kadar olmalıdır?
CEVAP
Fatihadan sonra okunan, uzun veya kısa bir sureye yahut üç âyete veya üç âyet miktarına uygun bir âyete zammı sure denir. Üç âyetin miktarı kelime itibarı ile on kelime, harf itibarı ile otuz [30] harf olmalıdır! (Redd-ül Muhtar)

Sual:
Beş vakit namazda okunan zammı surenin sünnet miktarı kaç âyettir?
CEVAP
Sabah namazının iki rekatında toplam kırk, en fazla elli âyet okumak sünnettir.

Öğle namazında sünnet olan, sabah namazından daha aşağı miktar okumaktır.

İkindi ve yatsı namazında sünnet olan, yirmi âyet okumaktır.

Akşam namazında sünnet olan, her rekatta kısa bir sure okumaktır. Kısa sureler, Beyyine suresinden sonraki surelerdir.

İmam olan kimsenin farz kıldırırken yukarıda bildirilen âyet miktarlarından fazla okuması tahrimen mekruhtur. Cemaat uzun okunmasını istese de yine mekruh olur. Fakat cemaat sünnet miktarından daha kısa okunmasını isterse, imamın kısa okuması caiz, uzun okuması caiz değildir. Mesela yolcular, abdesti zor tutan kimseler, sabahın farzını kıldıracak imama, “En kısa sure ile namazı kıldır” deseler, imam da Kevser ve İhlas suresi ile namazı kıldırsa caizdir, mekruh olmaz. (Hindiyye)

Sual: Elektrik sobasına, hava gazı alevine karşı namaz kılmak caiz midir?
CEVAP
Her türlü sobaya karşı, aleve ve ışık kaynaklarına karşı namaz kılmak caizdir. Ancak açıkta olan ateşe karşı namaz kılmak caiz değildir.

Sual: Namaz kılarken melodili cep telefonum çalarsa, namaza zararı olur mu?
CEVAP
Cep telefonu çalınca namaz bozulmaz. Fakat İbni Âbidin’de bildirildiğine göre, kalbi meşgul eden, huşuu gideren şeyler yanında, mesela çalgı yanında namaz kılmanın mekruh olduğu bildirilmektedir. Mekruhlar namazın sevabını azaltır. Bazı camilerde hoparlör açık olduğu zaman müzik sesleri geliyor. Namaz kılarken huşua mani olan şeyleri kaldırmak gerekir.

Sual: Namaz kılarken nasıl durulur?
CEVAP
Allahü teâlânın huzurunda bulunduğumuz için edebe uygun durulur. Namaza dururken, önde Sırat varmış gibi düşünmek, Azrail aleyhisselamın her an canımızı almak üzere hazır olduğunu düşünmek ve ömrümüzün en son namazını kılıyormuş gibi hareket etmek iyi olur.

Sual: Secde ederken takke alna gelse mekruh olur mu?
CEVAP
Evet. Secdeye alnın çıplak olarak değmesi gerekir.

Sual: Namaza durunca, önümdeki masanın üstünde bir resim gördüm. Namazımın mekruh olmaması için namazı bozup resmi kaldırmam uygun olur muydu?
CEVAP
Namazı bozmak caiz değildir. Namazdan önce bunun gibi hususlara dikkat etmeli.

Sual: Namaz kılarken, elektrikler sönse veya birisi bilmeden söndürse kılınan namaz sahih midir?
CEVAP
Kılınan namaz sahihtir. Mekruh olmaz. Özürsüz zifiri karanlıkta namaza durmak mekruhtur.

Sual: Namaz kılarken, başını yana döndürüp, gelen kimseye bakmak veya falanca eşya nerde diye sorana, kolunu uzatıp el ile işaret etmek namazı bozar mı?
CEVAP
Namazı bozmayan az işe amel-i kalil, namazı bozacak kadar çok olana amel-i kesir denir.

Namaz kılarken başını, yüzünü etrafa çevirmek amel-i kalil olup mekruhtur. (Falanca şey nerede?) diye sorana, eli ile kolu ile işaret etmek de amel-i kalil olup mekruhtur. Namaz kılarken göğsünü kıbleden çevirmek amel-i kesir olup namazı bozar. (Merakıl-felah)

Sual: Namaz kılan bir arkadaşa, Düşen takkeni bir elinle al, mahzuru olmaz veya Biraz yer aç da geçeyim gibi sözler söylesem, o da bana uyarak dediklerimi yapsa, arkadaşın namazı bozulur mu?
CEVAP
Başkasının sözü ile takkeyi almak veya onun sözü ile yer açmak namazı bozar. Fakat kendiliğinden hareket ederse bozmaz.

Sual: Namaz kılarken çocuklar gürültü ediyor. Seslerini kesmeleri için tekbirleri biraz yüksek sesle okumak mekruh olur mu?
CEVAP
Mekruh olmaz. Şaşırtmayacak kadar az olan gürültülerine mani olmamalıdır!

Sual: Namaz kılmakta olan bir kimseye, (Namazdan çıkınca, falanca yere gideceksin) gibi bir haber veren kimse, günaha girer mi?
CEVAP
Günaha girmez.

Sual: Farz namazı kılıyordum. Bir arkadaş, Farzı mı kılıyorsun dedi. Ben de evet manasında başımı hafifçe eğdim. Namazım bozuldu mu?
CEVAP
Namaz bozulmadı.

Sual: Namazda selam verirken meleklere ve Peygamber efendimize de niyet edilir mi?
CEVAP
Yalnız kılan selam verirken hafaza meleklerine niyet eder. Peygamber efendimize de niyet etmesi iyi olur. Cemaatle kılan, imama ve sağındaki solundaki cemaate de niyet eder.

Sual: Son teşehhüdde Rabbena’dan sonra, yalnız kılanın ve cemaatin, "
Allahümme inni euzü bike min hemezatiş-şeyatin" duasını okuması sevab mıdır?
CEVAP
Evet çok sevabdır. Âyet ve hadislerde geçen başka duaları da okumak müstehabdır.

Sual: Bir kimse kıbleyi araştırarak namaza durup bir rekat kıldıktan sonra, salih biri gelse, "yanlış durmuşsun" diyerek eli ile kıbleye döndürse, namazı sahih olur mu?
CEVAP
Evet, namaz sahihtir.

Sual: Namazda, kıyamda iken ayakları ne kadar açmak gerekir?
CEVAP
Kıyamda iken, Hanefiler ayaklarını dört parmak, Şafiiler ise bir karış açar. 

Sual: İkindi ve yatsının farzını kaza ederken sünnetini kılar gibi ilk oturuşta salli barik okunur mu? Bir de akşamın farzını kaza ederken sünneti gibi iki rekat mı kılmak gerekir?
CEVAP
Bir farz, nasıl eda ediliyorsa, kazası da aynı olur. Kazası değişik olmaz. Akşamın farzını kaza ederken iki değil, üç rekat kılmak gerekir. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Dükkanda namaz kılarken müşteri geliyor. Namazı bozup müşteriyle meşgul olmak uygun mudur? Yoksa, namazı bitirmek mi gerekir?
CEVAP
Namazı zaruretsiz bozmak haramdır. Namazı bitirmeniz gerekir. Müşteri sizin namaz kıldığınızı gördüğüne göre, ya bekler veya gider. Müşteri için günah işlenmez.

Sual: Namaz kılarken secdede dua etmek caiz midir?
CEVAP
Namaz kılarken secdede dua edilmez. Ancak bazı nafile namazlarda, secdede iken dua edilir. Namaz kılmadan da secdeye kapanıp dua etmek iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kulun Rabbine en yakın hâli secdede ikendir. Öyle ise, secdede çok dua edin.) [Müslim]

(Rüku ve secdede duaya gayret edin. Bu dua kabule layıktır.)
[Müslim]

(Secdede 3 kere,
Rabbiğfirli diyen secdeden kalkmadan mağfiret olur.) [Deylemi]

Sual: Sabah ezanı okununca namazımı kılıp yatıyorum. Fakat ben yattıktan sonra başka camilerin ezanı okunuyor. Yeniden mi kılmam gerekir?
CEVAP
Namaz kılmak için ezanın okunması değil, vaktin girmesi şarttır. Vakit girmişse, ezan okunmasa da, kendimiz ezan okur, namazı kılarız. Ezan okumadan da kılsak namaz yine sahih olur. Fakat ezan okumaktan meydana gelecek sünnet sevabı noksan olur.

Sual: Bir rükünde üç defa eli kaldırıp bir yerimizi kaşımak namazı bozar mı?
CEVAP
Bir rükünde üç defa eli kaldırıp, kaşımak namazı bozar. Bir kaldırışta aynı yeri 3-4 defa kaşımak namazı bozmaz. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Farz namazların üçüncü ve dördüncü rekatında zammı sure okunursa namaz bozulur mu? Böyle kılınan namazları kaza etmek gerekir mi?
CEVAP
Farz namazların 3. ve 4. rekatlarında zammı sure okumakta hiç mahzur yoktur. Bu bakımdan okunarak kılınmış namazları kaza etmek gerekmez. (Redd-ül Muhtar)

Sual:
Namazdan selam verip çıkınca, hemen kalkmak caiz mi? Allahümme entes selamü’yü, otururken değil de, kalkarken okumakta bir mahzur var mıdır?
CEVAP
Peygamber efendimiz, namaz sonunda selam verince, “Allahümme entes selamü ve minkes selam tebarekte ya zel celali vel ikram” der ve ancak o miktarda otururdu. (Tirmizi)

Sual:
Akşamın, yatsının, sabahın farzı gündüz kaza edilirken sesli mi okunur?
CEVAP
Sesli okumak caizdir.

Sual:
Tehıyyat okurken Besmele çekilse, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez.

Sual: Kırk yıllık namaz borcum vardır. Kazalarımı bir an önce bitirebilmem için son tehıyyatta okunan Rabbena duasını okumasam, bundan kazanacağım zamanı kaza namazına ayırsam uygun olur mu?
CEVAP
Caizdir. Çünkü namaz kazalarını bir an önce ödemek şarttır. (Nevadir-i Fıkhıyye)

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir rekat daha kılanın, secde-i sehv ile namazı sahih mi?
CEVAP
Son rekatta oturduğu için secde-i sehv ile namazı sahihtir. Fakat bir rekat daha kılıp sonra selam verseydi, son kıldığı iki rekat nafile olurdu.

Sual: Namaz kılarken, yatağa girince, dua veya kelime-i tevhid okurken, ağzımız kapalı olarak kalbden sessiz okumak uygun mu?
CEVAP
Kıraat, ağız ile okumak demektir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)

Kendi işiteceği kadar sesle okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Dua ederken de, kendi işiteceği sesle okuması, söylemesi gerekir.

Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizlemek için okunurken, dil oynatılmaz. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Öğleyi kıldıktan sonra abdestsiz olduğumu hatırladım. Yeniden kılmam gerekir mi?
CEVAP
Evet yeniden kılmak gerekir. Abdestli olduğunu zannederek, abdestsiz kılınan namaz sahih olmaz. Fakat, niyetine karşılık çok sevap verilir. Temiz zannederek necis su ile abdest alıp kılınan namazın şartı noksan olduğu için sahih olmaz ise de, niyet ettiği için sevap verilir. Şartlarına uygun olduğu için sahih olan bir namaz, riya ile, gösteriş için kılınırsa, sevap hasıl olmaz. (Eşbah)

Sual:
Takvimlerde yazılı olan imsak ne demektir? Bu vakitte sabah namazı kılınır mı?
CEVAP
İmsak, gecenin bitimi, yiyip içmenin yasak olduğu vaktin başlaması demektir. Türkiye Takvimi’nde yazılı olan imsak vaktinde, yiyip içmeyi kesmelidir! Türkiye'de bundan 15-20 dakika kadar sonra sabah namazı kılınabilir! Yanlış takvimlere göre hareket edip de, yiyip içmeye ezan okununcaya kadar devam eden kimsenin, suçu yanlış takvime bulması, kendini mesuliyetten kurtaramaz!

Sual: Namaz kılarken, zammı surelerin sırasını şaşırınca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Dalgınlıkla yapılınca, mekruh da olmaz.

Sual: Namaz kılarken abdesti bozulan ne yapar?
CEVAP
Hemen sağ tarafa selam verip, namazdan çıkar. Abdest alıp, namazını tekrar kılar.

Son teşehhüdde, salli-barikleri okurken abdest bozulsa, selam verilip namazdan çıkılır, namaz tamam olur.

Sual: Eşimle beraber namaz kılıyoruz. Ayrıca niyet etmem lazım mı?
CEVAP
Cemaatle namazda, imama uyduğuna niyet etmek farzdır. Bu farz yapılmazsa namaz sahih olmaz.

Sual: Namazda rüku ve secdedeki tesbihler 3 den fazla (5 veya 9) gibi söylenebilir mi?
CEVAP
Tek olmak şartı ile 5, 7, 9,11 gibi okumak müstehaptır iyi olur. İmam 3 den fazla okuyamaz.

Sual:
Vakit namazlarında zammı sure olarak hangilerinin okunması efdaldir?
CEVAP
Sabah namazında mümkünse biraz uzun sure okumalı, diğer vakitlerde kısa okumalı.

Sual:
Sadece Fatiha, Kevser ve İhlas surelerini biliyorum. Bunlarla namaz kılınır mı?
CEVAP
Kılınır. Diğer kısa surelerden de ezberlemeye çalışmalı, hep aynı şeyleri okumamalı.

Sual: Ben namazda iken biri hapşırınca namazı bozup, yerhamükallah diyecek miyim?
CEVAP
Namazda iken hapşırana bir şey denmez.

Sual:
Soğukta kulakları kapatan pardösü başlığı [kapüşon] ile namaz kılınır mı?
CEVAP
Evet kılınır. Hatta sıcak günlerde de kılınır.

Sual: Namazda âyetleri kendi duyacağımız kadar sesli okumak gerekiyor. Çok gürültülü bir ortamda âyetleri duymak için sesimizi yükseltmek gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Gürültü yokken kendi duyacağı kadar yavaş okunur.

Sual:
Gözlük kullanıyorum. Çıkarmayı unutup namaza duruyorum. Secde ederken gözlükten burnum yere değmiyor. Namaz esnasında gözlüğümü çıkarsam namazım bozulmuş olur mu?
CEVAP
Secdeye inerken gözlük çıkarılabilir. Namaz bozulmuş olmaz. Tek el ile çıkarılması gerekir. Tek el ile çıkarılması zor ise, iki el ile de çıkarılabilir.

Sual:
Vaktin bitmesine az zaman kala, abdesti olan ama haceti gelen biri, namazı kaçırma tehlikesi var ise bu namazı bu halde kılmalı mıdır?
CEVAP
Evet hemen kılmalı. Çünkü namazı kazaya bırakmak haramdır, büyük günahtır. Sıkışık olsa da kılmak şarttır.

Sual:
Namaz kılarken fatihadan sonra sure okuyacağı halde bir an unutarak ellerini aşağı saldı ama eğilmedi. Namaza devam ederken ellerini tekrar bağlayarak mı devam edecek?
CEVAP
Bağlasa da mahzuru olmaz. Bağlamaması daha iyidir. Namazda fazla hareketten kaçmak gerekir.

Sual:
Namazda zammı sure deyince genellikle Fil suresi ile Nas suresi arası okunuyor. Kadir suresini Âyet-el kürsiyi Amenerrasulüyü veya herhangi bir uzun surenin birkaç âyetini okuyamaz mıyız?
CEVAP
Okunur. Kur’anın baştan sona kadar her âyeti okunur. Kısa olduğu için onlara namaz sureleri denmiş. Yoksa her sure okunur.

Sual:
İkindi namazını kılıyoruz. Namazın sünnetini kılıp bitirdikten sonra farza başlamadan evvel konuşmak (telefona cevap vermek, aile bireylerine bir şey söylemek gibi... vs) caiz midir?
CEVAP
Zaruret olmadan asla konuşulmaz. Dua vesaire de okunmaz. Zaruretler hariç beklenmez, ara verilmez, hemen farz kılınır.

Sual:
Cep telefonu çaldığında namazı bozabilir miyiz?
CEVAP
Namazı bozmak haramdır. Camide telefonu kapatmak gerekir. Yahut sesini kesmek iyi olur.

Sual:
Rükudan doğrulurken secde yerine mi bakmak lazım?
CEVAP
Evet.

Sual:
Yalnız Fatihayı bilen, zammı sure olarak da okur mu?
CEVAP
Sure öğreninceye kadar Fatihayı okur.

Sual:
Birinci rekatta kıraati unutan, ikinci rekatta hatırlasa ne yapar?
CEVAP
Namazı iade etmesi lazımdır. Kıraat farzdır.

Sual:
Akşamın farzını yanılıp üçüncü rekatta oturmadan dört rekat kılanın iade etmesi lazım mı?
CEVAP
Evet.

Sual:
Namaz kılana (Farz mı kılıyorsun) diye sorulunca, onun da evet manasında başını önüne eğmesi caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Parka başlığı ile namaz kılmak caiz mi?
CEVAP
Hiç mahzuru olmaz.

Sual:
İçine ot doldurulmuş hayvanların bulunduğu odada namaz kılmak caiz mi?
CEVAP
Namaz kılarken, arkaya koymalı!

Sual:
Zammı sureyi okuduktan sonra Fatiha okumadığını hatırlayanın, Fatiha okuması gerekir mi?
CEVAP
Evet. Sonra da secde-i sehv yapar.

Sual:
Müminler için okunan 25 istiğfarı, birer defa namazda Rabbena... dan sonra okumak caiz mi?
CEVAP
Evet. Namazı müteakip duadan sonra okumak evladır.

Sual:
Tehıyyatta (İbad-is-salihin) denirse namaz bozulur mu?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Gülmemek için selam verip namazdan çıkmak caiz mi?
CEVAP
Hayır. Gülünce mecburen çıkılır.

Sual:
Besmele geçen âyeti, zammı sure olarak okumak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Namazda sure okunurken, uzun bir sure içinden âyet-i kerimeler okumakla, kısa bir surenin tamamını okumak arasında sevap açısından bir fark var mıdır?
CEVAP
Kısa sure okumak daha sevaptır.

Sual: Gayri müekked sünnet namazlarda, ilk teşehhüdde tehıyyat ve salevatlar dışında rabbena âtina ve rabbenağfirli duaları okunur mu?
CEVAP
Okumak sevaptır.

Sual:
Bir sureyi bir rekatta birkaç kere okumak caiz midir?
CEVAP
Farzlarda bir sureyi bir rekatta tekrar okumak mekruhtur. Nafilelerde mekruh değildir.

Sual:
Namazda Salli bariklerden sonra, başka dua okumak caiz mi?
CEVAP
Hadis-i şeriflerde bildirilenleri okumak caizdir. Rabbena âtina veya rabbenağfirli gibi dua âyetlerini dua niyetiyle okumak da caizdir

Sual: Kur'anda, İnnehü min süleymane ve innehü Bismillahirrahmanirrahim diye bir âyet var. Bu âyeti zammı sure olarak okumak caiz olur mu?
CEVAP
Üçâyet miktarında bir âyet olduğu için caizdir.

Sual:
Namaz vakti çıkmadan ne kadar önce namaza başlanırsa, o namaz sahih olur?
CEVAP
Sabah namazı hariç, diğer dört vakit namazda, vakit çıkmadan, iftitah tekbiri alınca, namazı vaktinde kılmış olur. [Maliki ve Şafii’de ise, bir rekat kılınca o namaz vaktinde kılınmış olur.]

Sabah namazı kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur.

Sual:
Namaz esnasında soluk alırken de kıraat caiz midir?
CEVAP
Caizdir.

Sual: Namazda sure veya dua okurken hapşırsak duayı okumaya tekrar baştan başlamak gerekir mi?
CEVAP
Kalınan yerden devam edilir.

Sual:
Namaz surelerinin bazılarında âyetlerin sonlarında "la" durakları var. O duraklarda durmayı karıştırıyorum, geçince böyle okumak namazı bozar mı?
CEVAP
Namazı bozmaz.

Sual: Her namazdan sonra, selam verince, eli yüze sürmek caiz mi?
CEVAP
Caiz ise de, sürmemeli; çünkü sünnet zannedilebilir.

Sual: Secdeye giderken ve secdeden kalkarken sağ sol önceliği var mıdır?
CEVAP
Secdeye varırken, önce sağ, sonra sol diz, sonra sağ, sonra sol el, sonra burun ve alın yere konur. Secdeden kalkarken de bunun tersi yapılır. Yani secdeden kalkarken önce alın, sonra burun, sonra da sol el ve sağ el, sonra sol diz ve sağ diz yerden kaldırılır. Ancak, bunu çok bariz şekilde değil, başkalarının dikkatini çekmeyecek şekilde yapmalıdır.

Sual:
Kitaplarda secde için, alnı, burun ile beraber yere koymak vacib diye okudum. Bunlardan birisi yere gelirse secdenin sahih olduğunu mu anlayacağız?

CEVAP
Secde için alnı yere koymak farzdır. Alın yere konmazsa namaz sahih olmaz. Burnu alınla beraber koymak vaciptir. Burnu koymayıp yalnız alnı koymak mekruhtur.


Abdest sıkışıkken

Sual: Abdesti sıkışıkken namaz kılmak tahrimen mekruhtur, fakat vakit dar olur da, abdest almak, namaz vaktinin geçmesine sebep olacaksa, bu hâlde o namazı kılması gerekir mi?
CEVAP
Evet, kılması gerekir, çünkü kazaya bırakma günahı, mekruh olarak kılmak günahından daha büyüktür. Kerahat vaktinde kılmak mekruh, kazaya bırakmaksa haramdır. (Hindiyye)”

 

 

 

 

 

 

Tesbihatlar ve Anlamları

Estağfirullah : Allahtan mağfiret dilerim

 

Estağfirullah ve etübü ileyh: Allahtan mağfiret diler ve ona tövbe ederim.

 

Estağfirullah ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyh: Hayy ve Kayyum olan ondan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah olmayan yüce Allahtan bağışlanma diler ve ona tövbe ederim.

 

Hayy : diri canlı ,Kayyum :Bütün mahlukatın idaresini bizzat yürüten hepsini hesaba çeken demektir.

 

ALLAH ALLAH ALLAH Tek, zıddı ve benzeri olmayan yaratıcının adı

 

Sübhanallah: ALLAH bütün noksanlıklardan uzaktır

 

Elhamdülillah: Hamd (şükür) ALLAH'adır

 

Lâ ilâhe illâllah: Allahtan başka ilah yoktur.

 

ALLAHü Ekber : ALLAH En büyüktür.

 

La havle vela Kuvvete illa billahil aliyyil azim: Güç ve kuvvet yalnız aziz ve hakim olan Allahtandır.

(Namaz esnasında secdelerden doğruluğunda söylenebilir)

Sübhanallahi ve bi hamdihi : ALLAH a hamd ederim.Onu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.

 

Subhanallahi ve bi-hamdihi, subhanallahi'l-azim: ALLAH a hamd ederek tesbih ederim .Tüm noksanlıklardan tenzih ederim.

 

Sübhanallahi ve bi hamdihi, subhanallahi'l-azim ve bi hamdihi estağfirullah: ALLAH a hamd ederim.Onu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.Mağfiret dilerim.

 

"Lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerike leh. Lehü`l-mülkü ve lehü`l-hamdü ve hüve alâ külli şey`in kadîr" : ALLAH tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur.o birdir.ve hiçbir ortağı yoktur .Mülk onundur .Hamd onadır.o her şeye gücü yetendir.o yaşatır o öldürürür.

(Namaz esnasında secdelerden doğruluğunda söylenebilir)

 

 

Salavatı Şerife

 

ALLAHümme Salli ve sellim ala nebiyyine Muhammed. Anlamı :ALLAHım Muhammed Sallallahü Aleyhi ve selemle Salat ve Selam eyle.

ALLAHümme Salli ve ALLAHümme Barik Duaları da en güzel Salati şeriflerdir.

 

La ilahe illallahül Melikül Hakkul Mübin: Melik(İdare eden) hak ve her şeyi açıklayan ALLAH tan başka ilah yoktur.

 

La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin: Senden başka hiçbir ilah yoktur seni tenzih ederim ben gerçekten zalimlerden oldum.

 

İhlası Şerif(Gulhuvallahü ehad): Allahtan başka ilah yoktur . ALLAH hiçbir şeye muhtaç değildir.herkes ona muhtaçtır. O doğmamış ve doğurmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.

 

ALLAHü ekber kebiran velhamdüllillahi kesiran ve sübhanallahi bükreten ve esila:

 

ALLAH en büyüktür ALLAH a çokça hamderim.Sabah ve akşam ALLAH ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.

 

Ya Hayyu Ya Kayyum: Daima diri ve canlı olan kesintiye uğramayan ,ebedi olan ,bütün mahlukatın idaresini bizzat yürüten ,hepsini hesaba çeken demektir.

 

Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber: ALLAHı bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.Hamd Allahadır.ALLAH tan başka hakkıyla ibadet edecek hiçbir ilah yoktur.ve ALLAH en büyüktür.

 

Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim .

 

ALLAHümme inneke afüvvün tuhibbul afve fağfü anni: ALLAHım senin mağfiretin bol ,affedicisin,affı seversin Beni affeyle.

 

La havle vela Kuvvete illa billah: Güç ve kuvvet yalnız Allahtandır.

 

Hasbünallahi ve niğmel vekil: Bize ALLAH yeter .O ne güzel vekildir.

 

ALLAHümme ecirna minennar: ALLAHım cehennem ateşinden koru

 

Rabbiğfirli: Yarabbi beni bağışla

 

Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten ve kinâ azâbennâr: Ey Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette iyi hal ver ve bizi o ateş azabından koru.(Ey merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAHım!)

 

Teveffeni Müslimen ve el hıkni minessalihin: Ya rabbi beni Müslüman olarak yaşat beni Müslüman olarak öldür.beni Salihlerle beraber eyle.

 

Namazda okunan sübhaneke duasının anlamı: ALLAHım Sen ter türlü eksiklerden uzak ve her türlü olgunluklarla birliktesin.seni her an eksiksiz övgülerle överim. Sen ve adın daima mübarektir.sen daima büyük ve yücesin .Seni övmek ne büyük bir iştir.senden başka gerçek ilah yoktur

 

Rabbiğfirli ve tüb aleyye inneke ettet tevvabür rahim: Rabbim beni bağışla ve tövbemi kabul et şüphesiz sen tövbeleri çokça kabul eden ve çokça bağışlayansın

 

Sübhaneke ALLAHümme ve bihamdik estağfiruke ve etübü ileyk: Yarabbi seni tesbih eder sana hamd eder senden mağfiret dilerim sana tövbe ederim

 

İnnallahe basirun bil ibat: ALLAH kullarının yaptıklarını çok iyi görendir.

 

Subhanallahi ve bihamdihi adede halkıhi ve rıza nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi.

 

Yarattıklarının sayısınca kendisinin razı olacağı kadar arşının ağırlığınca kelimelerinin çokluğunca hamd ederek ALLAHı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.

 

MaşALLAH la havle vela kuvvete illa billah: Allahtan Başka güç ve kuvvet sahibi yoktur

 

Enni mağlubun fentesir: Yarabbi ben yenildim mağlub oldum bana yardım et.

 

 

Kur'an'dan Bazı Dua Ayetleri

 

Aşağıda ki ayetleri mutlaka dualarına harman edniz.

Çükü “o dilemeden siz dileyemezsiniz” gerçeği gereği Rabbimizi mutlaka istediğinizi verecektir.

 

 

1- "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin." ( Bakara- 28 )

 

2- "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahirette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

 

3- "Ey Rabbimiz Unutursak veya hataya düşersek bizi hesaba çekme(yarlığa).Ey Rabbimiz Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme."( Bakara- 285 )

 

4- "Rabbimiz Bizim gücümüzün yetmediği işlerden bizi sorumlu tutma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Çünkü sen mevlamızsın. Kâfir kavimlere karşı bize yardım et." ( Bakara- 286 )

 

5- "Rabbimiz Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Eminiz ki, lütfü en bol olan sensin." (Âli İmran- 8)

 

6- "Rabbimiz Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde insanları mutlaka toplayacak olan Sensin. Allah asla sözünden dönmez." ( Âli İmran -9 )

 

7- "Ey Rabbimiz İman ettik, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru." ( Âli İmran -l6 )

 

8- "Rabbimiz İndirdiğine inandık ve Peygambere uyduk Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden)şahitlerden yaz." ( Âli İmran- 53 )

 

9- "Ey Rabbimiz Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yo1undan) kaydıma, kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl." ( Â1i İmran-147 )

 

10- "Rabbimiz Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru." ( Âli İmran -191 )

 

11- "Rabbimiz, doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan artık rüsva etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur." ( Âli İmran- 192 )

 

12- "Ey Rabbimiz, Gerçek şu ki biz, "Rabbinize iman edin" diye seslenen bir davetçiyi (Peygamberi, Kuranı) işittik. Artık günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz." ( Âli- İmran- 193 )

 

13- "Rabbimiz bize peygamberlerin vasıtasıyla vaat ettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi perişan etme: Şüphesiz sen vaadinden caymazsın." ( Âli- İmran -194 )

 

14- "Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz." ( Araf- 23 )

 

15- "Lutfedip hidayetiyle bizi buna(bu nimete) kavuşturan Allaha hamdolsun, Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Andolsun ki, Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdir." ( Araf- 43 )

 

16- "Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!" ( Araf- 47 )

 

l7- "Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın." ( Araf- 89 )

 

l8- "Rabbimiz üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür." ( Araf- l26 )

 

l9- "Allaha dayandık. Ey Rabbimiz, bizi. O zalimler topluluğuna bir fitne (konusu) yapma. Ve bizi rahmetinle 0 kâfirler topluluğundan kurtar." ( Yunus 85-86 )

 

20- "Ey Rabbim beni ve soyumdan gelenleri namazı devamlı kılanlar eyle. Ey Rabbimiz duamı kabul et! ( İbrahim-40 )

 

21- "Ey Rabbimiz (amellerin) hesap olunacağı gün beni ana-babamı ve müminleri bağışla." ( İbrahim- 4l )

 

22- "Rabbimiz, Bize tarafından rahmet ver ve bize, şu durumumuzdan kurtulacak yolu hazırla." ( Kehf- 10 )

 

23- "Rabbimiz, Biz iman ettik, öyleyse bize acı. Sen merhametlilerin en iyisisin." ( Müminun 109 )

 

24- "Rabbimiz, Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici bir şey değildir." ( Furkan- 65 )

 

25- "0rası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır." ( Furkan- 66 )

 

26- "Rabbimiz bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl." ( Furkan-74 )

 

27- "Bizden tasayı gideren Allaha hamdolsun. Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir." ( Fatır- 54 )

 

28 "Rabbimiz bizi ve iman ile daha önce bizi geçmiş din kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde, iman edenlere karşı hiç bir km bırakma. Rabbimiz, Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin." ( Haşr- 10 )

 

29- "Rabbimiz, Sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş sanadır." ( Mümtehine-4 )

 

30-"Rabbimiz, Bizi inkâr edenler için bir fitne kılma bizi bağışla, Ey Rabbimiz, yegâne galip ve hikmet sahibi ancak sensin." ( Mümtehine-5 )

 

31- "Ey Rabbimiz, Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kadirsin." ( Tahrim- 8 )

 

32- "Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin." ( Enbiya- 83 )

 

33- "Senden başka hiç bir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben (nefsine zulmeden) za1im1erden oldum." ( Enbiya- 87 )

 

34- "Rabbim beni yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın. (Her şey sonunda senindir.) ( Enbiya- 89 )

 

35- "Rabbim bağışla ve merhamet et. Sen merhametlilerin en iyisisin." ( Müminun- 118 )

 

36- "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allaha hamdolsun." ( Müminun- 28 )

 

37- "Rabbim beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol." ( Müminun- 38 )

 

38- "Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi merhametine kabul et. Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin." ( Araf- 151 )

 

39- "Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, sen de onları esirge."( İsra-24 )

 

40- "Rabbim gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana, tarafından hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver." ( İsra- 80 )

 

41- "Allah bana yeter. Ondan başka tanrı yoktur. Ben sadece Ona (güvenip)dayanırım. Çünkü 0 büyük arşın sahibidir." ( Tevbe- 129 )

 

42- "Rabbim, bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla İnanıyorum ki sen, duayı hakkıyla işitensin." ( Âli-İmran- 38 )

 

43- "Rabbim, Ruhuma genişlik ver."

 

44- "İşimi bana kolaylaştır."

 

45- "Dilimin bağını çöz. Ki sözümü anlasınlar" ( Taha- 25-26-27- 28 )

 

46- "Rabbim, benim ilmimi artır." ( Taha- 114 )

 

47 "Rabbim, Bana hikmet ver ve beni iyiler (zümresi ne ) kat." ( Şuara- 83 )

 

48- "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allaha hamdolsun." ( Neml- 15 )

 

49- "Ey Rabbim, Bana ve ana-babama verdiğin nimet şükretmemi ve hoşnut alacağın iyi iş yapmamı gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." ( Neml- 19 )

 

50- "Rabbim, doğrusu kendime zulmettim. Beni bağışla." ( Kasas- 16 )

 

51- "Rabbim beni zalimler güruhundan kurtar." ( Kasas- 2l )

 

52- "Rabbim, Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım." ( Kasas- 24 )

 

53- "Rabbim, Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım et." ( Ankebut- 30 )

 

54- "Rabim, Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım." ( Ahkaf- 15 )

 

55- "Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma" ( Nuh- 26 )

 

56- "Rabbim, Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman sahibi erkekleri ve kadınları bağışla, zalimlerinde ancak helakini artır." ( Nuh- 28 )

.

 

 

 

 

 

 

Herkes Sevdiği İle Olacak

 

"Kişi sevdiği ile beraberdir." S.A.V

Siz bu hadisden ne anlıyorsunuz?

Geçmiş ve şimdide sevdiğiniz şeylere dikkat ediniz.

Kim kimi zerrece bile olsa Allahdan çok seviyorsa onunla olacak..

 

Ve Allahı sevmenin alametlerinden biri O'dan gayrısının taraftarı olmamaktır..

Allah’ı tanımayan nasıl sevecek ?

Öte yandan;

Kemalist arkadaşlarımızı Atatürk bekliyor..

 

Ecdadcı dostlarımızı Fatih bekliyor..

 

Cemaat mensubu arkadaşları çok sevdikleri Gavsları bekliyor..

 

Müminleri ise Allah ve Rasülü bekliyor..

 

Allah rasulunu sevenler sevdi. Bize ondan sadece gerçek sevgili olan Allah'ı esmaları ile anlatan kitap Kuran'ı Kerim kaldı.

 

Allah'ı sevme potansiyelinizi israf etmeyiniz.

Siz Allah'ı sevin.Cahillik etmeyin!Diğerlerinin kim ve ne olduklarını kendilerinden başka hiç kimse bilmiyor..

 

-EY ZÜ'l- CELALİ ve' l- İKRAM olan Rahman ve Rahim Allah'ım bize yalnız Allah' ı büyük tanıyan, onun için ikram eden ve Allah' tan başka kimseye eğilmeyen yiğit bir kişilik ver.

 

 

 

Bol Bol Dua Ediniz

 

"O dilemeden siz dileyemezsiniz"

 

Bu ayetin yansıdığı alemi keşfettiğimizde keşkelerimiz hiç bitmeyecek.

 

Bu yüzden aslında hangi duayı ederseniz edin mutlaka kabul olduğunu biliniz.

 

Siz siz olun bolca hiç durmadan dua edin.

 

Mazlumlar için,sevdikleriniz için kendiniz için,sürekli olarak dua ediniz.

Ve en iyi dua Fatihadır.

Bol bol dua niyetine okumayı ihmal etmeyin.

 

Dualarınız düştüğü alemde müthiş şeyler olmakta...

 

Zamanı gelince orayıda deneyimleme fırsatınız olacak.

 

Ve orda gerçekten dualarınızı bulacaksınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

O’nu Bul! O’na Ulaş

 

“Dilerim herkes bir gün zengin ve ünlü olur ve hayalini kurduğu her şeye kavuşur; böylece aranılan esas cevabın bu olmadığını anlar.” – Jim Carrey

 

Hala aradığı şeyin ne olduğunu bilmeyen ve bu dünyada yaşadığı sürece bilemeyecek olan kişiden bir kelam..

 

Hepimizin içler acısı dramı..

 

Ve hepimizin birbirine benzeyen acısı..

 

Esasında bilinç altı sürekli olarak "O"nu bul! O'na ulaş! telkini yapmaktadır.

 

O'na ulaş demenin kelime anlamı arapça karşılığı Salat demektir.

 

Kuranda bu kelime ile bir mana sürekli ifade edilir..

 

Bizim dilimize isa namaz diye aktarılmıştır.

 

Yani namazların gayesi "O"na ulaşmakır.

 

O'nu bulmaktır.

 

İnsanın biricik duası şu olmalı;

 

Rabbim ölmeden önce sana ulaşmayı nasip et !

 

 

 

 

 

Dualarınızın Ulaştığı Yer

 

-Diğer alem dediğin nedir?

 

-Gerçek sen'nin varis olduğu yer!

 

-Şimdiki bende kim?

 

 

-İlk merhaleye şahit olansın?("..ilk yaratılışı(aşamayı,karar kılma yerini) bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?"56/62

 

-İlk demeni anlamadım?

 

 

-Hatırla ayeti;"Hâlbuki (Allâh) sizi aşama aşama yarattı!"71/14

 

-Sonraki alem tam olarak nerde?

 

 

-Kelimelerin/Duaların olduğu yerde!

 

-Kimin kelimeleri!/Duaları?

 

-Senin kelimelerin!?Senin Duaların.

 

 

"..Allah’ı zikretmek ise muhakkak en büyük iştir..”29/ 45

“O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var.. “Enam 98

 

 

Namazlar İçin Bir Tavsiye

 

 

Namaz kılıyorum ama bir türlü ruh halini yakalayamıyorum.

 

Sanki eksik gibi oluyor.

 

Kılsamda aynı kılmasamda aynı ruh yumuşaklığını ve sakinliğini bir türlü yakalayamıyorum diyorsanız ve böyle olmasa bile namazının son secdesinde sakin bir şekilde Subhane Rabbiyel Ala dan sonra şu tesbihatı söyleyiniz:

 

"Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim ."

 

Namazınızın değiştiğine şahit olacaksınız..

 

Deneyin.

 

Ve bu bilgiyi salat eden dostlarınıza ulaştırın..

Mümkünse secde aralarındada zikrediniz.

..Ve secdelerin arkasından O'nu tesbih et.”50/40

 

Secdede söyleyeceğiniz bu tesbihat nakledilen bilgilere göre "(99) derde devadır.Bunlardan en küçüğü kalpteki sıkıntıdır."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kısaca Din Kültürü

 

Kabe'nin etrafını yedi defa dönmeye ne denir? Tavaf

Su bulunmadığı zaman temiz toprakla abdest almaya ne denir? Teyemmüm

Birini yapmadığı bir davranışla suçlamaya ne denir? İftira

Kur'an-ı Kerim hangi halife zamanında kitap halide bir araya toplanmıştır? Hz. Ebubekir

Mekke'den Medine'ye hicret eden Mekke'li müslümanlara ne denir? Muhacir

Kur'an hangi mübarek gecede indirilmeye başlanmıştır? Kadir Gecesi

Sevap ve günahlarımızı yazan meleklere ne denir? Kiramen Katibin

Tevrat hangi peygambere indirilen kitaptır? Hz Musa

İçinde Kabe'nin bulunduğu Mekke'deki mescide ne denir? Mescid-i Haram

Akşam namazının farzı kaç rekattır? Üç

Ağzı ve burnu suyla temizlemek ve bütün bedeni hiç kuru yer bırakmadan yapılan temizliğe ne denir? Boy (Gusül) abdesti.

Ezanla kamet arasındaki fark ifadesi nedir? “Kad kametis salah.”

Toprak ürünleri için zekat zamanı ne zamandır? Hasat zamanı (dönemi).

Mekke müşriklerinin dayanılmaz işkencesinden kurtulmak için miladi 622 yılında Mekke'den Medine'ye gitmeye ne ad verilir? Hicret.

Kur'an-ı Kerimin ilk suresinin ismi nedir? Fatiha Suresi.

Safa ile Merve tepeleri arasında gidiş-gelişe ne ad verilir? Say.

Kurban Bayramı arefesinde öğle vaktinden sabah namazı vaktine kadar bir süre arafatta bulunmaya ne denir? Vakfe.

Medinede Hazreti Muhammedin (a.s) yakın çevresinden kişilerin bulunduğu mezarlığa ne ad verilir? Cennetülbaki.

Namazda bir kaç ayet yada kısa süre okuyacak kadar ayakta durmaya ne denir? Kıyam

Bir daha oruç tutamayacak kadar yaşlı ve hasta olanlara bir fakire onu bir gün doyuracak kadar para vermesi yada onu doyurmasına ne denir? Fidye

Bir işi tüm çalışma ve tedbirleri uygulayarak tamamladıktan sonra gerisini Allaha havale etmeye ne denir? Tevekkül

Allahın varlığına ve birliğine, eşi ve benzerinin olmadığına işaret eden Kuran-ı Kerim süresi hangisidir? İhlas

Kuran-ı Kerimde peygamberlerin yada eski toplulukların hayatlarından bahseden bölümlere ne denir? Kıssa

İnsanların istediği dine, inanca yada felsefi düşünceye inanma inancının gereklerini yerine getirme hürriyetine ne denir? Din ve Vicdan Hürriyeti

Müslümünların ilk hicret ettikleri yer neresidir? Habeşistan

İlk islam savaşı hangisidir? Bedir

Peygamberlerin Allahtan aldıkları buyrukyarı insanlara bildirmelerine ne denir? Tebliğ

Haccın farzlarından biri olan beyaz elbise giymeye ne denir? İhram

Belirli bir vakti ve belirli bir zamanı olmayan,yoksullara yardım etmek,insanlara güleryüzlü davranmak,yoldaki insanlara zarar veren bir nesneyi kaldırmak gibi geniş bir çerçevesi olan yardım şekline ne denir? Sadaka.

Kur'an'da,kötülüğün simgesi ve insanların düşmanı olarak tanıtılan,şeytana tapıcılık anlamına gelen akıma ne denir? Satanizm.

'10 EMİR' hangi peygambere vahyedilmiştir?. Hz.Musa.

Hz.Muhammed,son hutbesi olan Veda Hutbesini,kaç tarihinde yapmıştır?. 632.

Dini sorumluluğun ön şartı nedir?. Akıl.

Eserlerinde tasavvufa yer veren,Mesnevi ve Divan adlı eserleri ile insanlığa ışık saçan,"Ne olursan ol,yine gel!"sözü ile insan sevgisini dile getiren,tasavvufi edebiyatımızın temsilcisi kimdir?. Mevlana.

Su bulunmadığında veya suyun kullanılmasında sakınca olduğunda temiz toprak cinsiyle yapılan abdest ve boyabdesti yerine geçen temizlik şekline ne denir?. Teyemmüm.

Bir kişinin arkasından onda bulunan özellikleri onun hoşlanmayacağı tarzda söylemeye ne denir?. Gıybet.

Her biri 20 sayfadan oluşan Kur'an'ın bölümlerine ne denir?. Cüz.

Hacıların ihram giymeleri için belirlenen Mekke şehrine yakın yerlere ne denir?. Mi'kat.

Yağmur ve kar yağması, rüzgar esmesi gibi doğa olaylarını düzenlemekle görevli melek kimdir? Mikail

Temiz suyun bulunmadığı veya bulunup da hastalık gibi nedenlerle kullanma olanağı olmadığı zamanlarda alınan abdeste ne ad verilir? Teyemmüm

Kur’an-ı Kerim’in en uzun suresinin adı nedir? Bakara

Allah’ın isteklerini, yasaklarını ve öğütlerini peygamberlere bildirmesine ne denir? Vahiy

Peygamberimizin süt annesinin adı nedir? Halime

Allah tarafından önceden belirlenen olayların zamanı geldiğinde gerçekleşmesi olayına ne ad verilir? Kaza

Hac zamanı dışında Kabe’yi ziyaret etmek için yapılan ibadete ne ad verilir? Umre

Peygamberimizin söylediği sözlere ne denir? Hadis

Rüku ve secdesi olmadan kılınan namazın adı nedir? Cenaze namazı

İlk ezanı kim okumuştur? Bilal-ı habeşi

Bir insanın kendi isteğiyleyalnızca Allah rızası için yoksullara yaptığı yardım ve iyiliklere ne denir? Sadaka

H.z Muhammet (s.a.v) kaç yılında doğmuştur? 571 yılında

İlk islam devleti  nerede kurulmuştur? Medine'de

Kuran-ı Kerimde kaç ayet vardır? 6236 Ayet vardır

Hz Muhamme'de ilk vahiy nerede gelmiştir? Mekkede hira mağarasında ilk vahiy gelmiştir.

Kabenin etrafında hacerül esvet taşından başlayarak yedi defa dönmeye ne denir. Tavaf

Allahın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren nurani varlıklara ne denir Melek

Vahiy getiren meleğin adı nedir? Cebrail

Hz Muhammed kaç yaşında peygamber olmuştur? 40

Allah tarafından gelen vahiyleri peygamberlere bildiren meleğin ismi nedir? Cebrail

Ramazan Ayında yatsı namazı ile beraber 20 rekat olarak kılınan namazın adı nedir? Teravih

Allah tarafından görevlendirilen, kıyametin kopma zamanında Sur'u üfleyen meleğin ismi nedir? İsrafil

Hz.Muhammed'in kendisinden sonra vefat eden kızının ismi nedir? Hz. Fatma

Hz. Muhammed'in hanımları, çocuklar ve torunlarından ve onu sevenlerden oluşan aile halkına ne isim verilir? Ehl-i Beyt

Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi ile başlayan ve bir tarih başlangıcı kabul edilen olayın adı nedir? Hicret

Kur'an insanın öncelikle neyini kullanmasını ister ? Aklını

Hz.Muhammed'in hizmetinde bulunan Enes "Peygamberimiz bana hiçbir gün öf bile demedi. Yaptığım bir şey için bunu niye yaptın, yapmadığım bir şey için de bunu niye yapmadın diye beni azarlamadı"demesiyle o peygamberimizin hangi yönünü belirtiyor.? Hoşgörüsünü

Kabenin köşesinde bulunan kutsal taşın adı nedir? Hacerül esvet

"Allahu Ekber" ne anlama gelir? Allah en büyüktür

 Hz. Muhammed'in hicret esnasında konakladığı köyde yaptırdığı mesci(cami)din adı nedir? Kuba

Kabenin etrafında yedi defa dönmeye tavaf denir. Bir defa dönmeye ne denir şavt

Kuran-ı Kerim'de kaç sure vardır? 114

Abdest alırken ağıza su vermek farz mıdır, vacip midir, sünnet midir? Sünnettir

Namaz kılarken yere paralel olarak eğilmeye ne denir?Rukü

Alkollü içkiden çok içmek haramdır. Az içmek nedir Haramdır

Hz. Muhammed (s.a.v)Mekke'den Medine'ye kaç yılında hicret etmiştir? 622

Kâbe'yi yıkmak üzere fil ordusuyla Mekke'ye gelerek Ebabil Kuşlarının üzerlerine taş atmaları sonucu ordusu helak olan Yemen Valisi kimdir? Ebrehe

Bütün ibadetlerde ortak olan esas nedir? NİYET ETMEK

Peygamberlerde bulunan "EMANET" sıfatının anlamı nedir? GÜVENİLİR OLMAK

Yaptığımız iyilik ve kötülüklerin ( günah ve sevapların) yazıldığı deftere ne ad verilir? AMEL DEFTERİ

Kendisine yeni bir kitap verilmeyip daha önce daha önce gelen bir kitabı tebliğ eden peygambere ne ad verilir? NEBİ

Hz.Muhammed (S.A.V)'in kendisinden 6 ay sonra vefat eden çocuğunun adı nedir? Hz.FATIMA(r.a)

Peygamberler akıllı ve zeki insanlardır.Allah'ın gönderdiği vahiyleri en doğru şekilde anlar ve insanlara en iyi biçimde aktarırlar.Proplemlere uygun çözümler getirirler.Peygamberlerin bu özelliğine ne ad verilir? FETANET

İlk Cuma namazı nerede kılınmıştır? KUBA (köyünde)

Kur'anın bir kitap haline getirilmesinde komisyon başkanı ve vahiy katibi olan sahabe kimdir? ZEYD BİN SABİT

Son kutsal kitabımız nedir? Kur'an-ı Kerim

Hıristiyanlık dininin kitabı nedir? İncil

Namazın vakitlerinin başladığını haber veren çağrının adı nedir? Ezan

Başkalarındaki iyi özellikleri kıskanmayıp, bizim de bu iyi özelliklere sahip olmaya çalışmalıyız. Örneğin, etrafımızda ki başarılı ve terbiyeli bir arkadaşamızı örnek almamız, onun gibi başarılı ve dürüst olmayı istemeye ne denir? Gıbta etmek (İmrenmek)

Haftada bir kere cemaatle kılınması zorunlu olan namaz hangisidir? Cuma

103 Dini sorumluluğun ön şartı nedir? Akıl

Peygamberimiz nerde doğmuştur? Mekke

Hacıların, haçta giydiği dikişsiz elbiseye ne denir? İhram

Kur'an hangi halife zamanında çoğaltılmıştır? Hz. Osman

Zengin müslümanlara farz olan, yılda bir kez sadece mal ile yapılan ibadet hangisidir? Zekat

İnsanlara sorumluluk yükleyen irade hangisidir? Cüz-i İrare

"Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." sözü kime aittir? Hz. Muhammed

Peygamberimizin hal ,haraket söylem ve davranışlarını ifade eden sözcük nedir? Sünnet

Allah’ın Kesin emirlerine ne ad verilir? Farz

 

Vacip: Yapılması zanni delil ile sabit olan hükümlerdirhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gifFarz kadar kesin olmamakla birlikte kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeydirhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gif(Bayram Namazlarıhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gifVitir Namazıhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gifKurban Kesmek gibihttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gif)

Sünnet: Peygamber efendimizin(s
http://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gifahttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gifv) farz ve vacip olmayarak yaptığı ve tavsiye ettiği ibadetlerdirhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gif(ezan ve kamethttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gifteravih namazıhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gifbeş vakit namazda kılınan sünnetler gibihttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gif)Sünnetin sözlük anlamı “yolhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gif gidişhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gif tabiathttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gif prensiphttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gif kanun” demektir

Farz: Yapılması kat'i delillerle sabit olan ilahi emirlerdir
http://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gifFarzı terketmek haramdır;işlenmesinde sevaphttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/virgul.gifözürsüz terkedilmesinde ise Allah'ın azabı vardırhttp://www.forumrenkli.com/images/smiley/nokta.gif


 

 

 

 

 

Ellidört Farz

 

1- Allah'ı daima zikretmek.

 

2- Helal kazanılmış elbise giymek

 

3- Abdest almak.

 

4- Beş vakit namaz kılmak.

 

5- Cünüplükten gusletmek.

 

6- Rızk için Allah'a tevekkül (itimad) etmek.

 

7- Helalden yeyip içmek.

 

8- Allah'ın taksimine kanaat etmek.

 

9- Tevekkül etmek.

 

10- Kazaya (yani Allah'ın hükmüne) razı olmak.

 

11- Nimete karşılık şükretmek.

 

12- Belaya sabretmek.

 

13- Günahlara tevbe etmek.

 

14- İbadetleri ihlas ile yapmak.

 

15- Şeytanı düşman bilmek.

 

16- Kur'an-ı delil tanımak.

 

17- Ölüme hazırlıklı olmak.

 

18- İyiliği emredip kötülükten alıkoymak.

 

19- Gıybet etmemek, kötü şeyleri dinlememek.

 

20- Anaya-babaya iyilik ve itaat etmek.

 

21- Akrabayı ziyaret etmek.

 

22- Emanete hıyaret etmemek.

23- Dinin kabul etmiyeceği latifeyi (şakayı) terk etmek.

 

24- Allah ve Rasulüne itaat etmek.

25- Günahtan kaçınıp Allah'a sığınmak.

26- Allah için sevmek, Allah için buğz etmek.

27- Her şeye ibretle bakmak.

28- Tefekkür etmek. (Cenab-ı Hakk'ın kudretini, azametini ve insanın yaratılışdaki gayeyi düşünmek)

29- İlim öğrenmeye çalışmak

30- Kötü zandan sakınmak

 

31- İstihza (alay) etmemek

 

32- Harama bakmamak

 

33- Daima doğru olmak

 

34- Esef ve ferahı, yani şımarıklık ve azgınlığı terk etmek

 

35- Sihir yapmamak

 

36- Ölçü ve terazisini doğru tartmak

 

37- Allah'ın azabından korkmak

 

38- Bir günlük nafakası (yiyeceği-içeceği) olmayana sadaka vermek

 

39- Allah'ın rahmetinden ümid kesmemek

 

40- Nefsinin kötü arzularına tabi olmamak

 

41- İçki kullanmamak

 

42- Allah'a ve mü'minlere su-i zan etmekten sakınmak

 

43- Zekat vermek ve mali cihatta bulunmak

 

44- Hayız (adet) zamanlarında ve nifas halinde hanımı ile cinsi mukarenette bulunmamak

 

45- Bütün günahlardan; kötülüklerden kalbini temiz tutmak

 

46- Yetimin malını haksız olarak yememek, onlara iyilik etmek

 

47- Kibirlilik etmemek

 

48- Livata (erkekle cinsi münasebet) ve zina yapmamak

 

49- Beş vakit namazı muhafaza etmek

 

50- Zulm ile halkın malını yememek

 

51- Allah'a şirk (ortak) koşmamak

 

52- Riyadan (gösterişten) sakınmak

 

53- Yalan yere yemin etmemek

 

54- Verdiği sadakayı başa kakmamak

 

 

Ruha Fatiha Ulaşır mı?

Ölen insanların arkasınından bir şeyler okumayı çok kişi yanlış değerlendirmektedir. Anlayabildiğimiz kadarı ile kişi ölümü ile yaşayanların bir takım iyilikler yapmasına sebep olmuştur.
Kabristanlarda özellikle Fatiha okunulması tavsiye edilmektedir.
Fatiha ise 7 ayetli çok özel bir suredir.Deneyimlediğim bir tecrübeyi paylaşmak isterim.

Sağ elini ağrıyan yere koyup, 7 defa Fatiha okur ve “Allah’ım bu kişinin hissettiği acıyı,ağrıyı ve kötülüğünü ondan gider." duasını iki salavat arasında zikrederseniz gerçekten ağrıyan yerdeki ıstırab bir süreliğine giderilmektedir.

Bunu kendi ıstıraplarınız için bile yapabilirsiniz. Mutlaka şifayı verenin Allah olduğunu hesaba katarak,herşeyi Allah'dan bilerek ağrıyan yere sağ eliniz koyup Fatiha'yı  içtenlikle okuyunuz.

Çünkü Fatih'a gerçekten her alanda var olan önemli bir suredir.İçeriği ve salatlar için olmazsa olmazlardan biri olması münasebeti ile çok özeldir.

Bu dünyaya dönük katkısının yanında Fatiha'nın bir çok yaşayan insanın bilmediği pek çok faydası ve etkisi vardır. Kişi Fatihayı okudukça inanılmaz haller oluşur.

 

Fatiha için hiç bir sureye söylenmemiş sözler söylenmiştir. Bunlar biri ise Fatiha'nın bereketi ve anlamı o adar çoktur ki Hz Ali bu konu hakkında şöyle demiştir:  "Eğer bana Fâtiha Sûresini tefsir et deseler, 40 deve yükü kitap yazabilirim."

 

Çoğu zaman insanlar Fatiha'yı okumayı akıl edemez.İş yoğunlu sitres,sıkıntı gibi etkenler hep erteler.Ancak namazlarda fırsat bulur.Allah Rasulu:"Fatihasız namaz olmaz" buyururken bile aslında yine Fatihanın önemi vurgulanmakatadır.

Şuan satırlarım üzerinde gezen gözlerin sahibi değerli dost! Bilmelisin ki yazdığımız çok önemli bilgiler çok az sayıda insana ulaşmaktadır. Eğer bunu okudu isen bu bilgileri bir şekilde insanlara anlat. Özellikle biraz sonra söyleyeceğim konuyu mutlaka hatırlat.

Kişi ezanı işittiğinde mutlaka Fatihayı okumalı. Özellikle beynamazların hiç değilse Ezanı duyduklarında Fatihayı okumaları onlara büyük menfaatler sağlayacaktır. Ezanı her işittiğimizde bir salavat ve peşine Fatiha okumalıyız.
Nice hikmetler vardır. Lakin Hz. Alinin ifade ettiği gibi bir anlam denizinden bir kaç damlayı sizlere sunmaya çalışıyorum.

İşte kişiye birileri bu kadar değerli Fatihayı okutmaya aracı olduğunda  Sevgili peygamberimizin ifade ettiği "Hayra vesile olan, hayır işlemiş gibidir." müjdesi tecelli eder. Yani siz ne kadar sevep alırsanız aynısından vesile olanda Allah'ın cömert olmasından dolayı istifade eder.

İşte kişi ölümü ile sizlerin Fatiha,Yasin,İhlas gibi sureleri okumanıza ve sizin sevap almanıza vesile oldukları için siz ne alırsanız bir benzerini sizinki eksilmeden ölünün ruhu alır.

İnsan ölse bile hayra sebep olmanın müthiş özelliği budur. Vesile olunan iyilikler yaşadıkça hiç kimseden bir şey eksilmeden aracı olanınında istifadesi devam etmektedir.

Bir çokları sevabı başkasına gönderdiği sanrısını yaşamaktadır. Oysa olay böyle değil yukarda izah ettiğimiz gibidir. Bütün bu davranışlarda samimiyet herşeydir.

Niyet,ihlas gibi etkenler önemlidir.

Ve amaç esasında yaşayanların sevap almasıdır.
Bu yüzden sahabeleri sonraki gelenler asla geçememektedir. Çünkü şuan size yazdığım ilmin bana ulaşmasına o güzel insanlar vesile olmuştur. Bizlerin sevabı hiç eksilmeden benzeri aracı olanlara yansır. Yani aracı olanında çalışması olduğu için amel kazanımı olarak  sahabeleri geçmemiz mümkün değildir.

Bu yüzden bolca Fatiha okumayı ihmal etmeyiniz. Kişi ölümü ile sizin Fatiha okumanıza ve bu yolla sevap almanıza vesile olarak Allah'ın cömert oluşundan ve mümin dostlara ve aileye sahip olmanın güzelliğinden  doyasıya istifade eder.

 

 

 

 

 

 

Beğenmek,Şükür ve Kibir

Birini begenmeniz için sizden daha iyi olması gerekmektedir.

Manevi ve maddi anlamda sizden daha aşağıda ve daha berbat halde gördüğünüz kişileri beğenemez ancak rol yaparsınız.
Çünkü bu insan dogasına aykırıdır.Kendinizden daha kötü durumdaki insanları gördüğünüzde o halde olmadığınız için şükretmeniz  gerekmektedir. Ki akıllı insanlarda zaten şükreder.

Özürlü birini,dilenen birini,sapık yola düşmüş birini,huzur bozulmuş,fakir,kimsesiz,çok şişman,bedeni çok zayıf,hasta vb.. türlü hallerde ki insanları gördüğünüzde;

-Rabbim bana ve sevdiklerime o durumları yaşatmadığın için sana yarattığın varlık sayısınca şükürlerler olsun,teşekkür ederim. Böyle veya benzer şekli ile duygularımızı ifade etmemiz gereklidir.

Aksi halde şükür dışında  mutlaka insanda ortaya çıkacak olan kibir ise çok tehlikelidir.Ve yukarda ki gibi şükretmeyen kişileri ise kibir sarar.

Şükürsüzlüğün oluşturduğu boşluk mutlaka dolmak zorundadır.Bu yüzden kibir hakim olur. Ve kibirin dayanılmaz bir cazibesi vardır.

Gıybet ederken alınan hazzın belki on katı insanda meydana gelir.

Ve kibirin oluşturduğu duygular bir çeşit güçlü küçümseme ve bundan zevk alma olayına dönüşür.
Öyle zevk ve haz alır ki bu kelimelere dökülemez.  Recep İvedik gibi filmleri izlerken bu haz oldukça kolay gözetlenebilir.

Benzer filmlerinin çok beğenilmesi aslında izleyicilere moral vermesindendir.Bir sigara tiryakisinin sigara içerken ki yaşadığı hal gibi kibirin hakim olduğu kişilerin malesef küçük göreceği,alaya alacağı birilerine ihtiyacı vardır.
Çünkü izleyici bu filmlerdeki barbar,aptal insan tiplemelerini gördükçe rahatlar ve morali düzelir.

Hep yarışta olduğu bu dünyada kendinden daha kötü,daha aşağı kişilerin olduğunu bir film süresince hisseder.Bu ona medeni cesaret verir.

Ve ego tam anlamı ile bilinci kandırır.Çünkü egonun varlığını devam ettirebilmesi için kibire ihtiyacı vardır. Bilince sürekli olarak mazeret göstermesi gereklidir. Mazeret gösteremediğinde gerçek patron ego yu şöförlükten men edecektir.
Anlaşılması zor bir konu.Lakin ilk parağrafta işaret ettiğim mananın zıttı yönünde ortaya konulan eylemler beğeni değil,ilgi ve hayranlıktır. Bu tiryakinin sigarayı sevmesi gibi bir durumdur.


Allah'a sığınmak lazımdır.

Öte yandan kişi birini normal bir ruh halinde iken beğeniyorsa bu şu anlama gelir.

Beğendiği kişiden çok daha kötüdür. Mesela Gaddarlığı ile ünlü Cengiz Han'ı beğeniyor ve seviyorsa bu şu anlama gelir.
Bu duyguya ulaşan insan kesin olarak ondan daha gaddar ve daha zalimdir. İmkanları el verse daha beterini yapacaktır.

Kişi çok başarılı bulduğu dedesini çok beğeniyorsa bu dedesinden daha başarısız olduğu içindir.

İşte iyilik yolunda çalışmalar yapan güzel insanlar konuşmaya başlayınca onu dinleyenler hiç kimseyi beğenmediklerini zannına kapılır. Ama iş esasında çok daha farklıdır.

Bütün bu izahları eğer kavraya bilirseniz mana yönü ile hayatı okumanız kolaylaşacaktır.

Ey HALÎM olan Rahman ve Rahim Allah'ım! Bizleri tatlı bir su gibi etrafında toplanılan ve rızan için sevilen insanlardan et!

 

 

 

 

 

 

 

 

Gerçek Bilmiyorum Demektir

Gerçeği bulduğunu ve başarıya ulaştığını düşünenler henüz hiçbir yere ulaşamamıştır.

Çünkü gerçek bilmiyorum demektir.Hakikat Allah bilir demektir. İnşaAllah demektir.SubhanAllah demektir.
Bütün bu söylemler ise ötelerin ötesi var,sonsuzluğun bile sonu var fikri ile yeniliklere açık kalmak ve kitlememek anlamına gelmektedir.

Zira bilmediğinizi göremezsiniz. Bu ve belki diğer alemlerdeki bilgiler tamam dediğiniz yerde sizi yeniye karşı kör eder..

Temel sandığınız bilgiler eşliğinde sonsuzu kesin bir kabul ile değerlendirme yapmak ve bunu yapanları kutsayarak tamam işte hepsi bu dediğinizde kördüğüm olmuşsunuz demektir.

Mana yönü ile tamam demek bile sonsuza aykırıdır.
Bunu Kuran sık sık vurguladığı halde,ahirete hazırlık yaptığımızı mümin adayları bildiği halde ısrarla dünyaya göre yani burda ki manaya göre inanç oluşturmaktadırlar.
 
Kuran ise bu durumu çoğu zaman şirk koşmak olarak ifade etmiştir. Ve şirk koşanın affedilmeyeceği net bir şekilde izah edilmiştir.

Bu durumu  bilinmeyenin görünmemesi olarak anlatmaya çalıştığımı hatırlayın.

Bu kadar izahın amacı çok nettir.İnşaAllah ve Allah bilir ve SubhanAllah kavramlarını dilimize aldığımız kadar hayatımızada almamız gerekmektedir.

"Allah (her şeyi) bilir, siz ise bilemezsiniz. "16/74

Buda tefekkürün hiç bitmemesi,sayısız alternatif teoriler üzerinde konuşmak ve ilmi bolca almak anlamı taşır.
Yani benim şeyhim,hocam,üstadım en iyisini bildi , hepsi bu dememektir.
Bütün yeni bilgilere açık olup sözün en güzeli üzerinde tasavvur ederken daha güzelinin söylenebileceğini akıldan çıkartmamaktır.

"Onlar ki, sözü dinler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini hidayete erdirdikleridir ve onlar akıl sahipleridir." 39/18

"Ancak, 'Allah dilerse' (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: 'Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya iletir.'"18/24

"..Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz."2/232
"Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz."3/66
"Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz."2/216
"İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz."24/19

 

 

 

 

 

 

Sonuç Olarak

 

Bu eserde hem kısa sohbetler hem dini bilgiler ve namaz esnasında lazım olacak dualar içerik olarak işlenerek müminlere bilginin en duru hali ile ulaşması amaç edinmiştir.

 

Şayet hatalarımız ve kusurlarımzı varsa lütfen bunu bize iletmekten çekinmeyiniz.

 

Bu eseri web sitem üzerinden ücretsiz okuyabilir,bilgisayarınıza indirebilir dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz.

 

Herhangi bir ücret talep edilmeksizin mümin adaylarına eserlerin ulaşması murad edilmiştir.

 

Sevgi İle

 

Adem Korkmaz

www.ademkorkmaz.com

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.