|
Adem Korkmaz
|
|
Şiir hayatın içinde olup,her anında bulunmasına rağmen malesef sürekli göz ardı edilen, bir sanat dalı oldu.Yayıncıların hor baktığı bu dalda gariptir çok sayıda şairlik yolunda ilerleyen insan bulunmakta.Şiir kitapları satmadığından dem vuran yayıncılar şairlerden genellikle kitap masraflarını talep ediyor ancak o şekilde kitap basacaklarını söylüyorlar.Garip şair manevi emeğinin yanında birde maddi katkı sağlayarak elinde bulunan şiirlerini kitap haline getiriyor.Buraya kadar güzel.Kitabı basan güya yayınevi şairin eline 1000 adet veya daha fazla kitabı veriyor. İyide kardeşim şair bu bin kitabı ne yapsın! Üzülerek söylüyorum şairler maalesef bir çok yayıncının gelir kapısı olma yolunda aday görünüyor. Şiirle yazıyla uğraşanların arasındaki bir anlatıma göre:Türk halkının dörtte üçü şairdir! Parantez açmalıyım. Şair olmak için okumak gerekiyor,hem de çok fazla okumak.Burda büyük tezatlar bulunuyor.Dörde üçü şair olan bir halkın şiir kitaplarına düşkün olması gerekir,bırakın şiiri maalesef bizler kitap okuma fakiriyiz. Bu söz “Türk halkının 4/3 şairdir” kocamana bir yalan, yalan olmakla kalmayıp şairlere haksızlıktır.O yüzden şu sözü şiir yazmaya başlayan bütün gençlerde başlangıçlarında ağır bir şekilde yüzlerine vurulur:
|
|
|
Adem Korkmaz
|
|
İnsanoğlu ne kadar da kibirli ve yalancı.Ölümün hak olduğunu bilir gereği gibi yaşamaz.Bunun yanında birde inanmayanlar var.Tabi inandığını söyleyip sürekli şüphelenen “ahiret” diye bahsedilen hesap gününe bir türlü inanmak istemeyen beyinlere sahip şüpheciler var.İşte burada şüpheleri yok etmek için bir örnek vereceğim;Buyurun hem okuyun hem de yorumlayın;-Bir Dünya düşünelim,evet aynen bizim dünyamız gibi bir Dünya!Bu örneğini vereceğim dünya bizim şuanda dünyamız üzerinde bulunan kutuplara çok benzer “bilirsiniz 6 ay gündüz-6 ayda gece” yaşanan bölge tek farkı gündüzün olmadığı dünya.Evet örneğimize dönelim; Bu çizdiğimiz dünyayı tasvir edelim.Aynen bizim dünyamız gibi fakat gündüz yaşanmıyor.Orda yaşayan insanlar kesinlikle Dünyalarının tarihi boyunca gece olmuş günüz diye bir terimle karşılaşmamış dolayısıyla bizim adına güneş dediğimiz bir enerji kaynağıyla haşir neşir olmamış insanlar topluluğunun yaşadığı bir yerdir.Teknolojileri ilerlemiştir.Aynen şuanda yaşadığımız dünyada hangi teknoloji varsa onlarda da vardır.Yani evleri mum ışığı değil de ampulle veya filorasanla aydınlanıyordur.Sokaklarında bizde olduğu gibi gece lambaları vardır.
|
|
Adem Korkmaz
|
|
Sevmek o kadar uzaklaşmış ki,artık hayalini bile kuramıyorum.gariptir bunun böyle olmasına etken yine sensin sevgili…Sana teşekkür ediyorum…bir zamanlar senin için dünyayı yakmayı göze alan ben,şimdi senin için bir kibrit dalı bile yakmaya güceniyorum.Buyur bu senin eserin…gurbette yaşadığım sonsuz özleme acıyorum…keşke bu özlemi sonsuz olan bir varlığa duysaydım.ona yazsaydım yüzlerce şiir?Zannetme ki başka bir insan hayatıma girdi.böyle düşünürsen yanılırsın!ama şu gerçek başka bir varlığı kendimde hissetmeye başladım.yani o hiç hayatıma girmedi…zaten hep hayatımdaydı,ama gafilim ki ben onu fark etmemişim.Sonsuz özlem duyabileceğim bir varlığı fark ettim… Satırlarımın başında” sevmek ”ten bahsetmiştim sana bir soru;
|
|
Adem Korkmaz
|
|
Dünya nereye gidiyor,Kan,gözyaşı,açlık,sefalet her yerde.Üzülmemek ve duyarsız kalmak elimizde değil.Geçen gün akşam bir tv kanalında Somali izlenimlerini anlatan ihh yetkilisinin açıklamalarını dinledim.Somali de 1991 tarihinden günümüze kadar devletsiz yönetildiğini ve bu boşluğun çeşitli gruplarca kurulan mahkemeler sayesinde doldurulduğu söylenmekteydi.Daha sonra bu mahkemeler tek çatı altından yönetilerek İslam mahkemeleri adını alarak Somali de huzur ve güven oluşturmak adına son derece başarılı işlere imza atarlar.Yani anlayacağınız Somali de huzur başlar,kaos biter, güven oluşur.Kaderleri artık açlık olmayacaktır.Geleceğe yönelik yapılan araştırma verileri bunu gösterir. Gözlemci Somali’nin son yüzyılın dan da bahsediyordu.Bundan yüzyıl önce İngiltere,Fransa gibi batı ülkeler oraya özgürlük ve demokrasi (!)götürmek için gelmişler.
|
|
Adem Korkmaz
|
|
Ah bu 21. Yüzyıl.. İlim o kadar arttı deniyor.Kısmen doğru. Aslında bilgi arttı aslında artan faydasız ve tesirsiz bilgi yani kupkuru bir bilgi.Güneşin dünyaya uzaklığını bilmenin halka ne faydası olabilir.Yüz üç sayısının kara kökü halk için yani bizler için faydasız ve hamallık olan bir bilgi. Elbette doğru bilgi çok önemli Bilgi güçtür,güç bilmektir o halde kim gücü istemez!Mutlaka güçlü olmalıyız.Zira kılıcın yerini kalemin aldığı asrımızda bilgisiz insanların yeri yok!Ve sanırım çok yakın bir tarih de bilgisayar kullanmasını bilmeyen ve İngilizcesi olmayan genç insanlar tahsilde görmüş olsalar doğru dürüst iş bulamayacaklar.Fazla incelemeden konuya geçiyorum. Bilgiyi nerde aramamız gerekiyor?Doğru soru bu.Ve en önemlisi doğru kişilerden doğru ilim.
|
|
Adem Korkmaz
|
|
Rus Kafkas Ordusu Başkumandanı, Üçüncü Ordunun ilerleyişi üzerine; 2-3 Ocak 1915 günlerinde telsiz-telgraf ile müttefikleri Fransa ve İngiltere’ye, günde birkaç defa yalvarırcasına başvurarak: “Telefon konuşmalarını durduran soğuk ve kış, Türk ordusunu engelleyemiyor. İkinci bir cephe açarak, Türk ordularının ilerlemesi durdurulamaz ise, zengin Bakü petrolleri, Osmanlı-Alman ittifakının eline geçecek ve Hindistan yolu onlara açık bulunacaktır!” haberini gönderiyordu."
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |